Etiyopya iç savaşın eşiğinde

Etiyopya, son 2 yıldır ülkeyi kana bulayan etnik kavgalar henüz son bulmamışken kuzeydeki isyancı TPLF yönetimini devirme mücadelesine girişti. BM iç savaş çağrısı yaparken, binlerce Etiyopyalı etnik çatışma tehlikesine karşı çevre ülkelere sığınmaya başladı. Ülke genelinde durum giderek kötüleşirken, uzmanlar yaşanan çatışmanın Mısır gibi çevre ülkelere fayda sağlayacağı değerlendirmesinde bulunuyor.

Doğu Afrika’nın ekonomik ve askeri olarak en güçlü ülkelerinden Etiyopya, siyasi ve etnik gruplar arasındaki ayrışmanın büyümesiyle iç savaş riskiyle karşı karşıya kaldı. Son 2 yıldır ülkeyi kana bulayan etnik kavgalar henüz son bulmamışken, ülkenin kuzeyindeki Tigray eyaletini yöneten Tigray Halk Kurtuluş Cephesi’ne (TPLF) karşı devirme mücadelesi başlatıldı. TPLF’ye karşı başlatılan askeri operasyon, küçük çaplı elit bir grubu yönetimden uzaklaştırma amacı taşısa da bu grup, ülkede komünist Derg yönetiminin yıkılmasından sonra kurulan rejimin en güçlü kanadı.

ETİYOPYA ETNİK ÇATIŞMA SARMALINA GİRDİ

Etiyopya'da 2015 ve sonrasında sokaklara dökülen ve ülke nüfusunun çoğunu oluşturan Oromo ve Amharaların desteğini alarak 2018'de başbakanlık koltuğuna oturan Abiy Ahmed'den sonra protesto gösterileri son bulsa da ülke, bu sefer de yeni etnik çatışma sarmalına girdi. Son 2 yıldır hemen hemen tüm eyaletlerin sınır hatlarında farklı etnik gruplar arasında çatışmalar yaşanırken, şimdiye dek yüz binlerce kişi yerinden edildi.

Ülke genelindeki kargaşanın ve güvenlik sorununun sorumlusu olmakla suçlanan TPLF, kendisine karşı başlatılan operasyona yönelik yaptığı açıklamada askeri gücü ve mali kaynaklarının yerinde olduğunu savunarak federal güçlere teslim olmayacağını ilan etti. Fakat Etiyopya Anayasası’nın 39’uncu maddesi uyarınca, barışçıl yollarla ülkeden ayrılma ve bağımsızlığını ilan etme hakkı daha olan Tigray yönetimi, federal hükümetle bağları koparması nedeniyle artık çatışmaktan başka hiçbir yolun kalmadığının da farkında.

Etiyopya’ya ilişkin açıklamalarda bulanan uzmanlar, 250 bin kişilik orduya, modern teçhizatlara ve ciddi sermayeye sahip TPLF güçleri ve ulusal ordu arasındaki çatışmaların uzayabileceğini ve bu kavganın ülke sathına yayılarak Afrika Boynuzu’nda istikrarsızlığa yol açabileceğini düşünüyor.

ÇATIŞMANIN İLK AYYUKA ÇIKTIĞI DÖNEM

28 yıldır iktidarda olan sol görüşlü Etiyopya Halkları Devrimci Demokratik Cephesi (EPRDF) koalisyonunun Aralık 2019’da lağvedilmesinin ardından 8 bölgesel partinin birleşmesiyle kurulan ulusal Refah Partisi (PP), TPLF ve Abiy Ahmed hükümeti arasındaki kavganın ilk ayyuka çıktığı yer oldu. 2012'de hayatını kaybeden Meles Zenawi’nin başbakanlığı döneminde bu koalisyonda lider olan TPLF, birleşmeyi yasa dışı niteleyerek yeni partiye katılmadı.

Ahmed'in Nobel Barış Ödülü almasını sağlayan Tigray'ın sınırında yer alan Eritre'yle yaptığı barışa da karşı çıkan TPLF, hükümetin ülke çıkarlarını tehlikeye attığını ileri sürdü.

