Erdoğan: "AB'ye bu noktada hesap verecek değiliz"

Birleşmiş Milletler 77'inci Genel Kurulu için ABD’nin New York kentinde bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Amerikan PBS kanalındaki açıklamaları ile Washington yönetimine önemli mesajlar verdi.

Birleşmiş Milletler (BM) 77'inci Genel Kurulu'na katımak üzere ABD'nin New York kentinde bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayiyp Erdoğan, Türkiye'nin dış politikasını ve seçim sürecini PBS televizyonunda verdiği röportajda değerlendirdi. 

Rusya - Ukrayna savaşına değinen Erdoğan, "Rusya-Ukrayna savaşında şu an hangi tarafın üstün olduğu?" sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Doğrusu bir lider olarak ’Rusya mı daha etkin, Ukrayna mı daha etkin’ arayışı içerisinde değilim. Tek arzumuz bu savaşın barışla son bulmasıdır. Gerek Sayın Putin’e gerek Sayın Zelenski’e benim ricam, tavsiyem bu olmuştur. İnsanların ölümüyle neticelenen bir savaşın kazananı olmaz" karşılığını verdi.

TAHIL KORİDORU

Tahıl koridorunu konusunda Erdoğan, "Oradan 2 milyon tonu aşan, 3 milyon tona yaklaşan tarım ürünlerinin ihracı gerçekleşti. Şimdi yeni bir etap, özellikle Rusya’daki ürünlerin de dünyaya açılması. Tabii burada benim tek arzum, gelişmiş ülkelere değil, az gelişmiş veya fakir ülkelere buradan ürünlerin sevkiyatını sağlamaktır. Bunu başarabilirsek fakir ülkeler, az gelişmiş ülkeler hiç olmazsa bu ürünlerle şöyle kendilerine gelmiş olurlar" ifadelerini kullandı.

200 REHİNENİN TAKASI

Özbekistan’da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüştüğünü ifade eden Erdoğan, "Kendilerinin de aslında bu işi artık bir an önce bitirmenin gayreti içerisinde olduğunu anladım. Bu gidişin sıkıntısı büyük. Bu noktada, örneğin şu anda 200 rehinenin takası konusunda bir mutabakat sağlandı. Bu güzel bir gelişme. Çünkü bu rehinelerle birlikte orada çok çok önemli bir adım atılmış oluyor. Şu anda onun teknik boyutunu da arkadaşlar yürütüyorlar. Bununla birlikte güzel bir gelişmeyi sağlamış olacağız. Diğer taraftan tarım ürünleri olayını yine tespit ettiğimiz arkadaşlarımız, teknik kadrolar etraflıca yürütüyorlar. Bunlar da tabii güzel gelişmeler ama burada Ukrayna’nın da Rusya’yla aynı anlayışta olması lazım ve artık karşılıklı olarak bu çatışmaların, bu savaşın durdurulması noktasında kararlı olmak lazım" dedi.

ELE GEÇİRİLEN BÖLGELERİN İADESİ

Erdoğan, eğer Rusya-Ukrayna arasında bir barış sağlanacaksa, burada alınan yerlerin iadesinin büyük önem arz ettiğini belirterek, "İstenen, beklenen zaten bu. Bu konuda Sayın Guterres’in attığı adımlar da var. Bizim attığımız adımlar da var. Bu adımlarla birlikte beklediğimiz bu iadelerin sağlanması hakikaten işimizi kolaylaştır" ifadelerini kullandı. 

KIRIM'IN KONTROLÜ

Rusya Devlet Başkanı Putin’den 2014’ten itibaren Kırım’ı da sahiplerine vermelerini rica ettiklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bunlar aynı zamanda bizim soydaşlarımız. Eğer bu adımı atarsanız bizi de rahatlatırsınız, Ukrayna’yı da rahatlatırsınız, Kırım Tatarlarını da rahatlatırsınız’ dedik. Ama maalesef o günden bugüne orada bir adım atılamadı" diye konuştu.

