Dünya ekonomisi nereye evrilecek?

Dünya'da 1944'te bir ekonomi düzeni kuruldu. ABD'nin Bretton Woods kasabasında toplanan Birleşmiş Milletler para ve finans konferansında "Uluslararası Para Anlaşması"nı imzaladı ve dolar dünyanın rezerv parası kabul edildi. Böylece yeni bir düzen ve finans sistemi oluşmuş oldu. Peki şu anda değişen dünyanın ekonomik dengeleri nereye gidiyor? Detaylar haberimizde...

Dünya yaklaşık 260 trilyon dolar borcunun yalnızca üçte biri kadar kazanıyor. Küresel gelir 87 trilyon dolar. Dünyadaki serbest piyasanın getirdiği nokta ise bu. Dünyadaki bilim adamları küresel ulus devletlerin borçlanmasına çanak tutuyor. Koronavirüs ise sistemin tıkanması için bir etmen oldu. 

Dünyada son dönemde gelişmekte olan ülkelerin dış borçları fazlasıyla arttı. Ülkelerin birbirlerine olan güvenleri azaldı. Bu güvensizlik sadece ekonominin bozukluğundan kaynaklı değil. Örneğin; Türkiye haritasını düşünelim. Doğu'da Ermenistan, Azerbaycan üzerinden saldırıyor. Son 100 yılda dünyada bir çok ülkede sözde Ermeni soykırımı ile Avrupa'da sözde gelişmiş ülkelerde ve ABD'de bu soykırım olarak kabul ediliyor. Bunun nedeni terör örgütü PKK güneyden, Yunanistan Batı'dan, Ermenistan Doğu'dan saldırırsa Türkiye'de iç kargaşa çıkarsa Türkiye'den toprak almayı planlıyorlar. Güneyde Batı PKK kurucakken, Türkiye Hendek Harekatı ile bu oyunu bozdu. Yunanistan Lozan'a göre silahsızlandırılması gereken adalar silahlandırıldı. Avrupa Birliği Aralık'ta Yunanistan'da uzlaşma olmazsa yaptırım yapacağını söyleyerek tehdit ediyor. 

DÜNYA EKONOMİSİ GEÇMİŞTE NE KADAR KÜÇÜLDÜ?

Ekonomi biliminin kurgulanma amacı faize dayalı borç sistemini getirmek. Kısmı rezerv bankacılığı ile olmayan para işleniyor. Dünya nüfusu koronavirüsün etkisiyle yüzde 4.5,  Gayrisafi yurtiçi hasıla yüzde küçülecek 6.2 küçülecek. Dünya Bankası gibi kuruluşlar dünya ekonomisinin yüzde 5 küçüleceğini düşünüyor.

Dünya ekonomisi geçmişte zaman zaman küçüldü. İşte o tarihler;

1914'te yüzde 6.7,  

1917-1921 arası yüzde 4.4,

1930-1932 arası yüzde 17.6,

1945-1946 arası yüzde 15.4,

2009'da yüzde 2.9,

2020'de yüzde 4.2,

oranlarında daralma yaşandı.

DÜNYA ULUS DEVLETLERİ VATANDAŞLARINI BORÇLANDIRMAK İSTİYOR

Dünya ulus devletleri vatandaşlarını borçlandırmak istiyor. Örneğin; ABD'de başlayan krediyle ev, araba imkanı sağlayan finans sistem, tüm dünyaya yayıldı. Bu sistemle herkes borçlandı. Eskiden devlet borçlu halk borçsuzken şimdi durum tersine döndü.

GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELER EKONOMİDEN KAYGILI

Dünya üzerinde şu anda gelişmekte olan ülkeler mevcut ekonomi tablosundan kaygılı. Avrupa ve ABD'deki para birimlerine yönelen halk euro ve dolardaki fiyatı arttırıyor. Şu anda tamamen tüketim odaklı olan toplum üretmediğini harcamaya çalışıyor. 

