Et endüstrisinin sonu geliyor: 15 yıl sonra herkes Vegan beslenecek!

Dünya nüfusu protein tüketiminin yüzde 20'sini hayvansal gıdalardan karşılıyor ancak bitkisel malzemelerle et, balık ve hayvansal gıda üretimi yapan ABD merkezli bir şirketinin tepe yöneticisi Patrick Brown, 15 yıl içinde et endüstrisinin sonuna gelineceğini ve insanların vegan beslenmek zorunda kalacağını öne sürdü. Peki Brown ne kadar haklı? Dünyayı kurtarmak için gıda üretimini değiştirmek zorunda mıyız?

Bitkisel malzemelerle et, balık ve hayvansal gıda üretimi yapan Amerika Birleşik Devletleri (ABD) merkezli Impossible Foods şirketinin tepe yöneticisi Patrick Brown, et endüstrisinin 15 yıl içinde sonunun geleceğini söyledi. Hayvansal ürün pazarının önümüzdeki 10 ila 20 yıl içinde artık ayakta kalamayacağını belirten Brown, et endüstrisinin bir hesaplaşmanın ortasında olduğunu öne sürdü.

FAO verilerine göre dünya genelinde ekilebilir toprakların üçte birinden elde edilen mahsul, hayvanların beslenmesinde kullanılıyor. Bir kilo biftek 15 bin 500; bir kilo domuz eti 4 bin 900; bir tavuk 4 bin litre su gerektirirken, bir kilo pirinç için 3 bin litre su gerekiyor. Dolayısıyla bilim insanları, vejetaryen beslenmenin gıda üretiminde gerekli olan doğal kaynaklarının miktarının artırılmasında etkili olacağına inanıyor.

Araştırmacılar, hayvansal gıdaların toplam beslenme içindeki payı yüzde 5'e düşürüldüğünde sorunun çözülmüş olacağını ve su sıkıntısı yaşanmayacağını söylüyor.  Stockholm Uluslararası Su Enstitüsü (SIWI) bu kapsamda bir rapor yayımladı ve Raporun editörlerinden Malik Falkenmark Guardian'a yaptığı açıklamada, "Bu şekilde beslenmeye devam edersek, dünya nüfusunun beslenmesi için gerekli olan gıdayı üretecek yeterli su kaymayacak" diyor.

İKLİM KRİZİYLE MÜCADELEDE VEJETERYAN VE VEGAN BESLENME

Birleşmiş Milletler bünyesindeki Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli IPCC'nin konu hakkında yayınladığı bir raporda, iklim değişikliğinin etkilerinin dünyada giderek hissedildiği ve bu sorunla mücadele için karbon salımını azaltmaya yönelik kampanyaların yeterli olmadığı, “dünyayı kurtarmak için gıda üretiminin de değiştirilmesinin şart” olduğu mesajı verildi.

IPCC raporuna göre, insanlar dünyadaki kara parçasının yüzde 72’sini beslenmek, giyinmek ve artan nüfusu desteklemek için kullanıyor. Aynı zamanda tarım, ormancılık ve diğer toprak kullanımı da sera gazı salımının dörtte birini üretiyor. Buna bağlı olarak uzmanlar toprağın daha sürdürülebilir şekilde kullanılması ve metan gazı üretimini düşürmek için et tüketiminin de azaltılması çağrısında bulunuyor.

Vejetaryen ve vegan beslenme düzeninin küresel ısınmayla mücadeleye katkıda bulunacağı belirtilen raporda; tahıl, baklagiller ve sebze gibi sağlıklı ve sürdürülebilir gıdaların tüketiminin sera gazı salımını düşürmede etkili olduğu vurgulanıyor.

ALTERNATİF GIDA KAYNAKLARI ÜRETİLİYOR

Bilim insanları vegan tüketimi destekleyen açıklamalar yaparken, alternatif gıda çeşitleride üretiliyor. Örneğin, İsrailli bir gıda firması üç boyutlu yazıcı teknolojisi kullanarak dokusu, hissi ve tadı ile gerçek hayvan etinden ayırt edilemeyecek kadar benzer bir bitki bazlı ürünü pazara sunmaya hazırlanıyor. Ürün üzerindeki araştırma ve geliştirme aşamaları 2018’den bu yana devam ediyor.

Danimarka’lı bir şirket ise güneş enerjisiyle Solar-in ismini verdiği bir protein üzerinde çalışıyor. 2010 yılında çalışmalarına başlanan bu proteinin 2021’de piyasaya çıkması öngörülüyor.

LABORATUVARDA ÜRETİLMİŞ YAPAY ET YER MİSİNİZ?

Son olarak ‘’hücresel tarım’’ olarak anılan ve laboratuvar ortamında orijinaliyle tamamen aynı tadı veren dana, tavuk ve ördek eti üretme konusunda çalışmalar yapan çok sayıda şirket var dünyada. Özellikle Impossible Foods ve Beyond Meat, adlarını en sık duyduğumuz şirketler. Impossible Foods geçtiğimiz günlerde büyük global bir fast-food zinciriyle işbirliği yaparak, yapay etten elde edilmiş burger üretimine başladı.

Yüzde 100' gerçek et tadı verdiği, antibiyotik ve enterobakteri türlerinden de muaf olduğu o burgerler ABD'de 59 restoranda müşterilerin beğenisine sunuldu. Tadanlar yüzde  100 gerçek et tadı verdiğini ve içinde bulunan bir tür genleriyle oynanmış protein sayesinde bu burgerlerin lezzetini yapay olmayan etten yapılmış burgerlerden ayırt etmenin mümkün olmadığı yorumunu yaptı.