Dünyanın konuştuğu virüs ile ilgili şaşırtan iddia! Çin biyolojik saldırı altında mı?

Çin’deki Coronavirüs salgını her geçen gün etkisini arttırarak yayılmaya devam ediyor. Bu konuda sosyal medya başta olmak üzere çok sayıda, haber, iddia ve komplo teorileri konuşulmaya devam ediliyor. Çin’deki virüsün kaynağı ne, kim yaydı, gerçekten laboratuvarda mı üretildi, güç savaşlarında atam bombası kullanan insanoğlu biyolojik silaha sarılamaz mı? Bütün bu iddiaları haberimizde derledik…

Çin'de meydana gelen salgın virüs hastalığı dünyanın son günlerde en çok tartıştığı konuların başında yer alıyor. Bir hayvandan geçtiği iddia edilen Coronavirüs ile ilgili olarak çok farklı yorumlar da mevcut. Dünya siyaset arenasında son yıllarda büyük bir sıçrayış yakalayan Çin'in, ekonomik olarak durdurulması için bu ülkeye biyolojik saldırılar gerçekleştirildiği de yapılan analizler arasında...  Çin, Kuşak Yol projesi ve dünyada teknolojik anlamda attığı adımlarla bölgesel güç olmanın dışına çıkarak küresel bir aktör halini aldı. Bu durum Avrupa ve ABD'de de ciddi manada rahatsızlık yaratıyor. Uzmanlar, Çin'deki bu salgının bir biyolojik saldırı olduğunu iddia ederken de Çin'in yükselen bu gücüne vurgu yapıyor...

BÖYLE BİR İHTİMAL VAR

Konu hakkında Yeni Asır'a açıklamalarda bulunan Terör Uzmanı ve Emekli İstihbarat Albay Coşkun Başbuğ, "Çin'in açıklaması yarasa tüketiminden kaynaklandığı şüphesi üzerine yoğunlaşıyor lakin daha önce dünyada SARS, H1N1 ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi gibi bir çok hastalığın biyolojik savaş kapsamında laboratuvarlarda üretildiği ortaya çıktı. Bu virüs de laboratuvar ortamında üretilmiştir. Yarasadan kaynaklı diyorlar ama Çin'de insanlar ilk defa yarasa yemiyor. Asırlardır o topraklarda tüketiliyor. Şüphe verici bir durum. Ben kesinlikle emperyalist güçlerin Çin ile arasında meydana gelen psikolojik, soğuk ve yeni nesil sıcak savaşın ardından şimdi de biyolojik bir savaş ortaya çıktığını düşünüyorum" diyerek virüsün sıradan bir salgın olmadığını vurguladı. 

NORMAL BİR VİRÜS OLAMAZ

Güvenlik ve Strateji Uzmanı Erhan Çalışkan ise, "Dünyada büyük bir liderlik savaşı var. Bu savaşta ülkeler silah dışında her şeyi kullanıyorlar. ABD, Çin'i durdurmak için bugüne kadar yaşanan ticaret savaşlarını yavaşlatmaya çalışmaktadır. Biyolojik savaşa hazırlık için ülkelerin hepsinin laboratuvarları, birimleri var. İnsanların gen haritalarını çıkarıp, kan örneklerini topluyorlar. Sadece bir ülkenin insanlarını etkileyecek virüs yaratma çabaları dahi var. Çin, ABD'nin tahtını sallayan ülke. Bu nedenle ABD, Çin'de aniden ortaya çıkan bu virüsten sorumlu olabilir. ABD'nin, Çin'i durdurmak için sadece ekonomik değil biyolojik savaşı da kullandığını düşünüyorum. Çünkü bu virüs normal bir virüs olamaz" ifadelerini kullandı.

SONUÇ

Çin'deki bu salgının kısa sürede kontrol altına alınmasının güç olduğu anlaşılıyor. Sosyal medyada paylaşılan görüntüler ve ülkede her geçen gün karantinaya alınan bölgelerin sayısının artması salgın virüsün kontrol altına alınmasının ne kadar zor olduğunu da gösteriyor diyebiliriz. Çin'in küresel bir güç olduğu gerçek fakat ortaya çıkan virüsün direkt olarak bir batı saldırısı olduğunu iddia ederken , Çin'in sağlık konusunda kısıtlı imkanlara sahip olduğu ve ülkenin nüfusunu da göz önüne almak gerekiyor. ABD ve Batı her ne kadar Çin'i durdurmak için her türlü imkanı deneyeceklerse de Çin'in bu konuda suçu direkt olarak Batı'ya atıp özeleştiriden uzaklaşması da ülke için pek iyi olmayacaktır... Aynı zamanda küresel tehditler arasında biyolojik savaşların da olduğunu unutmamak gerekiyor, Çin'e bir saldırı olma ihtimali de elbet bulunuyor fakat yaşanan gelişme tüm yönleriyle masaya yatırılmalıdır.