20.yüzyılda kurulan ekonomik dengede sistem borçlandırmaya yönelikti. Ayrıca dünyadaki kaynaklara çökme hedefleniyordu. Örneğin; Fransa'da 14 Afrika ülkesinin gayrisafi milli hasılası Fransız Merkez Bankası'na yatıyor oradan geri Afrika'ya borç veriliyordu. Bu alınan paralar ise Küresel mekanizmaya gidiyor. Dünya'da çökmüş olarak adlandırılan petrol şirketlerinin paraları da yine aynı yere gidiyor. 

Dünya üzerinde yeni bir sistem kuruluyor. Bu sistemle Avrupa'nın çökmesi hedefleniyor. 4.Sanayi Devrimi'nde Çin'den başlayan ''Bir kuşak bir yol'' projesi ile tüm dünyada yeni bir ekonomik düzen kurulacak. Artık alışveriş online'a kayacak. Türkiye'de birkaç lojistik kurulacak. Çin'e verilen sipariş Türkiye'deki lojistiklerden tedarik edilebilecek. 4.Sanayi Devrimi'ne yatırım yapan ülkeler ayakta kalabilecek. 

YENİLENEBİLİR ENERJİ KALKINMA SAĞLAYACAK

Yenilenebilir enerjiyi Covid-19 ekonomik toparlanma planlarının merkezine koyarak temiz kalkınmayı hızlandırmak için dünyanın eşsiz bir fırsata sahip olmasıdır. Yenilenebilir Enerji Yatırımında Küresel Eğilimler 2020 adlı bu rapor, yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yapılmasının üretim kapasite artışına katkıda bulunmasının yanında hükümetlerin Paris Anlaşması kapsamında daha güçlü iklim eylemi gerçekleştirmesine yardımcı olacağını da ortaya koyuyor.

BİRÇOK SANAYİ DALI BİTECEK

4. Sanayi Devrimi ile birlikte yeni iş kolları ortaya çıkacak. Robotların hayatımıza girmesiyle birçok firma kapanma yoluna gidebilir. Virüs nedeniyle Dünya Bankası 150 milyon yoksul olacağını açıklarken, küresel mekanizma birçok ülke üzerine çalışıyor. 

Teknolojik gelişmeler her geçen gün hayatımızın bütün alanlarını etkilemeye devam ediyor. 4. Sanayi Devrimi ile daha da hız kazanan yeni teknolojik gelişmeler her sanayi devriminde olduğu gibi 4. sanayi devriminin de çalışma hayatına, istihdama ve işsizliğe etkisi olacaktır. Diğer taraftan yeni işletmelerin, işkollarının ve yeni iş imkânlarının oluşumuna da katkı sağlaması beklenmektedir. İşletme sahibi girişimcilerin,  yeni ve gelişen teknolojiye hem kendilerini hem de iş yerlerini hazırlamaları ve doğru üretim tarzlarını benimsemeleri için gerekli bilgilendirmenin uygun zamanda yapılması gerekir. Ayrıca, İşletmelere varsa ihtiyaçlarını karşılayacak gerekli desteklerin önceden verilerek işletmelerin yeni duruma hazırlanması kolaylaşacaktır. Her yeni teknoloji beraberinde bazı sektör ve iş alanlarını olumsuz etkileyerek işsizliğe neden olabilmektedir. Diğer taraftan da yeni sektörler ve mesleklerin ortaya çıkmasına vesile olarak istihdam artışını sağlayabilmektedir. Sonuç olarak; bir taraftan yeni teknoloji ve gelişmelerin ekonomiye ve sosyal hayata getirdikleri kolaylıklar, yüksek üretim ve verimlilikleri nedeniyle olumlu bakan işveren ve sermaye sahipleri olduğu gibi, diğer taraftan da işsizlik ve istihdam alanında sorun yaşayacaklarına inanan sendikalar ve işçi gruplarının yeni teknolojik gelişmelere olumsuz ve şüpheli bakmaları mümkündür. Bu iki durumda olağan bir durum olarak karşılanmalı ve bu duruma uygun çözümlerin topluma eş zamanlı olarak verilmesi oldukça önem kazanmaktadır.