"Gelecek vatanseverlere ait" 

Birleşmiş Milletler ’in New York’ta düzenlenen 74’üncü Genel Kurulunda Brezilya lider Jair Bolsonaro’nun ardından kürsüye çıkan ABD Başkanı Donald Trump konuşması boyunca birçok konuya değindi. Olması gerekenleri ve olacakları konuşması boyunca belirten Trump, milliyetçilik, vatanseverlik, mülteci ve İran yaptırımları gibi birçok konuda uluslararası kamuoyuna çağrıda bulundu.   

Her yıl gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler Genel Kurul toplantısının 74’üncüsü dün başladı. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in konuşmasıyla başlayan  toplantıyı  sırasıyla Brezilya lideri Jair Bolsonaro, ABD Başkanı Donald Trump, Mısır lideri  Abdel Fattah El-Sisi ve Sayın Başkan Recep Tayip Erdoğan’ın konuşması takip etti. Birçok küresel ulusal konuya değine liderler hem geçmişte yaşanan sorunlara değindiler hem de gelecekte arzu ettikleri politikaları bir nevi Genel Kurul kürsüsünden duyurmuş oldular. Bu çerçevede üçüncü sırada kürsüye çıkan Trump, konuşması süresince İran ile ilgili yürütülen politikalara, Çin ile yaşanan ticaret savaşlarına, küreselleşmenin zararlı olduğu tezine, Kuzey Kore’nin nükleer silahlardan arındırılması gerektiğine, ABD’ye olan mülteci akınına ve sosyalizme değindi.  
 
74’üncü BM Genel Kurul açılış konuşmasını 1955’ten beri olduğu gibi geleneksel olarak Brezilya Devlet Başkanı Jair Bolsonaro yaptı. Ardından ilk konuşmacı olarak Başkan Donald Trump kürsüye çıktı. Konuşmasına ABD’nin gücünü vurgulayarak başlayan Trump, 2016 seçimlerinden bu yana ordusunu yenilemek için 2,5 trilyon dolar harcadığını söyleyen  Trump, Amerikan ordusunun açık ara en büyük askeri güç olduğunu söyledi ve “umarım bu gücü kullanmak zorunda kalmayız” dedi.  
 
New York’ta gerçekleşen zirvede küreselciliğin reddedilmesi, ulusalcılığın ve milliyetçiliğin yükseltilmesi çağrısında bulunan Trump, dünyadaki tüm ülkelere seslenerek küreselleşmenin artmaması ve ulusların güçlenmesi için bilge liderlerin kendi ülkelerine ve insanlarına öncelik vermesi ve kendi çıkarlarına odaklanması gerektiğini ifade ederek şu ifadeleri kullandı: "Özgür dünya ulusal temellere yeniden sarılmalı. Milli değerleri silmeye veya onların yerine başka şeyler koymaya çalışmamalıyız. Gelecek küreselcilerin olmayacak. Gelecek vatanseverlere aittir." 
 
“İran’ın tehditleri sürerse yaptırımlar artacak” 
 
Konuşması süresince sık sık İran’a karşı yürütülen politikalara değinen ve önemli açıklamalarda bulunan Trump, uluslararası kamuoyuna İran’a karşı tedbir alması gerektiği çağrısında bulundu. İran’ın nükleer silah ve balistik füze üretimine asla izin verilmeyeceğini kaydeden Trump, uygulanan ekonomik yaptırımların ardından İran rejiminin şiddetini arttırdığını söyledi. Ayrıca Suudi Arabistan’daki petrol tesislerine düzenlenen saldırıların İran tarafından gerçekleştirildiği iddiasını tekrar yeniledi.  
 
