Ermeni tasarısına ikinci veto

1915 Ermeni Olayları tasarısının oylanmasının Senato’da bir kez daha veto edildiği iddia edildi. İlk oylamayı da Senatör Lindsey Graham engellemişti.

Ermeni tasarısına ikinci veto

ABD Senatosu’nun 1915 Ermeni Olayları’nı soykırım olarak tanıyan tasarıyı oylamasının, doğrudan Beyaz Saray’ın talebiyle engellendiği belirtildi. İddiaya göre Beyaz Saray, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump’ın 13 Kasım’da yaptığı görüşmeden sonra Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham aracılığıyla tasarıyı engelletmişti. Trump yönetiminin, S-400 müzakereleri sürerken soykırım konusunun ilişkilere zarar vermesini istemediği, bu nedenle geçen haftaki ikinci bir oylama girişimini de bir başka senatörü devreye sokarak engellediği ifade edildi.

Axios haber sitesinin özel haberine göre, ilk veto Erdoğan-Trump görüşmesinden sonra geldi. Tasarının yeniden gündeme geldiği perşembe günü, Beyaz Saray, bu sefer Graham yerine Cumhuriyetçi Senatör David Perdue’dan ricada bulundu. Habere göre, Senatör Menendez’in perşembe günü tasarıyı tekrar oylamaya sunması Perdue tarafından engellendi. Perdue’nun sözcüsünün Axios sitesine yaptığı açıklamada konuyla ilgili olarak: “Senatör Perdue, Türkiye ve diğer müttefiklerimizle bölgede devam eden hassas müzakereleri riske atacağı endişesiyle tasarının oylanmasına karşı çıktı” ifadeleri kullanıldı.

PEKİ NEDEN?

ABD’nin bu yılki Ulusal Güvenlik Stratejisi belgesinde Rusya ve Çin açık düşmanlar olarak görüldü. Bunu aktif olarak da sahada ticaret savaşlarıyla gösteren Washington, bu tavrıyla uluslararası arenada kendini yalnızlaşmaya doğru itmeye başladı. Bu politikanın yanlış olduğunu ifade edenler olsada başta Pentagon olmak üzere sert tutumdan yana taraf tutanlarda mevcut.

Ancak, ABD tüm dünya ile tek başına savaşamaz. Çin ile her alanda mücadeleye girişen Trump, Putin ile iyi ilişkiler kurarak Çin ile yakınlaşmasını önleme niyetinde. Aksi bir durumda Rusya-Çin ittifakı askeri olarak zayıf Avrupa karşısında Avrasya’yı kontrol edebilecek kadar büyük bir güç merkezi oluşturuyor. Heartland’ın batı sınırını liberal AB demokrasileri oluştururken güneyinde ise Türkiye bulunmaktadır. Özellikle Tek Kuşak Tek Yol projesiyle ABD hegemonyasını doğrudan hedef alan bir projenin her şeye rağmen ilerlemeye devam etmesi Türkiye’nin stratejik olarak önemini daha da artırmaktadır.

Tasarının oylanmasını tekrar engelleyen Beyaz Saray’ın bu hareketi, Türkiye’yi daha fazla karşı cepheye itmek istemediğinin göstergesidir. Aksi durumda ABD daha da yalnızlaşmaya başlayacaktır. Birleşik Krallık eski Başbakanı Winston Churchill’in bir sözü bu durumu açıkça ifade etmektedir: “Müttefiklerinizle savaşmaktan kötü olan tek bir şey vardır oda müttefikleriniz olmadan savaşmaktır.”