Dünyada göç dalgası 

Yaşadığımız şu dönem içerisinde, dünya genelinde yaşana yoğun göç hareketlerine tanıklık ediyoruz. Dünya’nın herhangi bir yerinden insanlar çeşitli sebeplerden ötürü yurtlarını terk etmek zorunda kalıyor. Güney Amerika’dan Asya’ya kadar pek çok ülkeden yerlerini terk edenler genellikle refah seviyesi yüksek bölgelere göç etmekteler.    

Dünyada göç dalgası 

Göç’ün başlıca sebebi, bugünün dünyasının bizlere sömürücülük faaliyetlerinin yaşandığı dönemlerden miras olarak kalmış olması. Bugün en fazla göç veren yerlere göz attığımızda çok net bir şeyle karşılaşmaktayız o da sanayi devriminin ardından hızlanan sömürücülük faaliyetlerinin bu bölgelerde gerçekleşmiş olması. Bugün göç rotasında bulunan birçok ülke dönemin sömürgeci ülkelerinden ve bugün yaşanan göçlerin ise en önemli nedenlerindendir.  
 
Sanayi devrimi ile başlayan sömürü faaliyetleri iletişim çağına geçilmesiyle birlikte çok farklı bir boyut kazandı. Dünya ülkelerinin yoğun olarak göç ve mülteci krizleriyle karşı karşıya kalmalarına rağmen Batılı ülkelerin, az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelerde yürüttükleri politik ve askeri faaliyetler, iç çatışmalara dönüşerek katliamlarla sonuçlanmasından ötürü göç ve mülteci krizleri giderek artmakta. Böyle durumlarda en temel ihtiyaçlar daha karşılanamamakta. İç karışıklığın, istikrarsızlığın yaşandığı bölgelerde yoksulluktan uyuşturucu ticaretine pek çok sebep, insanları çare aramaya itiyor. Yoğun göç hareketinin karşısında önümüzdeki 20-30 yıl içerisinde Asya ve Afrika ülkelerindeki nüfus artışı tahminleri de hesaba katıldığında bir düzelme öngörülmemektedir. Bu da beraberinde göçü getiriyor. 
 
Dünya Göç Rotaları 
 

Dünya geneli en fazla göç veren ülkelerin başında 8 yıldır iç savaş ile uğraşan Suriye ve ABD ambargolarından ötürü hayatın giderek zorlaştığı Venezüella gelmekte. Güney Amerika ülkeleri Venezüella, Kolombiya; Asya ülkelerinden Pakistan, Afganistan ve neredeyse tüm Afrika ülkelerinden göçmenler, deniz ya da kara yoluyla bir başka ülkede yaşamak için şanslarını deniyor.  
 
Göç güzergahında olan ülkelerin birçoğunun kapılarını göçe kapatmasının sonucunda günlerce gemilerde bekletilen göçmenlerin yaşamları tehlikeye atılıyor. Akdeniz üzerinden Avrupa’ya geçmeye çalışan göçmenler ya denizde boğularak yaşamlarını yitiriyorlar ya da göç ettikleri ülkeler tarafından ülkelerine gönderilmeleri sonucunda var olan savaştan ötürü ölüyorlar. Flow Monitoring Europe’a göre, Akdeniz’de hayatını kaybeden ya da kaybolan göçmen sayısı şu ana kadar 843. Son 3 yılın verileri ise 6281 olarak gerçekleşmiştir.  


 


Haritadan da anlaşılacağı üzere Türkiye stratejik konumundan ötürü göç kavşağındadır. Ortadoğu, Asya ve Afrika’dan Türkiye’ye doğru yoğun bir şekilde göç akışı vardır. Özellikle 2011 yılında Suriye savaşının patlak vermesiyle birlikte Türkiye’ye doğru olan akış artmıştır. Ankara, 2011’den sonra yoğun göç dalgalarına karşı tedbirler almaya başladı; sığınmacı kampları kuruldu, Suriye’den gelenler kayıt altına alınmaya başlandı, biyometrik veriler İçişleri Bakanlığında toplandı. 2013’te koruma kanunu çıkarılması ve 2014’te Göç İdaresi Genel Müdürlüğü kurulmasıyla yoğun göç akışı kontrol altına alınmış oldu.  
 
Türkiye’ye yönelik olan göç dalgası geliştirilen politikalarla kontrol altına alınmış olsa da Türkiye’deki göçmen sayısı giderek artmakta. İçişleri Bakanlığı’nın paylaşmış olduğu verilere göre Türkiye’ye gelen göçmen sayısı bu yıl ağustos ayı itibarıyla 70 bine ulaşmıştır. Türkiye’de toplam kayıtlı 3 milyon 649 bin 750 Suriyelinin yüzde 60’ı Halep ve yüzde 17’si İdlib’ten kaçan göçmenlerden oluşmakta. Geçici koruma kapsamında kayıt altına alınan Suriyelilerin yaklaşık 550 bini İstanbul’da. Kayıt altında olmayan Suriyeli sayısı ise 50-60 civarında ve şu ana kadar ülkesine geri dönen Suriyeli sayısı 347 civarında.  
 
Afgan göçmenler  

Suriye dışında Afganistan ve İran’dan da Türkiye’ye doğru bir göçmen akışı var. Türkiye’ye gelen Afgan kaçak göçmen sayısı bu yılın ağustos ayı itibariyle 100 bini geçmiş durumda. Kaçak göçmen konusunda hassan davranan Türkiye, Afgan yönetimiyle bir göç anlaşması yapma aşamasında. Bu çerçevede belli sayıda göçmenin kabul edilip çeşitli istihdam kollarında değerlendirilmesi gündemde, istihdam edilenlerin dışında kalanlar ülkelerine geri gönderilecek.  



ABD’de göçmen sorunu 

ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin göç konusunda almış olduğu sert tedbirler insanların yaşamlarını yitirmelerine, ailelerin parçalanmalarına neden olmaktadır. 2016 seçimlerinde göçü bir seçim propagandası olarak kullanan Trump, ABD ve Meksika sınırına duvar öreceğini söylemişti. Bunun dışında yönetimi boyunca sert politikalar izleyen yönetim çocuk, kadın demeden gözaltı, tutuklama gibi işlemlere başvurarak çocukların ailelerinden koparılmasına neden olmakta. 

Daha 2 ay önce, haziran ayında göçmen bir baba-kızın cesetleri Meksika-ABD sınırında boğulmuş vaziyette bulundu.  

 


Trump’un aldığı sert tedbirler doğrultusunda ABD’ye geçmeye çalışan Meksikalı göçmen sayısında ciddi düşüşler var. Meksikalı yetkililer tarafından yapılan açıklamaya göre Orta Amerikalı göçmen sayısının haziran ayında 144 bin 278’den, 87 bin 648’e düştüğünü aktardı. Alınan tedbirler doğrultusunda mayıs ayında sınırı geçen 132 binden fazla göçmen ABD’de gözaltına alınmıştı. Bu rakam 2006’dan beri gözlenen en yüksek gözaltı sayısıdır.