Dünya ABD ve İsrail’e söz geçiremiyor  

ABD Başkanı Donald Trump’ın İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile birlikte açıkladığı sözde “Yüzyılın Planı” adı verilen, resmen ise Kudüs’ün ilhakını öngören Ortadoğu Barış Planı’na, Birleşmiş Milletler (BM), Avrupa Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı’nın (İİT) da aralarında bulunduğu uluslararası örgütler karşı çıktı. 1948 yılından beri Filistin’in işgaline karşı bir yaptırım uygula(ya)mayan uluslararası kuruluşlar ABD ve İsrail’e geri adım attırabilecek mi?

ABD Başkanı Trump, Netanyahu ile birlikte yaptığı açıklamada, "Bu vizyon geçmiştekilerden çok farklı" şeklinde konuşarak, damadı Jared Kushner'in yönetiminde hazırlanan yeni planının kesin ve taktik çözümler getireceğini savundu.

“Yüzyılın Planı” diyerek açıklanan Trump’ın önerilerini şu şekilde sıralamak mümkün:

*Kudüs bölünmemiş bir şekilde İsrail'in başkenti olacak.

*ABD, planın kavramsal haritasında İsrail'e ait olması öngörülen toprakları tanıyacak. Trump, İsrail'in de bazı ödünler vereceğini söyledi.

*Filistin toprakları iki katına çıkacak. Kurulacak Filistin devletinin başkenti Doğu Kudüs'te bulunacak ve ABD burada büyükelçilik açacak. Trump, planla Filistinliler’in kendi bağımsız devletlerini kuracağını söyledi ancak bu konuya bir açıklık getirmedi.

*Plana göre hiçbir İsrailli ya da Filistinli yerlerinden edilmeyecek. Bu da mevcut Yahudi yerleşimlerinin olduğu gibi kalacağını gösteriyor. Daha önceki örneklerde olduğu gibi İsrail’in sözünde ne kadar duracağı ise meçhul.

*İsrail, Ürdün Kralı Abdullah bin Hüseyin ile birlikte çalışarak Mescid-i Aksa ve Harem-ül Şerif gibi kutsal yerlerin mevcut durumunun korunmasını sağlayacak.

*Trump'ın planındaki haritada Filistinliler’e verilen topraklara 4 yıl boyunca dokunulmayacak. Bu süreçte Filistinliler İsrail ile müzakere edecek ve bağımsız devlet olmak için planda koşulan şartları yerine getirecek.

İsrail Başbakanı Netanyahu, planından dolayı Trump’a övgüler yağdırdı. Trump planını açıkladığı sırada Birleşik Arap Emirlikleri, Umman ve Bahreyn’in ABD Büyükelçileri de Yüzyılın Planı’nı dinlemek için salonda bulunuyordu.

Birleşik Arap Emirlikleri’nin Washington Büyükelçisi, planın açıklanması sonrası, “Filistinliler ve İsrailliler uluslararası toplumun desteğiyle kalıcı barış ve gerçek anlamda bir arada yaşama amacına erişebilir” ifadelerini kullandı.

PLANA KİM NE DEDİ?

Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas, "ABD’nin planını reddediyoruz ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin toplantısında da reddedeceğiz" diyerek sözde Yüzyılın Planı’na tepki gösterdi.

“Kudüs satılık değildir” ifadelerini kullanan Abbas, Trump’ın planında olumlu tek bir şeyin olmadığına vurgu yaparak, "Uluslararası toplum neden bu planı reddettiğimizi anlamalı. Çünkü bu plan uluslararası meşruiyeti ilga etmiştir" diye konuştu. 

Filistin'in talebi üzerine Suudi Arabistan'ın Cidde kentinde dışişleri bakanları düzeyinde gerçekleştirilen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) da sonuç bildirgesinde,

söz konusu planın Filistin halkının meşru hak ve taleplerini asgari düzeyde dahi karşılamadığı ve daha önceki barış görüşmeleriyle çeliştiği belirtilerek, "Trump'ın sözde barış planını tamamen reddediyoruz" ifadesi kullanıldı.

