Yoksulluğa çare: Evrensel temel gelir

Sağlıktan sonra pandeminin en büyük etkilerinden biri de insanlar üzerindeki geçim sıkıntısını artırması oldu. Ülkelerin içinde bulunduğu ekonomik zorluklar vatandaşa da yansırken, birçok ülkede “evrensel temel gelir” tartışmaları gündeme geldi. Peki, evrensel temel gelir nedir? Hangi ülkelerde, nasıl uygulanıyor?

Şeyda Kübra Ayaz

seydaayaz@intell4.com

Son dönemde artan halk ayaklanmaları ve protestoların temelinde insanların yaşadığı yoksulluk ve geçim sıkıntısı bulunuyor. Vatandaşlık temel geliri veya garantili asgari gelir olarak da adlandırılan “evrensel temel gelir” ise Covid-19’un yarattığı geçim sıkıntısına çare olarak görülüyor.

Farklı uygulama şekilleri bulunsa da evrensel temel gelirin özünde, devletin her bir vatandaşına sağladığı asgari finansal güvence yatıyor. İnsanların temel yaşam maliyetlerinin karşılanmasının yanı sıra, işsizlik ödeneğine benzer şekilde pandemi dönemindeki iş kayıplarını telafi etmek için ödemeler yapılabiliyor.

Kolombiya’da gelir eşitsizliğinin yarattığı yoksulluğu protesto eden insanlar, bu duruma tepki göstererek evrensel temel gelir talebinde bulundu. Diğer birçok ülkede de pandemi dolayısıyla mağdur olan kişilere temel bir gelir sağlanması şeklinde pilot uygulamalar yapılmaya çalışıldı. Peki, evrensel temel gelir fikri nasıl ortaya çıktı?

İŞ GÜCÜNÜN DEĞİŞİMİ

İlk olarak 16. yüzyılda filozofların öne sürdüğü doğrudan devlet sağlanan gelir fikri, birçok sosyal probleme çare olarak görüldü. John Stuart Mill ve Bertnard Russell gibi isimlerinde desteklediği bu garantili asgari gelir ile toplumların yoksulluktan kurtulabileceği görüşü savunuluyor.

Pandemi ile tekrar gündeme gelmiş olsa da aslında fikrin ortaya çıkışında teknolojik gelişmeler etkili oldu. İnsan iş gücüne ihtiyaç duyulan Fordist sistemden Endüstri 4.0 dönemine geçilmesiyle birlikte üretim büyük oranda makinelere kayarak insana olan ihtiyaç azaldı. Üretim otomasyon sistemleri ve yapay zeka gibi gelişmeler, iş yapma şekillerini değiştirerek yüzlerce insanın yapacağı işi birkaç robotun yapmasını sağladı.

Makineler insanların işlerini yaparken sağlanan gelir, yalnızca sermaye sahibine mi aittir yoksa makineleşme sebebiyle işsiz kalan insanlara pay mı edilmelidir? İşte, bu noktada ortaya çıkan evrensel gelir tartışmaları, Covid-19 ile gelen süreçte de devam ediyor.

KİMLER SAVUNUYOR?

1967'de Martin Luther King Jr., garantili bir gelirin yoksulluğu ortadan kaldıracağını belirtirken, bunun aynı zamanda gelir eşitsizliğini azaltmak anlamına geldiğini söylemişti.

Elon Musk ise robotik teknolojinin çoğu insanın işini elinden alacağını, bu nedenle tek çözümün evrensel bir gelir olduğunu ifade etti.

Twitter'ın kurucusu Jack Dorsey, Facebook’un kurucularından Mark Zuckerberg ve Chris Hughes’in de dahil olduğu birçok yüksek profilli Silikon Vadisi girişimcisi, kendi şirketlerinin yarattığı otomasyon ve yapay zeka teknolojileri tarafından şekillendirilecek iş kayıplarına ve sosyal çatışmaya bir çözüm olarak evrensel temel geliri öneriyor.

Chris Hughes, bu konudaki çözümünü 2018'de yayınladığı "Fair Shot" adlı kitabında özetliyor. 4 yılda 50 bin dolar veya daha az kazanan ABD'li işçilerin, öğrencilerin ve bakıcıların ayda 500 dolar garantili bir gelir alması gerektiğini savunuyor.

Facebook kurucusu Chris Hughes, “Nakit, sağlık ve eğitim sorunlarını iyileştirmek, insanları yoksulluktan kurtarmak için yapabileceğiniz en iyi şey. Küçük bir grup insanın çok ama çok zenginleşirken, diğerlerinin geçimini sağlamak için mücadele ettiği bir ekonomiye tek çözüm bu.” dedi.

Ekonomist Milton Friedman ise negatif bir gelir vergisi öneriyor. Bu kapsamda yoksullar, gelirleri asgari düzeyin altına düştüğü takdirde vergi kredisi alacak. Asgari düzeyin üzerinde kazanç elde eden aileler için bu durum vergi ödemesine eşdeğer olacak.

Teknoloji şirketlerinin yanı sıra, Papa Francis ve dünya çapında birçok siyasi isim de evrensel temel gelirin eşitsizliğe çare olabileceğini düşünüyor.

HERKES İÇİN DAHA İYİ KOŞULLAR

Evrensel temel geliri savunan kişilerin bununla birlikte en temel savunduğu nokta, yoksulluğun ve eşitsizliğin ortadan kalkabilecek olması. Öte yandan, sistemin birçok farklı alanda olumlu getirileri de bulunuyor.

Pandemi dönemindeki maddi güvensizlik ile ülkelerde ekonomik durgunluk yaşanmaya başladı. Evrensel temel gelirin olmasının durgunluk dönemlerinde ekonominin istikrar kazanmasına yardımcı olabileceği düşünülüyor.

