Etiyopya'daki insanlık krizi nasıl başladı?

Tigray Halk Kurtuluş Cephesi, Etiyopya güçlerini yenerek Tigray eyaletinin merkezi Mekele’yi kontrol altına aldığını açıkladı. Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed’in ateşkes ilanının ardından gelen açıklama, bölgede gerilimin sürdüğünü gözler önüne serdi.

Etipyopya’da Abiy Ahmed hükümeti ile Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) arasındaki gerilim sürerken, pazartesi günü hükümet tarafından ateşkes ilan edildiği açıklanmıştı. Ancak TPLF güçleri, Etiyopya hükümeti ordusunu yenerek Tigray eyaletinin başkenti Mekele’yi kontrol altına aldığını açıkladı.

TPLF Sözcüsü Getachew Reda’nın Al Jazeera’ya verdiği demeçte, TPLF güçlerinin Etiyopya ulusal savunma güçlerini tamamen yendiği ve Mekele’yi geri aldığı kaydedildi. Hükümetin ilan ettiği tek taraflı ateşkesi “şaka” olarak nitelendiren Reda, ateşkesin ardından Etiyopya ordusunu “ezdiklerini” ifade etti.

Bölge sakinleri ise kasım ayından bu yanan ilk kez Tigray bölgesel üniformaları giyen askerler gördüklerini bildirdi.

ACİL VE TEK TARAFLI ATEŞKES

Etiyopya hükümeti ve TPLF güçleri arasındaki çatışmalarda hükümet güçlerinin bölgede baskı kurmasının ardından Mekele’ye Tigray geçici yönetimi atandı. Ancak bölgede TPLF baskısı sürdü ve sonunda Mekele’nin kontrolünü TPLF güçleri ele aldı. Hükümetin atadığı geçici yönetim ise bölgeyi terk etti.

Tüm bu gelişmelerin akabinde pazartesi günü Etiyopya devlet medyası tarafından “acil, tek taraflı” ateşkes açıklaması yapıldı. Bildiride, “Bu tek taraflı ateşkes ilanı 28 Haziran 2021'den itibaren başlıyor ve tarım sezonu sona erene kadar sürecek” ifadeleri yer aldı. Ateşkes ile Tigray’daki çiftçilerin haziran, temmuz ve ağustos ayları boyunca hasat mevsiminin kullanılabilmesi amaçlandı.

Açıklamada ayrıca bundan sonra bölgedeki yardım kuruluşlarının Etiyopya ordusunun eskortu olmadan faaliyetler göstereceği belirtildi.

BM GÜVENLİK KONSEYİ’NDE ACİL TOPLANTI ÇAĞRISI

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed ile konuştuğunu ve “düşmanlıkların etkili bir şekilde sona erdirileceğinden umutlu olduğunu” söyledi.

Bölgedeki krizde askeri bir çözüm olmadığını belirten Guterres, "Sivillerin korunması, insani yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaşması ve siyasi bir çözüm bulunması esastır" dedi.

Diplomatik kaynakların AFP haber ajansına verdiği demeçte, ABD, İrlanda ve İngiltere'nin cuma gününe kadar yapılabilecek acil bir BM Güvenlik Konseyi toplantısı için çağrıda bulunduğu ifade edildi.

Çin, Rusya ve birçok Afrika ülkesi ise bölgedeki krizi Etiyopya’nın iç meselesi olarak değerlendiriyor.

TİGRAY’DAKİ ÇATIŞMALAR NASIL BAŞLADI?

Etiyopya’da 9 etnik kökene dayalı ve 2 de özel yönetimli olmak üzere 11 tane bölge bulunuyor. Tigray da bu bölgelerden bir tanesi.

Başbakanı Abiy Ahmed, 4 Kasım 2020’de Tigray’daki federal ordu kamplarına yönelik gerçekleştirilen “hain” bir saldırıya aynı şekilde yanıt verilmesini emretti. Abiy, kendisinden önce yaklaşık 30 yıldır iktidar koalisyonunda bulunan TPLF’yi saldırıdan sorumlu tuttu.