Parti çatışmasının dışında Etiyopya genelinde yolsuzluk ve görevi kötüye kullanmak gibi suçlamalarla çok sayıda Tigraylı bürokrat, siyasetçi ve iş adamının hapse atılması gerilimi artıran diğer unsur oldu. Ayrıca Adis Ababa hükümeti salgını bahane ederek, Ağustos 2020’de planlanan genel seçimleri erteledi. TPLF, hükümetin seçimleri erteleme kararına uymayarak eylülde yerel yönetim seçimlerini yaptı ve kazandı. Seçimlerin ardından ulusal meclis, yerel idareyle tüm bağların koparıldığını duyurdu. TPLF, hiçbir seçim olmadan iş başına geçen yeni Refah Partisi ve hükümetin anayasaya aykırı şekilde iktidarda olduğunu savunuyor.

"MISIR, ETİYOPYA'YI DAHA FAZLA ZAYIFLATMA YOLUNU SEÇEBİLİR"

Kenya'daki Birleşik Devletler Uluslararası Üniversitesinden Doç. Dr. Aleksi Ylönen, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, çatışmanın diğer eyaletlere yayılmasından korkulduğunu ve Amhara milislerinin ulusal ordunun yanında başat rol oynamasının Tigray-Amhara gerginliği nedeniyle tehlikeyi daha da büyütebileceğini söyledi.

Ylönen, "Eğer hükümet operasyonu kısa sürede bitirebilirse, TPLF'i yok etme fırsatını elde edecek. Bu, Abiy Ahmed hükümetinin Eritre hükümetiyle daha fazla yakınlaşmasına ve sınır hattındaki projelerini kolayca hayata geçirmesine olanak verecek." dedi. Savaşın uzaması durumunda çatışmanın özellikle Oromiya eyaletine sıçrama ihtimali olduğunu kaydeden Ylönen, "Bu çatışma Sudan, Eritre, Güney Sudan ve Kenya'da istikrarsızlığa yol açabilir. Hatta bu durumda Mısır gibi bazı dış güçler Etiyopya hükümetini daha fazla zayıflatma yolunu seçebilir." ifadesini kullandı.

TPLF'in Abiy Ahmed'in göreve gelmesiyle şiddetli şekilde marjinalleşmeye başladığının altını çizen Ylönen, bu duruma TPLF'in iktidar koalisyonundan ayrılmasının yol açtığını vurguladı. Ylönen, eyaletle tüm bağların ve mali yardımların kesilmesinin çatışma öncesinde bardağı taşıran son damla olduğunu belirtti.

YARISI ÇOCUK 11 BİN KİŞİ SUDAN’A GEÇTİ

Birleşmiş Milletler (BM) 11 bin sivil çatışmalardan kaçmak için Etiyopya’dan Sudan’a geçtiği duyurdu. BM Göçmen Ajansı raporlarına göre bu sayının yarısı çocuklardan oluşuyor. BM yetkilileri çoğunun sağlık durumunun iyi olduğunu sadece aralarında yaralı birkaç kişi bulunduğunu duyurdu. BM Göçmen Ajansı'nın 20 bin insan için hazırlıklarını tamamladığı ve 100 bin kişi için daha plan yapıldığı kaydedildi.

Kaçanlardan 7 bin kişinin Sudan'ın Kassala bölgesindeki Hamdayat'a geldiği geri kalan 4 bin kişinin de el-Kadarif bölgesindeki Lukdi'ye vardığı aktarıldı. Gelenlerin çoğunun Tigraylı olduğu, yarısının çocuk olduğu ve yüzde 45'inin kadın ve kız çocukları olduğu ifade ediliyor.

Etiyopya ordusu Kuzey Tigray bölgesinde bulunan yerel güçlere karşı bir operasyon yürütüyor. Hava saldırılarında hali hazırda yüzlerce kişi hayatını kaybetti. Başbakan Abiy Ahmed Perşembe günü yaptığı açıklamada bölgedeki isyancı grupların katliamlar gerçekleştirdiğini ve tüm bölgeyi istikrarsızlaştırma riskini doğruduklarını söyledi.