Erdoğan’ın Küresel Düzen Eleştirisi

Birleşmiş Milletler (BM) 74. Genel Kurulu New York’ta gerçekleştiriliyor. Her yıl olduğu gibi bu yılda dünya liderleri Genel Kurulda dünyanın karşı karşıya kalmış olduğu sorunları, gelecek süreçten beklentilerini dile getirdi. Bu çerçevede Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’da dün konuşmasını gerçekleştirdi.  

2 Dünya Savaşı’ndan sonra dünyanın uğramış olduğu yıkımları onarmak için dönemin konjonktürüne göre kurulan BM’nin bugün dünyanın içerisinde bulunduğu sorunlara çözümler üretememesi ve var olan kaotik sürecin hali hazırda devam ediyor olması yapısının ve işlevselliğinin sorgulanmasına neden oluyor. Özellikle bugün dünyanın küresel düzeyde adaletsizliğin yol açtığı sancı ve sorunla yüz yüze olmasına rağmen BM’nin kurulda belirlediği gündemler yaşananlara duyarsızlığını gözler önüne sermektedir.  
 
Küresel düzeyde en etkili kurumlardan biri olarak anılan BM, kuruluşundan bugüne, fonksiyonu, karar alma mekanizmaları, kuruluş amacına hizmet etme vb. konularda en çok tartışılan uluslararası örgütlerden biri olmuştur. BM’nin küresel krizler üzerine eğilemiyor olması, bünyesinde 194 üye barındırmasına rağmen eşit ve adaletli bir sistem oluşturamamasının başında beş daimî üyesinin çıkarlarına hizmet ediyor olması yatmaktadır. Bu ülkelerin çıkarına olmayan hiçbir icrai karar, yıkımlara, felaketlere, savaşlara ve büyük insanlık dramlarına rağmen Güvenlik Konseyinden geçirilememiştir. BM’nin icrai anlamda karar organı 15 üyeli Güvenlik Konseyi olsa da 5 daimî üyeden (ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa) birisinin vetosu kararın geçmesini engeller. 
 
Güvenlik Konseyinin daimî üyeleri arasında 1,7 milyar nüfusa sahip Müslüman ülkelerden bir temsilci olmaması ve aynı zamanda Afrika ve Güney Amerika kıtalarından da daimî üye bulunmuyor olması 2. Dünya Savaşı sonrası düzeninin bir yansıması olarak kurulan BM’nin, reforma tabi tutulması gerektiğini çıkarmıştır.  
 
Şiddetini giderek arttıran adaletsizliklerin yaşanması, Arap baharıyla devrilen liderlerin, iç savaşa sürüklenen ülkelerin bulunduğu bir taraftan insanlık krizlerinin yaşandığı, 2 milyardan fazla insanın yoksulluk ve 1 milyara yakın insanın açlık sınırının altında yaşıyor olması, milyonlarca insanın ülkelerini terk etmek zorunda bırakıldığı, 100 binlerce insanın ağır yıkımlar sonucunda hayatını kaybettiği, 10 binlerce çocuğun eğitimden maruz kaldığı, ailelerini kaybetmeleri ve hayatlarına mal olan yıkımlarla karşılaşmaları, din özgürlüğünün kısıtlandığı ve bireylerin sadece dinlerinden, etnik kökenlerinden ötürü öldürüldüğü, ekonomik ve askeri anlamda güçlü olan ülkelerin kendi çıkarları doğrultusunda diğer ülkelerin haklarını hiçe sayarak politika yürüttüğü şu dönemde BM’nin Genel Kurul için belirlediği gündem başlıklarının küresel çapta yaşanan insanlık krizleriyle ilgili olmaması yapısının ve işlevselliğinin sorgulanmasına sebebiyet vermektedir.  
 
Küresel çapta yaşanan daha büyük krizlere rağmen son üç yıldır belirlenen gündemler; 2017 gündem başlığı, “İnsanlara Odaklanmak: Sürdürülebilir Bir Gezegende Herkes İçin Barış ve İyi Bir Hayat”, 2018 gündem başlığı, “Barışçıl, Adil ve Sürdürülebilir Toplumlar İçin Küresel Liderlik ve Ortak Sorumluluklar” ve 2019 için, “Yoksulluğun Giderilmesi, Kaliteli Eğitim, İklim Eylemi ve Kapsayıcılık için Çok Taraflı Gayretlerin Canlandırılması” temasını ön plana çıkarıyor olması ülkelerin seslerine yükseltmesine neden olmaktadır. Özellikle Türkiye, Başkan Recep Tayyip Erdoğan BM’nin yapısını son dönemlerde eleştirmekte, kalıcı barışın ve huzurun sağlanması için yapısal reformlar yapılmasının gerektiğini her mecrada dile getirmektedir. Şu an için diğer ülke liderlerinden baskın bir şekilde ses yükselmese de amaç farkındalık oluşturmaktır.  
 
Geriye doğru gidildiğinde Genel Kurulun benzer içi boş ve afilli ifadelerle gündem başlıklarını belirlediği kolayca görülür. Kuşkusuz bu konular önemsiz değil. Ama konuların bu şekilde seçilmesi zaten BM’nin yapısı ve işleyişi ile doğrudan ilgili. Konular ne olursa olsun, liderler Genel Kurul konuşmalarında kendi gündemlerini öne çıkarmayı tercih etmekteler ve bu doğrultuda konuşmalarını gerçekleştirmekteler.  
 
Geçtiğimiz yıllarda sürekli olarak BM’nin yapısal olarak değiştirilmesi gerektiğini dile getiren ve çözüm önerisinde bulunan Erdoğan BM 74. Genel Kurulu'nda da BM’nin işlevsizliğini ve çözüm önerisini tekrardan dile getirmiştir.  

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM sisteminin reforma tabi tutulmasına dair en ciddi eleştiriyi ve öneriyi getiren lider. 2014 yılından bu yana her BM Genel Kurul konuşmasında Erdoğan,  “dünya beşten büyüktür” gerçeğini uluslararası kamuoyuna bir kez daha hatırlattı. Erdoğan’ın itirazında, 2. Dünya Savaşı sonrası şartlarının bir dayatması olan Güvenlik Konseyinin yapısının aynı şekilde devam etmemesi gerektiği ve beş ülkenin iki dudağının arasına dünyanın mahkûm edilemeyeceği hususları ön plana çıkmakta. Erdoğan’ın dünya beşten büyüktür eleştiresini daimî üyeler duymazdan gelse de yıldan yıla bu konuda diğer üyeler nezdinde bir farkındalık oluşacaktır.