Covid-19 sonrası salgına dair senaryolar

Covid-19 pandemisi devam ederken hem Türkiye'de hem de dünya genelinde tartışma yaratan en önemli konu okulların açılması oldu. Peki virüs eğitim sistemini nasıl etkiledi? Salgının devam etmesi durumunda eğitim sistemi değişecek mi?

Aslına bakarsanız, eğitimin giderek daha fazla dijitalleşeceğini ve kara tahtalı okulların gözden düşeceğini tahmin etmek için COVID-19’a ihtiyacımız yoktu. Sadece 2019 yılında gerçekleşen eğitim teknolojileri yatırımlarının 18.66 milyar doları bulduğu ve 2025’te toplam pazarın 350 milyar dolara ulaşmasının beklendiği bir çağda, COVID-19 eğitimde dijitalleşmeyi çok daha görünür hale getirmekten başka bir işlev üstlenmedi.

Bununla birlikte COVID-19 süreci bize eğitimi dijitalleştirirken hala çözmemiz gereken önemli sorunlarımız olduğunu da gösterdi. Bu sorunların en büyüğü kuşkusuz teknolojiye ulaşma konusunda yaşanan fırsat eşitsizliği. 

ARADAKİ UÇURUM ARTIYOR

Dünya Ekonomik Forumu verilerine göre, COVID-19 sürecinde, dünya çapındaki 186 ülkede eğitimine ara veren öğrencilerin sayısının 1.2 milyona ulaştığı tahmin ediliyor. Ancak, okula gitmeme nedenleri aynı olsa da öğrencilerin pandemi günlerinde birbirlerinden oldukça farklı deneyimler yaşadıklarını rahatlıkla söyleyebiliriz. Çünkü öğrencilerin bir bölümü eğitimlerine mekan değişikliğinden başka hiç fark olmamışçasına rahatça devam edebilirken; bir başka bölümü ise öğrenmeyi hayatlarından çıkartacak kadar kesin bir eğitim yokluğu yaşadılar.  

Pandemi sürecinde, okulların varlığı nedeniyle daha önce üzerinde fazla durmadığımız gençler arası Dijital Uçurum ilk kez böylesine net ve ciddi bir şekilde gündemimize oturdu. Kuzey Avrupa ülkeleri, Japonya, Singapur gibi sayıları bir elin parmaklarını geçmeyen ülkeler dışında neredeyse dünyanın her ülkesinde bilgisayar ve internet erişiminde yaşanan eşitsizlik, COVID-19 sürecinde uzaktan eğitiminin en temel tartışma maddesi haline geldi. ABD’de bile 15 yaşındaki öğrencilerin yüzde 25’inin bilgisayar erişiminin olmadığı düşünüldüğünde, dünyanın gelişmekte olan ya da az gelişmiş ülkelerinin nasıl bir bilgi uçurumuyla karşı karşıya kalacaklarını tahmin etmek zor olmayacaktır. Bir başka deyişle, eğitimdeki dijitalleşmenin eğitim hizmetlerinde bugün de var olan temel sorunları ortadan kaldırmak yerine sadece ambalajını yenileyeceğini iddia etmek abartılı bir yorum olmayacaktır.

 YENİ EĞİTİM MODELLERİ GÜNDEMDE

Öte yandan her ihtimale karşı salgının etkisini hafifletmemesi ve tüm hızıyla devam etmesi durumunda eğitim sisteminin nasıl şekilleneceği merak konusu. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de bakanlık, salgın nedeniyle Eylül ayında okulların açılamaması ihtimaline karşı farklı senaryolar üzerinde çalışıyor.

Korona virüs salgını bitmezse, Türkiye yeni bir eğitim modeli ile tanışabilir. Milli Eğitim Bakanlığı'nda yeni eğitim öğretim yılına ilişkin farklı senaryolar gündemde yer alıyor. Bu konuyla ilgili olarak bakanlık, salgın mesaisi yapmayı sürdürüyor.  Geçtiğimiz günlerde NTV'de yer alan habere göre; üzerinde çalışılan salgın senaryolarından ilki eğitimde "Ters yüz sınıf modeli" Bu modelde, eğitimin bir kısmı yüz yüze bir kısmı uzaktan yapılacak. Bazı derslerin tamamı uzaktan verilebileceği gibi, bazı derslerde teorik eğitim okulda pratik eğitim evlerde yapılacak. Öğrenciler okullarında derslerini dinledikten sonra verilen proje ve ödevlerle konuyu evlerinde pekiştirecek. Öğretmenler sürecin her aşamasında öğrencileriyle iletişimde olacak.

SEYRELTME SINIF

Bir diğer senaryo ise öğrencilerin kendi okullarında ikili eğitime geçmesi. Bu plana ilişkin fizibilite çalışmaları başlatıldı. Sınıflar için "seyreltme çalışması" yapılıyor. Senaryo uygulanırsa 40 öğrencilik bir sınıf yarı yarıya seyretilecek. Böylece 20 öğrenciye sabah, 20 öğrenciye ise öğlen yüz yüze eğitim verilmiş olacak. Okulların hiç açılmaması veya açıldıktan sonra tekrar ara verilmesi ihitmaline karşı da tam zamanlı uzaktan eğitim planı çalışılıyor. Çalışmanın içerik planlaması tamamlandı. Öğretmenlerin anlattığı dijital derslerin çekimleri başladı.

UZAKTAN EĞİTİM

Söz konusu içerikler, yüz yüze eğitime geçilse dahi EBA TV ve EBA uygulaması üzerinden öğrencilere sunulmaya devam edilecek. Öğrencilere uzaktan eğitim verilen ikinci dönem boyunca ölçme değerlendirme yapılmadı. Bakanlık bu konuda da alternatif bir model arayışı içinde. Bu kapsamda, e-sınav merkezlerinin kullanılması da gündemde.Farklı senaryolara göre, kantin, yemekhane ve ulaşım hizmetlerinin nasıl düzenleneceği üzerinde de çalışılıyor.