 Putin'in "Ben yanlış yaptım" demeyeceğini vurgulayan Erdoğan, "Bir liderin de bunu anlatması kolay bir iş değil. Ama liderler bu konuda kolay kolay pişmanlık duymuyor" dedi. 

TOPLU MEZAR İDDİALARI

Ukrayna'daki toplu mezarlarla ilgili "Sizce bundan kimi sorumlu tutmak lazım?" sorusu üzerine Erdoğan; "Bu konuyla ilgili en ideal cevabı bana göre Birleşmiş Milletler, yapacağı çalışmalarla ortaya koymalı. Şu anda Birleşmiş Milletler yaptığı veya yapacağı çalışmaları ortaya koymadıktan sonra, bu konuda bir tespit yapmak veya böyle bir açıklamaya girmek bizi denge politikası sürdüren bir ülke olmaktan, tarafgir bir ülke konumuna düşürür ki bunu bu şekilde cevaplamak doğru olmaz" dedi. 

"BM soruşturma yaptığında bu zulümleri Rus askerlerinin yaptığı kanıtlanırsa acaba Putin sorumlu tutulmalı mı?" sorusu üzerine ise Erdoğan;

"Böyle bir durum ortaya çıktığı anda zaten Putin de bununla ilgili olarak gerekli tavrını ortaya koyacaktır. Yani Putin’i bu noktada tamamıyla farklı bir insan olarak görmek doğru olmasa gerek. Çünkü o da ülkesinin menfaatlerini birinci derecede savunan ve bunun da mücadelesini veren bir ülke konumunda. Biz şu anda bu iki ülkenin savaşında, Sayın Putin’le de Sayın Zelenski ile de etraflıca görüşmeler yapıyoruz. Aynı şekilde Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri de Sayın Putin ve Sayın Zelenski ile görüşmelerini sürdürüyor. Bu ne demektir? Biz eğer bir neticeye varacaksak, bir liderin tarafında olmakla değil, her iki liderle de görüşmeleri yaparak neticeye varmanın gayreti içerisinde olmamız lazım. Yalnız şunu da görmek lazım, sadece Ukrayna tarafında insanlar ölmüyor, Rusya tarafında da çok insanlar öldü."

Program sunucusunun "Ama Rusya işgal gerçekleştirdi" yorumu üzerine Erdoğan; "O ayrı bir konu. O yapıldığı gibi, tabii daha bu savaş başlamadan önce bunlar olmuştu ve savaşla birlikte daha da gelişti. Son zamanlarda biraz gerileme de oldu. Ama dediğim gibi burada özellikle Birleşmiş Milletler’in üzerine düşen görevi süratle yerine getirmesi lazım, neticeyi açıklaması lazım. Bu netice üzerinden de bizlerin tavrımızı ortaya tam manasıyla koymamız gerekir. Onun içindir ki mesela biz şimdi rehine krizini çözmek için çalışıyoruz, adımlar atıyoruz ve belli bir yere de geldik. Öbür taraftan işte tahıl koridoruyla ilgili adımları buna dayanarak attık. Belli bir neticeye orada da varmış bulunuyoruz. Dolayısıyla birisini tamamen bir kenara at, öbürünü bir kenara koy; öyle olmaz. Netice alacaksak neticeye oynamamız lazım ve şu anda ben Türkiye olarak bu neticeye oynamanın gayreti içerisindeyim" açıklaması yaptı. 

