Eski ortak, yeni düşman: Halife Hafter kimdir?

Libya'da ülkenin doğusunu kontrol eden Hafter, tüm güçleriyle birlikte başkent Trablus'a doğru ilerleyişe geçti. Devrik lider Kaddafi'nin eski ortağı Hafter, destek aldığı taraflar nedeniyle Libyalıların çoğu tarafından hainlik ve darbecilikle suçlanıyor.

Eski ortak, yeni düşman: Halife Hafter kimdir?

Libya'da yaklaşık 40 yıl ülkeyi yöneten Muammer Kaddafi, Arap Baharı adı altında 2011'de patlak veren ayaklanmalar neticesinde devrildi. Kaddafi rejimi sonrası ülke Ulusal Geçiş Konseyi önderliğinde demokratik geçiş sürecine girdi ve 2012'de gerçekleştirilen seçimler ile yeni yönetim şekillendi. Söz konusu seçimleri takiben Libya, 2014'e kadar Genel Ulusal Kongre (GUK) tarafından yönetildi. 2014 yılında ise Kaddafi'nin eski ortağı General Halife Hafter liderliğindeki bir grup GUK'a kendisini feshetmesi ve geçici hükümet kurulması yönünde ultimatom verdi. GUK, bu talebi reddederken, Hafter güçleri ve Trablus hükümetine bağlı kuvvetler arasında çatışmalar yaşanmaya başladı. Kısa sürede yeni bir iç savaşa dönüşen olaylar neticesinde, GUK, Hafter'in tutumunu darbe girişimi olarak niteledi. Baskılara daha fazla direnemeyen GUK, feshedilirken erken seçime gidilmesine rağmen istikrar bir türlü sağlanamadı. Başkent Trablus'taki seçilmiş yönetime karşı, Bingazi çevresindeki Tobruk'ta kendi hükümetini ilan eden Hafter ve beraberindekiler, merkezi yönetime karşı önemli bir güç elde etti.

HALİFE HAFTER KİMDİR?

1943 yılında Ecdebiye şehrinde doğan Hafter, askeri eğitimini Sovyetler Birliği'nde aldı. Hafter, daha sonra Kaddafi liderliğindeki orduya katılırken 1969 yılında Kaddafi güçlerinin Kral İdris'i devirmesine yardım etti. Hafter, o dönem Kaddafi'nin en güvendiği isimlerden biri haline geldi. Kaddafi'nin yönetimi ele alması sonrası Genelkurmay Başkanlığına atanan Hafter, Kaddafi için bir evlattan farksızdı. Hafter, Kaddafi tarafından albaylığa yükseltildi. 1986'da Çad ile yaşanan çatışmalarda bölgede savaşan güçlerin başına getirildi. Fransa'nın desteklediği Çad kuvvetleri, Libya'yı yenilgiye uğratırken Hafter ile birlikte 300'e yakın Libya askerini esir aldı. Bu süreçte imzalanan anlaşma gereği Kaddafi birlikleri geri çekildi. Hafter ise beraberindeki askerlerin esir düşmesine neden olduğu ve Libya ordusunu zor durumda bıraktığı gerekçesiyle vatana ihanetle sulandı. Yıllarca hapiste kalan Hafter, 1990'da Amerika Birleşik Devletleri Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) ile yaptığı anlaşmayla serbest kaldı ve ABD'ye kaçtı. Virginia eyaletindeki CIA Merkez Ofisi yakınlarına yerleşen Hafter'in CIA için çalıştığı öne sürüldü. Bazı uzmanlar, bu süreçte Hafter'in ABD'de kaldığı sürece Kaddafi'yi devirmek için stratejiler geliştirdiğini ifade etti.

