Enflasyonda sonbahar sürprizi

Uzmanlara göre, Temmuz ile Ağustos enflasyonundaki yükseliş tek seferlik geçici etkilerden kaynaklanıyor. Sonbaharla birlikte enflasyonun hissedilir ölçüde düşeceğine ve 2020’de kalıcı olarak tek haneye ineceği düşünülüyor.

Enflasyonda sonbahar sürprizi

Uzmanlara göre, Temmuz ile Ağustos enflasyonundaki yükseliş tek seferlik geçici etkilerden kaynaklanıyor. Sonbaharla birlikte enflasyonun hissedilir ölçüde düşeceğine ve 2020’de kalıcı olarak tek haneye ineceği düşünülüyor. TÜFE rakamları Temmuz ayında beklentilerin altına inmişti. Enflasyon aylık yüzde 1.36 artarken, yıllık bazda yüzde 15.72’den 16.65’e yükseldi. Uzmanlar enflasyondaki bu yükselişi bir trend değişimi olarak yorumlamamak gerektiğini söylüyor zira enflasyondaki yükseliş büyük oranda tek seferlik geçici etkilerden kaynaklanıyor.

Enflasyondaki artışı tetikleyen faktörlere göz atmak gerekirse ; Ekonomik aktivitenin canlandırılmasına yönelik olarak otomotiv, beyaz eşya ve mobilya gibi sektörlere verilen vergi indirimleri sona erdi. Vergi oranlarının eski seviyesine gelmesiyle birlikte tüketici fiyatlarında yükseliş yaşandı. Temmuz ayında gelen zamla birlikte elektrik fiyatları da yüzde 15 arttı.

Turizm sezonu olmasından kaynaklı hizmetler sektöründe de fiyat artışları devam ediyor. Doğalgaz ve tütün ürünlerinde yapılan fiyat ayarlamalarından dolayı Ağustos enflasyonunun geçtiğimiz aydaki seviyelere daha yakın olması muhtemel. Aynı şekilde Bayram tatilinin hizmetler sektörü üzerindeki etkisini de hesaba katmak gerekiyor.

Tüm bu gelişmeler göz önüne alındığında sonbahar ile birlikte enflasyonun yeniden hissedilir ölçüde düşmeye başlayacağını söylemek mümkün. Çünkü ilk etapta yukarıda saydığımız ürünlere yönelik yapılan fiyat ayarlamalarının enflasyonu artırıcı etkisi ortadan kalkmış olacak.

Döviz kurlarında yaşanan artış ve düzensizlik neticesinde geçtiğimiz yıl Eylül ve Ekim aylarında enflasyonda ani bir sıçrama yaşanmıştı. Bundan dolayı baz etkisi, önümüzdeki iki ayda enflasyonun hızlı bir şekilde gerilemesinin önünü açacak. Bu arada Üretici Fiyat Endeksi düşmeye devam ediyor. Fiyatlar üzerindeki maliyet baskısının azalması da enflasyonun düşmesine katkı sağlayacak.

Enflasyon, mevcut koşullar altında yılı yüzde 13 civarında kapatacak gibi duruyor. Yıl sonu enflasyonunun Yeni Ekonomi Planı (YEP)’de yer alan hedefin altında bir noktada gerçekleşmesi durumunda gelecek yıla dair enflasyon beklentileri aşağıya inecektir. Beklentilerin kırılması, 2020’de enflasyonun kalıcı olarak tek haneli rakamlara inmesi açısından önemli katkı sunar.

ABD ile Çin arasında da kur cephesi açıldı

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile Çin arasındaki ekonomik soğuk savaş, ticaret cephesinde başlayıp teknolojiye sıçramıştı. Bu hafta yaşanan gelişmelerle kur cephesi de açıldı. ABD uzunca bir süredir Çin’i yuanın değerini bilinçli bir şekilde düşük tutarak, kendine ihracat avantajı sağlamakla suçluyordu. Çin ise para ve finans piyasalarına dair attığı liberalleşme adımlarını örnek göstererek, değersiz yuanı eskiden olduğu gibi bir politika aracı olarak kullanmadığını savunuyordu.

Çin, bu hafta 11 yıllık bir aradan sonra ilk kez dolar/yuan kurunun 7 seviyesini aşmasına izin verdi. Böylece kurda rekabetçi devalüasyona işaret eden psikolojik sınır geçilmiş oldu. Çin hükümeti, bu hamleyle ABD’ye ticaret ve teknolojide korumacılığın dozajını daha fazla artırması durumunda savaşı kur cephesine taşıyacağının sinyalini verdi.

ABD, Çin’i kur manipülatörü ilan etti. Donald Trump, geldiği ilk günden bu yana Amerikan ekonomisinin dış ticarette daha fazla rekabetçi olabilmesi için doların değerinin düşmesi gerektiğini savunuyor. Çin’in kur operasyonu Trump’a güçlü dolar stratejisini bırakması için daha agresif hareket etme şansı verdi. Trump, bu aşamadan sonra iki hamle yapabilir: Amerikan Hazinesi’ne diğer para birimlerinin değerini yükseltici yönde döviz işlemleri yapmasının talimatını verebilir. Fed’e faizleri daha hızlı ve sert düşürmesi için sözlü baskıyı artırabilir.