TÜRKİYE - AVRUPA BİRLİĞİ İLİŞKİLERİ

Hürriyet'te yer alan habere göre, "Şanghay İşbirliği Örgütüne katılma niyetiniz var. Bu örgütte Rusya, Çin, İran var. Bu, NATO’dan çok farklı değer ve hedefleri olan bir örgüt. Siz ülkenizin doğunun parçası mı olmasını istiyorsunuz batının parçası mı?" sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan;

"Şunu çok açık net söylemem lazım, biz dünyanın parçasıyız; ne doğunun ne batının. Bizim için ülkemizin coğrafi olarak büyük bir kısmı doğuya aittir. Batıya ait olan kısmı ayrıdır. Ama Avrupa Birliği 52 yıldır bizi devamlı oyalamıştır. Avrupa Birliği, 52 yıldır bizi ne yazık ki hala üye yapmamıştır. Avrupa Birliği içinde bizim durumumuzda olan bir başka ülke yok. Hala da oyalamaya devam ediyorlar. Halbuki NATO ülkesiyiz. NATO ülkesi olduğumuz halde NATO ülkeleri dahi Avrupa Birliği süreci içerisinde bizi oyalamaktadır. Biz NATO’nun içerisinde verdiğimiz desteklerle ilk beşin içerisinde yer alan bir ülkeyiz. Bizim NATO’da böyle de bir konumumuz var. Böyle güçlü bir konumu olan Türkiye’nin böyle oyalama taktikleriyle bir kenarda tutulması şüphesiz ki bizim için çok çok manidardır. İster istemez farklı arayışlar içerisine girme durumunda da olabiliriz. Avrupa Birliği 52 yıldır bizi tutacak, bizi yanına yaklaştırmayacak ve ondan sonra da 'Niçin şurayla görüştü, niçin burayla görüştü?’ diyecek. Görüşürüm. Bu görüşmeleri yaparken de biz Avrupa Birliği’ne bu noktada hesap verecek değiliz. Biz dünyanın tüm ülkeleriyle görüşürüz. Ben Sayın Şi’yle de görüşürüm, Sayın Putin’le de görüşürüm, Sayın Modi’yle de görüşürüm. Bütün ülkelerle görüşmelerimi yaparım. Çünkü hepimiz bu dünyanın birer parçasıyız. Avrupa Birliği üyesi ülkelerle görüşmeler yaptığımız zaman bize ’Niçin onlarla görüştünüz?’ diye bir soru gelmedi. Biz şu anda özellikle Şanghay İşbirliği Teşkilatında olan ülkelerle nasıl bir tutum içindeysek onlarla da aynı tutum içerisinde süreci işleteceğiz" ifadelerini kullandı. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye’deki enflasyon sorununun nasıl çözülebileceğine" ilişkin soruya karşılık da şunları söyledi;

"Enflasyon aşılamaz bir ekonomik tehlike değildir. Ben ekonomistim. Şu anda yüzde 8, yüzde 9 enflasyonun bile tehdit ettiği ülkeler var. Bizde yüzde 80 var. Biz şu anda 250 milyar dolar ihracatı yakalamış bir ülkeyiz. Benim ülkemde marketlerde raflar boş değil. Ama Amerika’da bile bugün raflar boş, Fransa’da raflar boş, Almanya’da raflar boş. Benim vatandaşım şu anda istediği her türlü ürünü marketlerde bulabiliyor. Örneğin şu anda yeni bir adım attık. O da şu, Tarım Kredi Kooperatiflerimizde ürünler çok çok ucuz fiyatla satılıyor. Bunlar diğer zincir marketlerden çok daha düşük fiyatlı. Bizim için şu anda enflasyon bir sıkıntıdır ama yılbaşından sonra biz enflasyonda da bu sıkıntıyı aşacağız ve yolumuza kararlılıkla devam edeceğiz. Şu anda Türkiye’nin büyüme oranı yüzde 7,6. Dünyada şu anda ikinci sıradayız büyümede. Bu da bir şeyi gösteriyor."

2023 SEÇİMLERİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye’de 2023’te yapılacak seçimlere" dair soruya, "Bizim şu anda seçimleri kazanma noktasında bir endişemiz yok. Ben meydanların dilini iyi bilirim. Şu anda yaptığım toplu açılışlarda, meydan mitinglerinde eğer on binleri meydanlara toplayabiliyorsam, bu halkımın bize olan teveccühünü göstermektedir. Halkımızın bize olan bu teveccühü devam ettikçe, bizi kimse tutamaz. Çünkü alternatif yok" dedi.

