Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un Türkiye planı ne?

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un, 'NATO'nun beyin ölümü gerçekleşti' sözlerinin ardından müttefikler arasında yaşanan gerilim dinmedi. Son olarak Angela Merkel, NATO'ya ABD kadar destek vereceklerini açıklayarak Macron'a karşı çıksa da, Macron'un Türkiye planının yansımaları, 4 Aralık'ta Londra'da düzenlenecek olan Liderler Zirvesi'ne nasıl yansıyacağı merakla bekleniyor.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un Türkiye planı ne?

Kolektif Savunma, dünya üzerindeki krizleri yönetmek, terörizmle mücadele, askeri birlikte ve teçhizat, ortak komuta yapısı ve siber savunma dahil olmak üzere bir arada hareket etmeye ve ortak güvenlik politikaları ile savunma sistemleri geliştirmeye odaklı olarak 1949 yılında kurulan Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO), 29 Kuzey Avrupa ve bir Kuzey Amerika ülkesinden oluşuyor. 

Türkiye’nin de üye ülkeleri arasında bulunduğu NATO, dönem dönem fikir ayrılıkları ve farklı bakış açılarıyla gündeme gelirken özellikle Irak ve Suriye’de yaşanan krizlerin ardından ortaya çıkan ‘göçmen’ krizi sürecinde, üye ülkelerin tavırları ile ön plana çıktı. 

Son tartışma ise Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO)’nun “beyin ölümü”nün gerçekleştiğine dair çıkışı ile yeniden gündeme geldi. Macron’un sözlerinin ardında ise Türkiye’nin Suriye’de yürüttüğü Barış Pınarı Harekatı bulunuyordu. 

İngiltere merkezli Economist dergisine verdiği röportajda ‘Şu anda yaşadığımız NATO’nun beyin ölümüdür’ sözleri ile tartışmanın fitilini ateşleyen Macron’un sözlerine ilk tepki, Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas’tan geldi. 

Maas, NATO’nun tarihteki en kritik ortaklıklardan birisi olduğunu vurgulayarak; “Türkiye NATO’da merkezi öneme sahip bir partner" sözleriyle, Macron’a tepki gösterdi.

Hemen ardından, Fransız Le Figaro gazetesine açıklama yapan NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, “Türkiye, özellikle Avrupa’yı koruyan en önemli faktörlerden” sözleri ile Türkiye’nin jeostratejik önemini bir kez daha hatırlatarak; “DEAŞ'a karşı mücadelede ve sözde hilafetin fiziksel olarak yıkılmasında Türkiye kararlı bir şekilde katkıda bulundu. Hiçbir müttefik Türkiye kadar Suriyeli sığınmacı almadı. Türkiye 3,6 milyon Suriyeliyi aldı ve hiçbir NATO ülkesi Türkiye kadar terör saldırısı yaşamadı” dedi. 

Hollanda Başbakanı Mark Rutte, Türkiye’nin DEAŞ ile mücadelede yaşadığı sıkıntıları vurgulayarak, “Türkiyesiz bir NATO düşünemiyorum. Türkiye’nin ittifakı NATO’nun işleyişi için çok önemli. NATO, Türkiye’nin de sayesinde dünya tarihinin en güçlü ve başarılı askeri birliğidir.” sözleri ile Macron’a karşı çıkmıştı.

MERKEL: TÜRKİYE NATO İÇERİSİNDE TUTULMALI

NATO’nun ölümünü kaçınılmaz bulan Fransa Cumhurbaşkanı Macron’a son yanıt Almanya Başbakanı Angela Merkel’den geldi. Federal Meclis Genel Kurulu’nda konuşan Merkel, Almanya’nın NATO’nun bütünlük içinde kalması için çalışmalarına devam edeceğini vurgulayan Merkel, “Avrupa kendini hâlihazırda tek başına savunamaz” sözleri ile başladığı konuşmasında, “Türkiye her ne kadar zor bir müttefik olsa da jeostratejik nedenlerden ötürü koşulsuz şartsız NATO içinde tutulması gerek” diyerek, Almanya’nın da savunma harcamalarını artırarak NATO içerisinde daha fazla sorumluluk alacağını vurguladı. 