İran’a karşı harekete geçmenin tüm ülkelerin görevi olduğunu söyleyen Trump, “İran’ın  tehditkâr tavrı devam ettikçe yaptırımlar kalkmayacak ve artacak” dedi. Başkan Trump, uluslararası camiayı İran üzerindeki ekonomik baskıyı arttırmaları çağrısında bulundu, "Hiçbir sorumlu ülke İran'ın kara susamışlığına yardım etmemeli" dedi. Diğer taraftan İran yönetiminin “Amerika’ya Ölüm ve İsrail kötü huylu bir tümördür alınması gerekir gibi sözlerini hatırlatan  Trump, bölgede anti-semitizme geçit vermeyeceklerini belirterek şu ifadeleri kullandı: "İsrail ve komşu ülkelerin ilişkilerinin normalleşmesi elbette ki önemli ve bu çerçevede elbette dinî hoşgörünün ortaya konması gerekiyor. İran halkının yolsuzlukla mücadele eden ve halka iş imkânı sağlayan bir hükümete ihtiyacı olduğunu ve buna hakkı olduğunu ifade edeyim. İran hükümeti diğer ülkeleri tehdit etmeyi bırakmalı ve kendi ülkesini geliştirmeye bakmalı. ABD samimi şekilde barış isteyen tüm halklarla kucaklaşmaya hazır. ABD, 'sürekli düşman' kavramına inanmıyor. En cesurların barış üretebileceğine inanıyoruz, bu sebeple Kuzey Kore'de cesur bir diplomasi geliştirdik." 
 
ABD’nin İran’a yönelttiği suçlamalara rağmen İranlı yetkililer saldırının gerçekleştiği günden beri yaşananların İran ile bir bağlantısı olmadığını sürekli dile getirmiş ve yabancı güçlerin varlığının bölge güvenliğine tehdit oluşturduğunu belirtmişti. Fakat Trump, İranlı yetkililerinin açıklamasının aksine ve herhangi diyalog yolu aramadan uluslararası kamuoyunu İran’a karşı tedbir alma çağrısında bulundu. Şu an için edilen izlenim şudur ki ABD bölge dışı bir ülke olmasına karşın Yemen üzerinden ve Hürmüz Boğazı üzerinden İran’a yaptırım uygulamanın peşine düşmüştür.  


“Çin’in ticaret politikaları göz yummayacağız artık” 
 
Çin’le girilen ticaret savaşına da değinen Trump, Çin’in 2001’de Dünya Ticaret Örgütü’ne kabul edildiğinde dönemin liderlerinin Çin’in normalleşmesini umduklarını kaydetti ancak 20 yıl sonra bu umudun boşa çıktığını söyledi. Çin’in piyasaları manipüle etmeye, teknoloji ve fikri mülkiyet hırsızlığına giriştiğini kaydeden Trump, bunların kabul edildiği günlerin sona erdiğini söyledi. 
 
Trump Hong Kong’daki durumu da yakından izlediklerini belirtti. "Çin’in Hong Kong’daki durumu ele alırken seçtiği yöntem dünyadaki rolünün geleceğiyle ilgili çok şey söyleyecek" ifadelerini kullandı. Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping için de “Hepimiz onun iyi bir lider olduğuna inanıyoruz” dedi. Başkan Trump, "Ümit ederim Çin'le her iki ülkemize de faydası olacak bir anlaşmaya varabiliriz ama kötü bir anlaşmayı kabul edemem" diye konuştu 
 
Kuzey Kore ile başlanan diplomatik ilişkilere de değinen Trump, “ABD samimi şekilde barış isteyen tüm halklarla kucaklaşmaya hazır. ABD, 'sürekli düşman' kavramına inanmıyor. En cesurların barış üretebileceğine inanıyoruz, bu sebeple Kuzey Kore'de cesur bir diplomasi geliştirdik." ifadelerini kullandı ve “Kim Jong Un’a ülkesinin nükleer silahlardan mutlaka arınması gerektiğini söyledim. Amerika’nın hedefi bitmeyen savaşlar değil, Amerika’nın hedefi barış” ifadelerinin kullanarak konuşmasını sürdürdü. 


“Kaçakçılara ve haydutlara para ödemeyin” 
 
Göç konusuna da değinen Trump, yasa dışı göçün ülkelerin refahını tehdit ettiğini ve insanların hayatını tehlikeye attığını da kaydetti. Göçmenleri kabul eden ülkelerin büyük yük altına girdiğini belirterek göçmenlerin de tehlikeli yolculuklarında kötü muamelelere maruz kaldıklarını vurgulayan Trump, sınırların açılmasını savunanlar için “Bu politikalarınız adil değil, zalim ve kötü” dedi. Sınır güvenliğinin azalmasının hem insan onurunu hem de insan güvenliğini tehdit ettiğini belirten Trump, insan kaçakçılığını önlemek için bölge ülkeleriyle yakından çalıştıklarını kaydetti.  
 