Koşulsuz bir temel gelir, çalışanların daha iyi bir iş beklemesine veya daha iyi ücretler için pazarlık yapmasına olanak sağlayabilir. Öte yandan, işçilerin ücretlerini artırma ve daha iyi iş koşullarının sağlanması konusunda elverişli bir ortam yaratabilir.

Herkese giden basit bir nakit ödeme bürokrasiyi azaltabilir. Maddi olarak zor durumda olanlar için uygulanan mevcut refah programlarının yerini evrensel temel gelir alabilir. Böylece vatandaşın tek seferlik veya belirli süre ve şartlarla aldığı yardımların daha düzenli olması sağlanır. Bu hem insanların refah düzeyini belli bir seviyeye çeker hem de herkesi kapsayan genel bir sistem oluşturulması nedeniyle daha adil bir ortam yaratılabilir.

Bazı ülkeler düşen doğum oranlarından endişe duyuyor ve buna yönelik destekler sağlamaya çalışıyor. Ancak bu destekler kısıtlı sürelerle verildiği için yeterli finansal güveni sağlamıyor. Garantili bir gelir, genç çiftlere bir aile kurmak için ihtiyaç duydukları güveni verebilir.

ÇALIŞMAKTAN VAZGEÇİLEBİLİR

Olumlu etkilerinin yanında evrensel temel gelir sisteminin oluşturabileceği olumsuz etkiler de var. Bunların en başında gelen de herkesin aniden temel bir gelir elde ettiği durumda enflasyon oluşması. Birçok kişinin ekstra gelen bu parayı harcamasıyla talep artar. Perakendeciler daha fazla sipariş verir ve üreticiler daha fazla üretmeye çalışır. Ancak arzı artıramazlarsa fiyatları yükseltirler.

Daha yüksek fiyatlar, kısa sürede gelir piramidinin en altındakiler için karşılanamaz hale gelir. Bu durumda da sanıldığının aksine uzun vadede garantili bir gelir yaşam standartlarını yükseltmez.

Manhattan Enstitüsü Kıdemli Araştırmacısı Oren Cass, bu sistemin çalışmayı isteğe bağlı gibi göstereceğini söylüyor. Alıcıların çoğu ücretsiz gelirle yaşamayı tercih edebilir ve iş becerileri veya kariyer kazanamayabilir. Bu, onların rekabetçi bir ortamda iyi bir iş bulmalarını engelleyebilir ve halihazırda düşen işgücüne katılım oranını düşürebilir. Ancak bu konudaki farklı araştırmalar, bu sistemin genel iş gücüne katılım oranını etkilemediğini ve bazı durumlarda istihdamı artırabileceğini öne sürüyor.

HANGİ ÜLKELER NASIL UYGULUYOR?

Evrensel temel geliri farklı şekillerde deneyen birçok şehir, eyalet ve ülke var. Bu pilot programların işe yarayıp yaramayacağını söylemek için henüz çok erken. Ancak nasıl uygulandığını ve olası sonuçlarını anlayabilmek için bu ülkelerin incelenmesinde fayda var.

Amerika Birleşik Devletleri

ABD’nin birçok eyaletinde farklı temel gelir uygulamaları bulunuyor. Bunlardan biri olan Alaska, 1982'den beri garantili bir gelir programına sahip. Alaska Daimi Fonu, 2019'da her vatandaşa petrol gelirlerinden ortalama bin 606 dolar ödedi.

2017'de Hawaii eyaleti yasama organı, herkesin temel finansal güvenliğe hakkı olduğunu ilan eden bir yasa tasarısını kabul etti. Chicago’da da benzer şekilde bin düşük gelirli ailenin ayda bin dolar alacağı bir pilot program uygulanması değerlendiriliyor.

Kanada

Kanada’da üç yıllık bir evrensel gelir programı deneniyor. Yoksulluk içinde yaşayan 4 bin Ontario sakinine yılda 17 bin ila 24 bin dolar arasında ödeme yapıyor. Hükümet, bu sistemin yıllık 50 milyon dolara mal olacağını tahmin ediyor.

Finlandiya

Evrensel temel gelirin en iyi uygulandığı ülkelerden biri olan Finlandiya’da, 2017'de 2 bin işsiz insana, iş bulsalar bile iki yıl boyunca ayda 560 euro ödeme yapıldı.

Vatandaşlar, bu ödemelerin üzerlerindeki stresi azalttığını söyledi. İyi bir iş bulmaları veya kendi işlerini kurmaları için de ayrıca onları teşvik ettiğini belirtti.

Kenya

2011 yılında GiveDirectly tarafından Kenya'daki yoksul evlere cep telefonları aracılığıyla nakit para dağıtılmaya başlandı. 63 Kenya köyünde yapılan bir araştırma, ayda 45 dolarlık dokuz transferin yerel tüketimi ve refahı iyileştirdiğini ortaya koydu.

Öte yandan gıda, ilaç, eğitim ve sosyal etkinliklerin tüketimini de artırdı. Ödemeleri alan kişiler, hayvancılık gibi işlere yatırım yaparken, yaşadıkları alanların da iyileştiği ve yaşam standartlarının yükseldiği görüldü.

İskoçya

Vatandaşlarına evrensel temel gelir kapsamında en fazla ödeme yapmayı planlayan ülkelerden biri de İskoçya. Ülkede dört pilot bölgede 250 bin pound ödeme yapılması planlandı. Burada yaşayan her vatandaşa ömür boyu ödeme yapılacak olan programda, emekliler haftada 150 pound alacak. Öte yandan, çalışan yetişkinlere haftada 100 pound, 16 yaşın altındaki çocuklara ise 50 pound ödeme yapılacak.