70’inci yılında NATO’nun ‘beyin ölümü gerçekleşti’ tartışmaları, yetkilileri de harekete geçirdi. 4 Aralık’ta Londra’da düzenlenecek olan NATO Zirvesinde, “Reform için akil adamlar” teklifi Almanya ve Fransa tarafından liderlerin imzasına sunulacak. 

Olası ‘akil insanlar’ heyeti ile ilgili kısa açıklamalar yapan Fransız diplomatlar, Macron’un yorumunun ardından ortaya çıkan mevcut durumu inceleyecek, “Washington”ın daha fazla yük taşıdığını kabul ederek, Transatlantik İttifak’ın güvenlik dengelerini yeniden gözden geçirecek, tecrübeli devlet adamları ve radikal fikirleri olan kişilerin yer alacağını söylediler. Yapılacak incelemeler sonrasında hazırlanacak olan raporların 2021 sonunda düzenlenecek olan NATO Liderler Zirvesi’ne kadar tecrübeli kişilerden oluşacak bu küçük grup tarafından tartışılarak liderlerin  imzasına getirilmesi planlanıyor. 

NATO tartışmalarında son açıklama ise Cumhurbaşkanlığı sözcüsü İbrahim Kalın’dan geldi. Kalın, Türkiye’nin ulusal güvenliğine yönelik tehditlerin ciddiye alınması gerektiğini vurguladı. Twitter’dan konuya ilişkin açıklamasında, “Müttefikler, Türkiye'nin ulusal güvenliğine yönelik tehditleri ciddiye almalı ve bu tehditlerin üstesinden gelmek için ortaklaşa çalışmalı.” ifadelerini kullandı. 

Macrona’a bu tanımlamada destek Rusya’dan gelirken, NATO’nun bölgede çalışma yürütmediğini söyleyen ABD’den henüz yanıt gelmedi.

SONUÇ:

Türkiye, hemen sınırının öte yanından yaşanan Irak ve Suriye savaşının ardından NATO’dan beklentilerini sık sık dile getirmiştir. NATO’nun 5. Maddesi “Toplu Savunma” gereğince üye ülkelerin desteği noktasında eksiklerini dile getiren Türkiye’ye hem NATO hem de AB, özellikle mülteciler konusunda vaatlerde bulunmuştu. Aradan geçen zamanda Türkiye 3.6 milyon mülteciye ev sahipliği yaparken Avrupa ülkelerinin kayıtsızlığı ve Akdeniz’de yaşanan faciaların ardından mültecilere yönelik politikaları dünya gündeminde de önemli tartışma konusu olmuştu. Son olarak Yunanistan’dan basına sızan, mültecilere yönelik işkence görüntüleri, NATO tartışmalarının alevlendiği bu dönemde Türkiye’nin gücünü ve jeostratejik önemini üye ülkelere bir kez daha hatırlattı. 

Konum itibariyle Avrupa toprakları ile Asya’nın tam ortasında bir geçiş hattında bulunan Türkiye’nin, siyasi çabaları ve savunma sistemleri ile karşı koymaya çalıştığı terör örgütleri bir yana, Avrupa’nın NATO içerisinde Türkiye’ye hem bir ‘tampon bölge’ görmesi hem de kara sınırlarına yönelik yürüttüğü operasyonları Fransız Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un dile getirdiği gibi, NATO’nun çıkarlarının olduğu bir bölgede ‘koordinasyonsuz eylem’ olarak nitelemesi akıllarda soru işareti bıraktı. 

F-35 ve S-400 krizlerinin de tetiklediği bu tartışmada son durum 4 Aralık’ta Londra’da netlik kazanmayı bekliyor.