Attıkları adımlarla Türkiye’nin savunma sanayisinden sağlığa, eğitime kadar her alanda Batı ülkeleriyle kıyaslanamayacak noktada olduğunu anlatan Erdoğan, şöyle devam etti;

"Keşke gelseniz de bizim sağlık sektörünü yerinde inceleseniz, bizim eğitim sistemimizi yerinde inceleseniz. Hepsinde Batı’yla mukayese edilemeyecek derecede bir performansı olan ülkeyiz. Onun için alternatifsiziz. Şu anda biz öyle bir konumdayız ki inşallah bu seçimleri de bizler kazanacağız. Ben yüzde 52 ile Cumhurbaşkanlığını kazandım. Şimdi önümüzdeki seçimlerde bizim hedefimiz tabii aynı şekilde kazanmak. Biz başkanlık sistemine geçtik. Ama bizim muhalif kanat, Türkiye’de başkanlık sistemi değil, parlamenter sistemi savunuyor, ki o parlamenter sistemde Türkiye yıllar yılı 7 ayda, 8 ayda, 10 ayda, 13, 14, 15, 16 ayda bir seçime gitmiş, hükümetler bozulmuş. Böyle bir ülkede istikrar olur mu? İstikrar olmadığı için de ne oldu? Türkiye hep geride kaldı. Biz ise dedik ki başkanlık sistemine geçeceğiz ve başkanlık sistemine geçtik. Amerika’daki sistemi de kısmen baz aldık. Başkanlık sistemiyle beraber de Türkiye çok daha farklı bir yürüyüşe geçti ve bu farklı yürüyüş içerisinde de gayet güzel bir yere ülkemizi getirdik."

ABD - TÜRKİYE İLİŞKİLERİ

"Sizce şu an Türkiye-ABD ilişkileri ne durumda?" sorusunu ise Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İdeal bir konumdadır diyemem. Çünkü bizim şu anda Amerika’yla dış ticaret hacmimizin buralarda olmaması lazım. Bizim Sayın Trump döneminde de belirlediğimiz bir rakam vardı, ’100 milyar doları bulmalıyız’ demiştik. Ama maalesef şu anda çok çok gerilerdeyiz" diye yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye-ABD ilişkilerinin savunma sanayisinde de istenilen yerde olmadığını belirterek, şu değerlendirmede bulundu;

"Savunma sanayini iyi bir yere taşımamız lazım. İşte mesela bizim F-16 meselemiz var. Biz sizden F-16 almışız. Şimdi sizden F-16 aldığımıza göre bunun gerisinin gelmesi lazım. Ama burada siyasi yaklaşımla karar vererek F-16 konusunda Türkiye’ye hala bir yaptırım uygulama yoluna gitmek iki dost ülke için çok yanlış bir şey. En son Sayın Biden, bunu çözme noktasında bana söz verdi. Şu anda Biden’ın buna olumlu baktığını biliyorum. Hatta Cumhuriyetçilerle de görüşmelerimiz oldu, onlar da buna olumlu bakacaklarını söylediler. Şimdi F-16 konusunda eğer biz Amerika’dan istediğimiz neticeyi alamazsak ne yapacağız? Başımızın çaresine bakacağız. Siz kalkıp da Yunanistan’a F-16 konusunda her türlü desteği vereceksiniz, orada üsler kuracaksınız ama Türkiye gibi NATO’daki dost ülkeye ve ilk 5 içerisinde NATO’da her türlü desteği veren ülkeye bu desteği vermeyeceksiniz. Bu durumda Türkiye’nin yapacağı iş de başının çaresine bakmaktır. Yoksa bunun dışında bizim Amerika’yla sıkıntımız yok."