TPLF ise suçlamaları reddederek, bunun bir “istila” bahanesi olduğunu öne sürdü. Bölgeye ulaşmaya çalışan gazeteciler, Tigray'daki telefon hatları ve internet bağlantılarının koptuğu ve gazetecilerin bölgeye girmesinin yasak olduğu söz konusu iddiaların doğrulanamadığını söyledi.

İki taraf arasındaki gerilim, ağustos ayında yapılması planlanan seçimlerin koronavirüs nedeniyle ertelenmesi ve Tigray’daki yönetimin hükümete meydan okuyarak eylül ayında bölgesel seçimler düzenlemesinin ardından geldi. Abiy hükümeti, TPLF'nin kazandığı oyların yasadışı olduğunu ve yaklaşık altı milyonluk bir bölge olan Tigray'da sosyal refah programı için ayrılan fonları keseceğini ifade etti.

9 Kasım'da hükümet Tigray'a yönelik hava saldırıları düzenledi ve Başbakan Abiy ise operasyonun yakında biteceğini söyledi.

TPLF güçleri, Etiyopya’nın daha önceden düşman olduğu ancak Abiy hükümeti sonrasında arasının düzeldiği komşusu Eritre’ye 14 Kasım’da saldırı gerçekleştirdi. TPLF lideri Debretsion Gebremichael, Eritre’de dahil olmak üzere birkaç cephede savaştıklarını aktardı.

On binlerce Etiyopyalı, bölgedeki yoğun çatışma ortamından kaçmak için başta Sudan olmak üzere farklı ülkelere kaçmaya başladı. Ancak mülteci akışının artması ile Etiyopya ile Sudan arasında da gerilim tırmandı.

Barış görüşmelerini ve savaşın sona ermesi için uluslararası çağrıları reddeden Abiy, hükümet tanklarını Tigray'ın başkenti Mekele'ye gönderdi. Şehrin ağır bombardımana maruz kalmasının ardından Abiy, 28 Kasım'da Tigray'daki askeri operasyonların tamamlandığını ilan etti.

Şubat 2021’de, uluslararası kuruluşların belirttiğine göre, Tigray'da yüzlerce sivili öldürüldüğü belirtildi. Eritre’den gelen askeri güçlerin siviller üzerinde sistematik tecavüz ve katliam uyguladığı ortaya konuldu.

10 Mart'ta ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Eritre'yi bölgeden çekilmeye çağırdı ve Batı Tigray'daki şiddeti “etnik temizlik” olarak nitelendirdi. Eritre ise çatışmaya dahil olduğu yönündeki suçlamaları reddetti. Ancak Abiy, 29 Mart’ta Eritre birliklerinin sınırı geçerek Tigray’a girdiğini kabul etti.

Eritre Devlet Başkanı Isaias Afwerki ile görüşen Abiy, Eritre güçlerinin bölgeden çekilmeyi kabul ettiğini aktardı. Ardından Etiyopya yetkilileri tarafından Eritre birliklerinin bölgeden tahliyesinin başladığı kaydedildi. Ancak 15 Nisan'da BM yetkilileri geri çekilmeye dair bir kanıt olmadığını ve bölgedeki krizin kötüleştiğini söyledi.

Çok sayıda toplantının ardından 22 Nisan'da BM Güvenlik Konseyi devam eden krizle ilgili ilk ortak bildirisini yayınlayarak, cinsel şiddet raporları da dahil olmak üzere insan hakları ihlalleri iddialarıyla ilgili derin endişeyi dile getirdi.

Etiyopya'nın BM'deki yetkilileri ise Tigray'daki durumu “insan hakları yasaları da dahil olmak üzere ülke yasalarıyla düzenlenen bir iç mesele” olarak nitelendirdi.

Etiyopya üzerindeki uluslararası baskı, geçen hafta Tigray'daki işlek bir pazara yapılan askeri hava saldırısında 60'tan fazla sivilin ölmesi üzerine yükseldi. Çatışmalarda binlerce insanın öldüğü tahmin ediliyor. Öte yandan, yerinden edilen yaklaşık 2 milyon ve gıda yardımına muhtaç yaklaşık 4,5 milyon insan bulunuyor.

 

 

*Kapak görseli Financial Times'tan alınmıştır.