Dünya Sağlık Örgütü skandalı büyüyor!

Çin'in Wuhan kentinden dünyaya yayılan yeni tip koronavirüs (Covid-19) dünyayı etkisi altına almaya devam ederken, Dünya Sağlık Örgütü'nün tartışmalı kararlarına tepkiler de çığ gibi büyümeye devam ediyor. ABD Başkanı Trump'ın 'DSÖ Çin'in kuklası' açıklamasının ardından gelen DSÖ'den ayrılma kararı şok etkisi yaratmıştı. 114 ülkenin ortak kararı ile DSÖ'ye soruşturma açılması talep edilirken, hangi ülkeler DSÖ'den ayrılma kararı aldı? DSÖ soruşturma geçirecek mi?

Çin’in Wuhan kentinde aralık ayında tespit edilen ve dünya genelinde 7.7 milyar kişiyi etkisi altına alan yeni tip koronavirüs (Covid-19) yılın altı ayına damga vurdu.

Dünya ülkeleri normale dönme hazırlıkları yaparken tüm gözler de sağlık alanında en güvenilir kuruluş olan Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) çevrilmişti. Fakat süreç ilerledikçe Dünya Sağlık Örgütü’nün tartışmalı kararları da art arda geldi.

Ocak ayında Çin, yeni tip koronavirüs (Covid-19) ile mücadele etmeye başlamış ve karantina uygulamaları ile birlikte tedbirler her geçen gün artırılmıştı.

Dünya Sağlık Örgütü ise ocak ayında sosyal medya hesabı Twitter’dan yaptığı açıklamada, virüsün insandan insana bulaştığına dair bir kanıt bulunmadığı açıklaması ile dikkatleri üzerine çekmişti.

Hemen akabinde DSÖ Genel Direktörü Ghebreyesus, virüse salgınına ilişkin “uluslarası kamu sağlığı acil durumu” ilan etmek için erken olduğunu açıklamış ve gerekçe olarak da “kanıt” bulunamamasını göstermişti.

Şubat ayında ise başta Tayvan olmak üzere Asya’da birçok ülkede virüs yayılmaya devam etmesine rağmen Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) Çin’e karşı seyahat kısıtlamalarına karşı olduklarını açıklaması neredeyse şok etkisi yaratmıştı.

Virüs şubat aylarının son günlerinde Asya ülkelerinden Avrupa’ya sıçrarken, Dünya Sağlık Örgütü virüsün ‘salgın’ olarak nitelendirilmemesinde ısrar etmiş, yalnızca ‘ani’ artıştan ‘endişe’ duyduklarını açıklamakla yetinmişti.

28 Şubat’a gelindiğinde ise Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), bir anda söylemlerini değiştirerek Covid-19’un küresel risk seviyesini ‘yüksek’ten ‘çok yüksek’ seviyesine çıkarmaya karar verdi.

Toplam vaka sayısını dünya genelinde 100 bine ulaşırken, DSÖ; “pandemi tehdidi gerçek oldu” açıklaması ile gündeme damga vurdu.

Mart ayı başında DSÖ, Covid-19’un ‘kontrol edilebilir pandemi’ olduğunu ileri sürerken ülkeler, kendi toprakları içerisinde eğitim, spor, çalışma hayatına dair birçok önlemi art arda almaya devam etti.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 11 Mart’ta, virüs nedeniyle dünya genelinde rakamlar 114 ülke ve 118 bin vakaya ulaştığında Covid-19’u “pandemi” ilan etmeye ‘nihayet’ karar verdi.

Dünya Sağlık Örgütü’nden (DSÖ) spor etkinlikleri, büyük toplantılar ve spor etkinliklerinin iptal edilmesinin, ayrıca fiziksel önlemlerin Covid-19 salgınını yavaşlatabileceği açıklaması geldi.

Aşı için 12 - 18 ay beklemek gerekeceğinin açıklanmasının ardından BM Genel Sekreteri Guterres, Covid-19 nedeniyle dünyanın II. Dünya Savaşımda bu yana görülen en zorlu en zorlu kriziyle karşı karşıya olduğunu duyurdu.

Aralık ayından mart ayının sonuna kadar geçen süreçte, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) yaptığı tüm açıklamalar tartışmalara neden oldu. Covid-19 salgını sürecinde ‘sağlıklı’ kararlar almamakla itham edilen Dünya Sağlık Örgütü’ne ilişkin son açıklama da ABD Başkanı Donald Trump’tan geldi.

Trump’ın çıkışının ardından örgütün dünya genelindeki imajında ve güvenirliliğinde önemli oranda düşüş gözlemlenirken; DSÖ’nün yeniden ‘rüştünü yeniden ispat etmesi’ için normalleşme sürecinde ‘reform’ çalışmalarına hız vermesi bekleniyor.

Dünya Sağlık Örgütü’ne ilişkin iddialar ise gün geçtikçe artmaya devam ediyor. Son olarak Associated Press haber ajansında yer alan bir haberde, Covid-19'un genetik şifresi DSÖ'ye haftalar sonra bildirdiği ve bu konuda da gecikme yaşandığı iddia edildi.

ABD Başkanı Donald Trump, Dünya Sağlık Örgütü’nü (DSÖ) ‘Çin’in kuklası’ olmakla suçlamış, buna gerekçe olarak da Çin Devlet Başkanı Şi Cingping’in eşi Peng Liyuan’ın Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) internet sitesinde paylaşılan 9 iyi niyet elçisi arasında yer alması gösterilmişti.

Covid-19’un son merkez üssü Latin amerika olurken, Latin amerika ülkelerinden Brezilya’da vaka sayısı yarım milyonu geçerken, son rakamlara göre 39 bin 797 kişi hayatını kaybetti. Koronavirüs pandemisini hafife almakla eleştirilen Brezilya Devlet Başkanı Dünya Sağlık Örgütü'nü ‘ideolojik taraf’ olmakla suçlarken, ülkesinin bu organizasyondan çekilebileceğini duyurdu.

Son olarak, Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) asemptomatik (belirti göstermeyen) kişilerden virüsün bulaşmasının çok nadir olduğuna dair açıklaması üzerine, başta Harvard Üniversitesi bilim insanları olmak üzere ülkelerden tepki yağdı. DSÖ, gelen tepkiler üzerine açıklamasını geri çekti.

DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ’NE (DSÖ) SORUŞTURMA

Dünya genelinde 7 milyondan fazla insanı etkisi altına alan ve 408 bin kişinin ölümüne neden olan Covid-19’a ilişkin Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) kararları tartışılmaya devam ederken, İsviçre'nin Cenevre kentinde salgın nedeniyle nedeniyle görüntülü konferans yoluyla düzenlenen Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) yıllık toplantısında Birleşmiş Milletler üyesi 194 ülke, DSÖ'nün koronavirüs salgınını yönetimi konusunda uluslararası bağımsız bir soruşturma yapılması kararını verdi.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), koronavirüs salgını sürecinde yürüttüğü çalışmalarından dolayı bağımsız soruşturma yapılmasını kabul etti.