FETÖ: Uluslarası tehdit

Türkiye son yıllarda Fettullahçı Terör Örgütü ile ciddi bir mücadele içerisinde. FETÖ’nün Türkiye içindeki tehdit kapasitesi, mücadelelerin yıllardır sürdüğü gibi kararlılıkla devam etmesi durumunda yok edilecektir ancak örgüt yurt dışında aktif olan 549 okulu ile uluslarası tehdit oluşturmaya devam ediyor.

FETÖ: Uluslarası tehdit

Tüm Türkiye 2016’nın 15 Temmuz gecesi Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)’nin içine sızmış olan Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişimine tanıklık etti. Ordu ve pek çok kurumun içerisinde kadrolaşmış bu terör örgütünün mensupları ülkenin kritik kurumlarını ele geçirmeye çalışarak kanlı bir darbe girişiminde bulundu. Darbe girişimi halkın demokratik tepkisi ve direnişi ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği sayesinde püskürtüldü.

Darbe girişimi sonrasında darbe teşebbüsüne katılan ve kamunun çeşitli imkanlarını örgütün yararına kullanarak suça bulaşmış olan FETÖ mensuplarına karşı mahkeme süreçleri hızlandırıldı. FETÖ’ye karşı verilen mücadele sürecinde örgütün ülke içindeki finans kaynaklarına yönelik tedbirler de alındı. Yapılanması birçok ülkede devam eden FETÖ’ye karşı uluslararası alanda da çok önemli bir mücadele başlatıldı. Yabancı devletler FETÖ tehdidine yönelik uyarılırken yurt dışına kaçan veya yaşamını orada sürdüren örgüt üyelerinin iade edilmesi için girişimlerde bulunuldu. Verilen tüm bu mücadeleler sonucunda FETÖ yapılanması yurt içinde çökertilmesine rağmen çeşitli dış aktörler tarafından sağlanan koruma nedeniyle uluslararası planda örgütün nihai bir şekilde çökertilmesi sürecinde istenilen aşamaya henüz gelinemedi.

Bu bağlamda bilindiği üzere Türkiye son yıllarda, Fettullah Gülen’in elebaşı olduğu FETÖ ile ciddi bir mücadele içerisinde. FETÖ’nün Türkiye içindeki tehdit kapasitesi, mücadelelerin yıllardır sürdüğü gibi kararlılıkla devam etmesi durumunda tamamen yok edilecektir. FETÖ’nün Kafkasya, Rusya, Balkanlar, Asya, Orta Doğu, Avrupa ve ABD’deki mevcut durumunu ele aldığımızda bir çok ülke FETÖ konusunda Türkiye’nin hassasiyetini görmezden geliyor. Bu bağlamda FETÖ’nün uluslararası alanda Türkiye’ye yönelik tehdit kapasitesi tartışılır hale gelmiş oluyor.

Türkiye’de 15 Temmuz öncesinde FETÖ’nün bin civarında okulu, dershanesi, yurdu ve 15 üniversitesi bulunduğunu, bu tarih sonrasında çıkarılan ilk ‘’Kanun Hükmünde Kararname’’ (KHK) ile bunların tamamının kapatıldığını biliyoruz. Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT)‘in 15 Temmuz’dan sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)’de kurulan araştırma komisyonuna gönderdiği FETÖ raporunda, FETÖ’nün 100  ülkede doğrudan diploma veren 767 eğitim kurumu olduğu ortaya çıkmıştı. Bu okulların 63’ü Afrika’da, 222’si Asya’da, 150’siAvrupa’da, 315’i Kuzey Amerika’da, 7’si Güney Amerika’da, 10’u ise Okyanusya’daydı.

Bu güne dek yaklaşık 40 ülke ile bu okulların devredilmesi için anlaşma çeşitli yapıldı ve protokoller imzalandı. Bu anlamda FETÖ’nün uluslarası çaptaki 767 okulunun 218’ini resmi olarak devralındı. ABD ve Batı’da toplamda 465 okul, Avrupa dışında kalan yerlerde ise 302 okul vardı. Bu okullarında 218’i devralındı ancak geri kalanınında devralınması konusunda uğraşlar sürüyor. Örgütün hedefinde sadece mevcut iktidar değil, devlet, toplum ve tüm Türkiye bulunmakta. Örgüt elebaşı başta olmak üzere önde gelen FETÖ’cülerin Türk toplumunun 15 Temmuz gecesi gösterdiği destansı direniş ve kahramanlıktan öfke ve nefretle bahsetmeleri bunun en açık göstergesi. Örgütün son dönem kendi aralarındaki sosyal medya mesajlarından da kolayca anlaşılabileceği gibi, bulunduğu ülkede Türkiye karşıtı olarak etkin mücadele etmeyen elemanlar, üstleri tarafından ihanetle suçlanmakta.

Yine örgüt üyeleri, bazı dönemlerde kendi oluşturdukları bir takım blog sitelerinde yayımladıkları yazılarda, Türkiye’de geçmişten bugüne uyguladıkları örgütlenme modelinin ve yöntemlerin aynısını bulundukları ülkelerde uygulamanın avantajlarını ve dezavantajlarını tartışıyorlar. Bu da gösteriyor ki FETÖ, bulunduğu ülkelerin stratejik kurumlarına da sızarak Türkiye’yle o ülkenin arasını bozmak için özel bir çaba harcayacak. Türkiye’deki kirli yöntemlerinin aynısını kullanmaya devam edecek. Dolayısıyla yurt dışında bulunan FETÖ’cülerin tehdit kapasitesini her anlamda iyi analiz eden çalışmalara ihtiyaç var.

Bu da demek oluyor ki FETÖ yalnızca Türkiye’ye değil, faaliyet gösterdiği tüm ülkelere de tehdit oluşturuyor.  Batılı ülkeler de bu konuda çok dikkatli olmalı ve tehlikeyi görmelidirler. Ne yazık ki bu konuda Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye ilişkin vizyonu taban tabana zıt. Avrupa artık FETÖ’nün Türkiye’ye karşı kullanılabilecek güçlü silah olmadığını görmeli ve gereken önlemleri almalıdır.