"Kudüs, Filistin'in ebedi başkentidir. ABD yönetimini, adil, kalıcı ve kapsamlı bir barış için uluslararası hukuk ilkelerine uymaya çağırıyoruz" denilen bildiride, üye ülkelere de "Tüm uluslararası forumlarda Filistin'in yasal, siyasi ve diplomatik çabalarını destekleme" tavsiyesinde bulunuldu.

İİT bildirisinde, Trump'ın sözde barış planını reddetme kararının, BM Genel Kurulu Başkanı, BM Güvenlik Konseyi Başkanı ve BM Genel Sekreteri'ne iletileceği ifade edilerek, “İşgal altındaki Doğu Kudüs ve Filistin meselesinin görüşülmesi için BM Genel Kurulu'nda olağanüstü toplantı düzenlenmesi" çağrısı yapıldı.

Arap Birliği de ABD Başkanı Donald Trump'ın sözde barış planını tamamen reddederken, hiçbir şekilde dikkate alınmayacağı kararı aldı.

KUDÜS İÇİN YENİ OLDU-BİTTİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Senegal dönüşü uçakta yaptığı açıklamada, “Açıklanan plan, barışa ve çözüme hizmet etmeyecektir. Bu plan Filistin ve Kudüs için yeni oldu bittiler oluşturma gayretidir. Bu, Filistinliler’in haklarını yok sayma ve İsrail'in işgalini meşrulaştırma planıdır. Hangi girişim olursa olsun, bazı Arap ülkeleri sırtını dönse de biz Filistin'in ve Kudüs-ü Şerif'in hukukunu korumak için uluslararası kurumları harekete geçirmeye ve dünyaya bu meseleyi anlatmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin danışmanı Hesameddin Ashena ise plan için, “Siyonist rejim ve Amerika arasında bir anlaşma. Filistinliler ile diyalog gündemde yok. Bu bir barış planı değil, dayatma ve yaptırım planıdır” dedi.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres de Trump yönetiminin sözde Ortadoğu Barış Planı'na ilişkin, ''Biz BM kararlarının ve uluslararası hukukun koruyucularıyız ve iki devletli çözüme sıkı sıkıya bağlıyız'' dedi.

Avrupa Birliği (AB), Ortadoğu'ya barış getirme vaadiyle ABD tarafından sunulan planı reddederek, İsrail'in daha fazla Filistin toprağı ilhak etmesinden endişe duyduğunu açıkladı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Özel Temsilcisi Alexander Lavrentiev ise Rusya’nın uluslararası hukukun uygulanması çerçevesinde iki devletli çözüm esasına bağlı olduğunu ifade etti. Lavrentiev, ABD Başkanı Trump’ın sözde barış planına ilişkin ise “ABD’nin planının uygulanması mümkün değil” dedi.

KINAMADAN BAŞKA BİRŞEY YAPMAYACAKLAR

Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere, Avrupa Birliği, İslam İşbirliği Teşkilatı, 1948’den beri İsrail’in Filistin’deki işgallerine, katliamlarına, saldırılarına karşı bir yaptırım uygulayamadı.

BM Genel Kurulu ve Güvenlik Konseyi’nde bugüne kadar alınan kararların büyük bölümü Ortadoğu ve İsrail’e ilişkindi. Ancak bu kararlara İsrail hiçbir zaman uymadı, işgal ve saldırılarını sürdürdü. BM Güvenlik Konseyi’nin İsrail aleyhine aldığı 72 kararın tamamı ABD tarafından veto edildi.

Trump’ın “Yüzyılın Planı” adını verdiği sözde barış planı yine BM Genel Kurulu ve Güvenlik Konseyi’ne götürülecek. Daha önceki kararlarda olduğu gibi Güvenlik Konseyi’nde yine ABD tarafından veto edilecek.

Uluslararası kuruluşların sözlü kınamalarına, Filistin halkının yanında olan ülkelerin tepkilerine rağmen İsrail’in Kudüs’ü ilhakı, Filistin’in işgali sürecek.