Ekonomide kara kış geliyor

Tüm piyasaları alt üst eden ve halkın alım gücünü minimuma indiren ekonomik krizler hayatımızı ciddi şekilde etkiliyor. Uluslararası Para Forunu (IMF)'nin son raporunu değerlendiren Ekonomist Atilla Yeşilada'ya göre dünyayı kara bir kış bekliyor.

COVID-19 salgını dünya ekonomilerini çıkmaza sürüklerken herkesin ümit edebileceği en iyi ekonomik sonuç, bu süreci 2008 mali krizinden daha hafif bir şekilde atlatmak olacak. Ancak virüs salgınının bu güne kadar olan etkisi göz önüne alındığında, çok daha kötü bir sonuçla karşılaşılma ihtimali gün geçtikçe artmakta.

Uluslarası Para Fonu’nun (IMF- International Monetary Fund) yayınladığı ‘Güz Raporu’ da bu öngörüyü kanıtlar nitelikte. Youtube kanalında IMF’nin raporunu değerlendiren Ekonomist Atilla Yeşilada, , 2020'de dünya ekonomisini etkileyecek büyük finansal krizin koronavirüs ile hızlandığını her fırsatta ifade ediyor.

Covid-19 darbesinin yaralarının en erken 2025 yılına kadar sarılmayacağını belirten Yeşilada’ya göre, ‘‘Küresel resesyon ise 2022’ye kadar sürebilir. Ekonomik kapanmaların maliyetini borçlanarak ödeyen devletler için borç veya ödemeler dengesi dengesi krizi gündeme gelirken, Türkiye’nin de dahil olduğu Gelişmekte Olan Ülkeler’de toparlanma yavaş ve dengesiz. Aşı deneyleri durdurulurken, tüm dünyada ikinci dalganın başlaması sorunları ağırlaştırıyor.’’

IMF’in Finansal İstikrar Raporu değerlendiren Ekonomist Atilla Yeşilada’nın ekonomiye dair açıklamaları şöyle:

''GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELER BÜYÜME KAYDEDEMİYOR''

IMF’in Finansal İstikrar Raporu’nda okuyorum, Brookings’in meşhur TIGER global öncü göstergeler endeksine baktığımda yukarda arz ettiğim sebepler yanında demokrasi ve reform eksikliğinden dolayı Gelişmekte Olan Ülkeler (GOÜ) büyüme üretemiyor.Özellikle Türkiye için önemli bir ayrıntı var. Ticari bankalar acayip batık kredi yazacak. Bunların bir kısmını devlet üstlenecek, ama bir kısmı da sermayeden uçup gidecek. Yani, Covid-19 esnasında 24 saat aralıksız kredi veren global ticari bankalar, dünya ekonomisi toparlanır toparlanmaz frene basarak sermaye biriktirme ve bilanço risklerini azaltmaya çabalayacaklar.

Bir Alman bankası düşünün, tonlarca kredi batırmış. Şimdi yeni kredi talepleri arasında tercih yapmak zorunda. Önce Alman şirketine mi kredi verir, yoksa Türk bankasının sendikasyon kredisine mi katılır? Maalesef Alman şirketine verir, Türkiye daha yüksek faiz ödemeyi kabullense de, “evine yakın” alanlara çekilir.

Ağustos’tan itibaren sıcak para girişleri de durdu. Halen GOÜ dış borçlanma ile ayakta duruyor. Onun da sonu gelmeye başladı. Moodys’e göre, bu sene GOÜ bütçe açıkları ortalama yüzde 2.1 genişlerken, IMF raporuna göre de büyük Covid-19 kapanması esnasında yeniden hızlanan dış borçlanma artık mali istikrarı bozma noktasına geldi. Burası Dünya, kara kış geliyor ve buradan çıkış yok.