Dünyada dengeler değişiyor! Salgın sonrası Türkiye’yi neler bekliyor?

İlk kez dünyanın en büyük ikinci ekonomisi konumunda olan Çin’de baş gösteren ve ardından küresel bir salgına dönüşen Covid-19 pandemisi, dengeleri değiştiriyor. Türkiye’nin stratejik ve avantajlı konumu itibariyle küresel tedarik zincirinde belli sektörlerde önemli avantajlar sağlayacağı öngörülüyor.

Birleşmiş Milletler’e (BM) bağlı Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) Covid-19 olarak isimlendirdiği ve pandemi ilan virüs salgınıyla birlikte arz zinciri, stratejik ürünler, güvenlik, güven, ortak hareket etme, lojistik gibi kavramlar üzerinden global ticaret yeniden tartışılmaya başladı. Ticaretin en büyük arz sağlayıcısı konumundaki Çin'in kısmen devre dışı kalması durumunda, bu ülkenin yerini kimlerin alabileceği merak ediliyor.

ÇİN’E GÜVEN AZALDI

Dünyanın en büyük ikinci ekonomik gücü olan Çin Halk Cumhuriyeti, küresel ticaretin de baş aktörlerinden biri. Ancak Wuhan’dan başlayarak tüm dünyaya yayılan salgın hastalık nedeniyle, Çin’in birçok ülkeyle olan ticaret ilişkisi sekteye uğradı. Birçok Avrupa ülkesinde hayat durma noktasına gelirken, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu bazı ülkelerde, kısmi kısıtlamalarla ticaret devam ediyor.

Ancak özellikle uzun süredir bir ticaret savaşı içinde olduğu Amerika Birleşik Devletleri (ABD) başta olmak üzere Avrupa ülkelerinin, Çin'in salgına ilişkin bilgileri eksik verdiği iddiasıyla başlayan güvensizliği, küresel ticaretin yarınının nasıl şekilleneceği sorusunu bir türlü gündemden düşürmüyor.

Ticaretin en büyük arz sağlayıcısı konumundaki Çin'in kısmen devre dışı kalması durumunda bu ülkenin yerini hangi ülkelerin alabileceği üzerinde araştırmalar yapılıyor. Uzmanlar; Türkiye'nin coğrafi konumu, lojistik ağları, aksamayan tedarik zinciri, acil durumlara müdahale kapasitesi, sağlam sağlık sistemi ve kriz yönetme becerisi gibi daha birçok unsurla birlikte, avantajlı konumda bulunduğunu belirtiyor.

TÜRKİYE ZEMİN HAZIRLIYOR

Türkiye’nin de bu süreçte, zor durumda olan çok sayıda ülkenin yardımına koşarak, bu ülkelere tıbbi destekte bulunması, önümüzdeki günlerde değişmesi beklenen ticaret ilişkilerine zemin hazırladığı şeklinde yorumlanıyor.

Covid-19 ile birlikte yaşanan gelişmelerin ve atılan adımların seyrine baktığımızda, Türkiye'nin dilimlenmesi beklenen pastadan payını almak için bekleyişte olduğunu söylemek mümkün. Öyle ki, salgın sonrası küresel ticarette yaşanacak yeni döneme hazırlıklı olunması gerektiğini vurgulayan uzmanlar, Türkiye'nin bu süreçten pozitif çıkacağını ifade ediyor.

Türkiye’nin virüsle mücadelede başarılı olan ilk ülkeler arasında yer alması durumunda, yeni kurulacak dünya düzeninde ön sıralarda olabileceğini ifade eden İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, “Kurulacak yeni dünya düzeninde Türkiye’nin alacağı siparişlere o kadar süratle cevap verebiliriz. Pandemi jeopolitiğinde Türkiye, kazanabilir. Covid’i geride bırakınca ‘nerede kalmıştık’ demeyeceğiz. Kovid’le birlikte ortaya çıkacak yeni normalde, ekonomik kazanımlarımızı yükseltmeyi başarabiliriz. Türkiye bu süreçte Çin’den ayrılacak bazı imalat alanlarında, ‘stratejik bir yatırım durağı’ olma fırsatını değerlendirmelidir’’ dedi.

AB İLE İLİŞKİLER YENİDEN SORUGULANABİLİR

Ayrıca Avrupa Birliği (AB) ile Türkiye’nin salgın öncesinde oldukça gergin bir süreçten geçtiği biliniyor. Virüs salgının Avrupa ve Türkiye’de ciddi şekilde baş göstermesiyle, AB ile yeniden masaya oturulan mülteci anlaşması konusu askıya alındı. Ancak uzmanlar Türkiye’nin virüs salgınından başarıyla çıkması durumunda, mülteci krizinde de kartların yeniden dağıtılacağını ve Türkiye'nin doğru oyunu oynaması durumunda avantajlı çıkabileceğini ifade ediyor.