Trump yasa dışı şekilde Amerika’ya gelme hayali olan göçmenlere hitaben “Kaçakçılara ve haydutlara para ödemeyin çocuklarınızın güvenliğini tehlikeye atmayın, çünkü gelseniz de ben bu ülkenin başkanı olduğum sürece buraya giremeyeceksiniz, geri gönderileceksiniz” dedi. 
 
"ABD hiçbir zaman sosyalist bir ülke olmayacak ve gelecek vatanseverlere aittir” 
 
Venezüella lideri Nicolas Maduro için “Küba’nın Kuklası” değerlendirmesinde bulunan Trump, konuşmasında sosyalizmi de hedef aldı. Ayrıca kadınların Venezuela’da her gün 10 saat yemek kuyruklarında beklediğini kaydetti. Genel Kurul kürsüsünden Venezüellalılara seslenen  Trump, “Amerika’nın arkanızda olduğunu bilin. İnsani yardımlar sınırı geçmek üzere bekliyor. Durumu yakından izliyoruz. Demokrasinin kurulacağı ve Venezüelalıların özgür olacağı günü bekliyoruz” ifadelerini kullandı. Amerika’nın hiçbir zaman sosyalin bir ülke olmayacağını belirten Trump, sosyalizmi toplumların yıkıcısı olarak niteleyerek, “Venezuela bize sosyalizm ve komünizmin adaletle, eşitlikle, fakirleri yüceltmekle ilgili olmadığını; ülkelerin iyiliğine olmadığını gösteriyor” ifadelerini kullandı.  
 
Trump, tüm ülkelere küreselleşmeyi reddetme ve milliyetçiliği kucaklama çağrısı yaptı. "Akıllı liderlerin ön sıraya kendi halkları ve ülkelerini koydukları" mesajını veren Trump, "Özgür dünya ulusal temellerini kucaklamalı. Onları silmemeli ya da yerini değiştirmemeli. Gelecek küreselcilere ait değil, vatanseverlere ait" ifadesini kullandı. Trump, ulus devletlerin güçlenmesi gerektiğine işaret ederek, “Salonda temsil edilen her ülkenin kültürü ve tarihi korunmayı hak ediyor” dedi. Başkan Trump, “Bu büyük muhteşem gezegene baktığımızda eğer özgürlük, demokrasi istiyorsanız egemenliğinize sarılın, barış istiyorsanız ülkenizi sevin” diye konuştu. 
 
Trump’un konuşmasına yaklaşım 
 
3’üncü kez Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda konuşma gerçekleştiren Trump, uluslararası kamuoyuna, ülkeler arasındaki ilişkilere bakışını bir kez daha konuşmasıyla yansıtmış oldu. Dünya siyasetinde kriz haline dönüşen sorunlara değinen Trump önümüzdeki süreçte yönetiminin yürüteceği politikalara da ipucu vermiş oldu. Bu çerçevede düşünüldüğünde  Trump’un konuşmasında İran’ın fazlaca yer etmesi ve Trump’un uluslararası kamuoyunu İran’a karşı tedbir alma çağsında bulunması ilerleyen süreçlerde İran’la yaşanan gerginliğin artacağını gözler önüne sermiştir. İran’la gerginliğin tırmanması bölge ülkeleri arasındaki tansiyonun yükselmesi anlamına gelmektedir ve bölgenin de süren savaşların ve istikrarsız ortamın devam edeceğinin de bir göstergesidir.  
 
Diğer taraftan Trump’un Çin’le yaşanan ticaret savaşına ve Venezüella ile yaşanan gerginliğe yönelik açıklamaları da önümüzdeki süreçlerde diyalog yolunun açılmadığını göstermektedir.  Trump’un agresif ve koruması politikalar izlemesi ikili ilişkilerde gerginliğe neden olurken diğer yandan dolaylı olarak üçüncü ülkeleri de etkilemektedir.