Gelecek gerçek oluyor

Dünya son sürat bilim kurgu filmlerini aratmayan yeniliklere, dönüşümlere uğrarken, ABD Gıda ve İlaç Dairesi çarpıcı bir karara imza attı. Daha önceleri organ donör ve yiyecek olarak ayrılmış olan genetiği değiştirilmiş hayvanlar FDA’nın kararı ile artık birlikte olacak. Söz konusu karara göre genetiği değiştirilmiş olan bir hayvan bundan sonra hem organ donörü ve hem de yiyecek olarak kullanılabilecek.

Hollywood’dan çıkan ve dünyanın her noktasında sahnelen pek çok sinema filminde dünyanın geleceğine dair kesitler yer aldı. Kimilerinin iğrenerek baktığı bir gelecek sahnelenirken, kimilerinin de özlem duyduğu bir gelecek sahnelendi. Bugün insanlık kaçamayacak şekilde geleceğin dünyasına son sürat ilerliyor. Nitekim ABD Gıda ve İlaç Dairesi (Food and Drug Administration - FDA) geleceği şekillendirecek ve pek çok ülkenin de takip edeceği bir karara imza attı. FDA, genetiği değiştirilmiş domuzları hem organ donörü hem de yiyecek olarak onayladı. Daha önce tıbbi amaçlı kullanım veya yiyecek olarak genetiği değiştirilmiş hayvanlar onaylansa da ikisinin bir arada olduğu bu karar bir ilk.

FDA, 14 Aralık’ta yaptığı açıklamada, inceleme sonucunda GalSafe adlı verilen domuzların, çevreye olan etkisinin geleneksel olarak yetiştirilen domuzlardan daha fazla olmadığını ve gıdalardaki mikyobiyal riskin düşük olduğunu tespit ettiğini duyurdu. Söz konusu domuzların yetiştirileceği koşulların, geleneksel domuzlardan çok daha sıkı olacağını bildiren açıklamada, hayvan güvenliği açısından herhangi bir domuz işletmesinde duyulabileceklerin ötesinde hiçbir endişe kaydedilmediği bildirildi.

ALFA-GAL SENDROMU

Domuzlar, organ ve doku nakillerinde uzun süredir kullanılırken alfa-gal sendromundan muzdarip kişiler bundan mahrum. Zira domuzların derisinde, alfa-gal şekeri bulunuyor. Daily Mail'in haberine göre, söz konusu hastalık, genellikle Amerikan kenesinin birisini ısırıp vücuduna alfa-gal şekeri aktarmasıyla başlıyor. Daha sonra bazı insanlarda bu, kırmızı ette bulunan alfa-gal şekerine karşı hafif veya şiddetli alerjik reaksiyonlara neden olan bir bağışık sistemi reaksiyonunu tetikliyor.

GalSafe domuzlarıysa, bu hastalar için bir çözüm sunuyor çünkü derisinde bu şeker bulunmuyor. Bu sayede domuzlar, alfa-gal sendromuna sahip hastaların doku ve organ nakillerinde kullanılabilir. Alerjik reaksiyon göstermeden et tüketmelerini de sağlayabilir.

GalSafe, klonlanan ilk memeli koyun Dolly’i gerçekleştiren PPL Therapeutics’in yan kuruluşu Revivicor'un lisansı altında. Firma şu anda, halkın tüketimi ve tıbbi amaçlarla kullanımı için güvenli olan domuzları tasarlamak adına genetik mühendisleriyle çalışıyor.

Xenotherapeutics adlı bir şirketse, alfa-gal sendromuna sahip ve yanık kurbanı üç hastaya söz konusu domuzlardan deri nakli yapabilmek için Faz 1 denemeleri yürütüyor.

Hem gıda hem de tıbbi amaçlı kullanımı olabilecek potansiyel bir kaynağın ilk kez onaylanmasının, bilim için önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade eden FDA’den Dr. Stephen M. Hahn sözlerine şöyle devam etti:

Halk sağlığı görevimizin bir parçası olarak, FDA, hayvanlarla insanlar için güvenli ve hedeflenen sonuçlara ulaşan yenilikçi hayvan biyoteknolojisi ürünlerini geliştirmeyi güçlü bir şekilde destekliyor.

FDA, 2009’da sütlerinde kan pıhtılarını önleyen bir ilaç üreten genetiği değiştirilmiş keçileri, 2015’te protein eksikliğini gidermek için yumurtalarından bir ilaç üreten tavukları onaylamıştı. Aynı yıl somon, onaylanan genetiği değiştirilmiş ilk gıda olmuştu.