LİBYA'YA DÖNÜŞ VE DARBE

2011 yılında gerçekleşen ayaklanmaları takiben Libya'ya dönen Hafter, doğu bölgesindeki isyancı güçlerin başına geçti. Kaddafi'nin devrilmesinin ardından yargılandı. Hafter daha sonra Birleşmiş Milletler (BM) destekli Trablus hükümetine karşı harekete geçerken, radikal teröristlere savaş ilan ettiğini duyurdu. DEAŞ ve El Kaide gibi terör örgütleri ile mücadele sürdürürken bir yandan da Trablus güçlerine karşı ilerleyiş gösteren Hafter kuvvetleri, baskılar neticesinde GUK'un feshedilmesine neden oldu. 2014'teki seçimlerin ardından televizyonda yayınlanan bir mesajla ülkesini kurtarma planını açıkladı. Libyalılara ayaklanma çağrısı yapan Hafter, Libya'nın doğusunda radikal terör örgütlerine karşı savaştığını ileri sürerek özellikle Bingazi'de kendine olan desteği artırdı. Mısır'ın darbeci lideri Abdülfettah es-Sisi, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile ilişkiler kurdu. Hafter, söz konusu bağlantılar ve ABD ile olan geçmişi nedeniyle ülkenin geri kalanında kuşkuyla karşılandı.

PETROL VE BATILI DESTEKLER

Tobruk'ta kurulan yönetim tarafından Libya Ulusal Ordusu'nun başına getirilen Hafter, kısa sürede ülkenin doğusunda varlığından söz edilen terör örgütlerini temizledi ve stratejik noktaları ele aldı. Bu süreçte CIA ile bağlantısı kalmadığını iddia eden bazı yorumcular ortaya çıktı, bununla birlikte Hafter'in Fransa başta olmak üzere çok sayıda Batılı ülke tarafından gizlice desteklendiği öne sürüldü. Mevcut iddialara uzun süre tepkisiz kalan Fransa, 2016'da düşen Hafter güçlerine bağlı bir helikopterde 3 Fransız askerinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Aynı yıl Hafter'e bağlı güçler Petrol Hilali Bölgesi'ndeki şehirleri ele geçirdi. 2017'de de operasyonlarına devam eden Hafter, bazı insan hakları ihlalleri nedeniyle savaş suçu işlemekle suçlandı. Hafter, büyük oranda Kaddafi döneminden kalan askeri teçhizat ve adı geçen yönetimlerin desteğiyle birçok alanda Trablus yönetimine karşı üstünlük sağladı. Petrol zengini ülkede, mevcut yatakların çoğunu ele geçirirken bağlantıları hem ona karşı olan halk nezdinde, hem de uluslararası kamuoyunda tepkiyle karşılandı.

TRABLUS'A İLERLEYİŞİ

76 yaşındaki Halife Hafter, mevcut durumda Trablus hükümetini tamamen ortadan kaldırmaya yönelik bir harekata girişerek, Libya yönetimini tamamen ele geçirmeyi hedefliyor. Bölgesel kaynaklar Hafter'in ülkede DEAŞ'ın ortaya çıkmasıyla aynı süreçte meydana çıktığını ve Hafter'in terör örgütlerini de yanına alarak, Libya'nın demokratikleşmesine karşı bir tutum sergilediğini savunuyor. Bununla birlikte Hafter, 20 binden fazla sivilin öldürülmesinden sorumlu tutuluyor. Eski tarz bir asker olarak nitelenen Hafter'in siyasete yönelik bir inancının olmadığı ve ülkesinin tek kurtuluş yolunun kendinden geçtiğini düşündüğünün altı çiziliyor. Hafter, Kaddafi döneminde hain olarak ülkeden ayrılmıştı. Hatta ABD'ye kaçışı yıllarca askeri okullarda olumsuz örnek nitelemesiyle ders olarak anlatıldı. Trablus yönetimini destekleyen Libyalıların deyimiyle ülkeden hain olarak kaçan Hafter, hain olarak geri döndü. Hafter, Trablus hükümetine yönelik başlattığı harekatta şimdiden yüzlerce kişinin ölümüne yol açtı. Binlerce sivilin öldürülmesinde kritik rol oynadı ve yüz binlerce kişinin yerinden olmasına sebep oldu. Hain, darbeci ve savaş suçlusu olarak anılan Hafter, geri kalan süreçte de bu şekilde hatırlanmaya devam edecek gibi görünüyor.