Dr. Mehmet Öz: Kahvaltı yasaklanmalı / Kalp krizi riskini düşürüyor

Dr. Öz’ün kahvaltının yasaklanmasını düşünüyorum açıklaması tıp dünyasını ikiye bölerken Öz’ün 7 yıl önceki yazısında da kahvaltının kalp krizi riskini yüzde 27 oranında düşürdüğünü söylemesi sosyal medyada hangisi doğru sorularının yöneltilmesine sebep oldu.

Dr. Mehmet Öz: Kahvaltı yasaklanmalı / Kalp krizi riskini düşürüyor

Kültürümüzde yeri tartışılamayacak kadar önemli olan kahvaltı son yıllarda farklı konseptlerle daha da ilgi çekici bir hal aldı. 'Yemek yemek üstüne ne düşünürsünüz bilmem ama kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı...' Doktor Mehmet Öz, ünlü şair Cemal Süreya’nın bu dizelerini süsleyen ve mutluluk getirdiğine inandığı kahvaltıyla ilgili ezber bozan bir açıklamada bulundu. Öz, yıllardır beslenme uzmanlarının kahvaltının günün en önemli öğünü olduğunu savunan sözlerine karşı çıktı ve TMZ dergisine verdiği röportajda, “Kahvaltıya ihtiyacımız olduğunu sanmıyorum. Bu bir reklam aracı. Bu inanışların birçoğu sağlığımız hakkındaki gerçeklere dayanmadı” dedi. Öz’e göre en akıllıca şey kahvaltıyı iptal etmek ve ilk öğünü gerçekten açken yemek. Öz’ün sözleri diyetisyen ve doktorları ikiye ayırdı. Öz sadece tıp dünyasını değil kendisini de yalanlamış oldu zira yıllar önce yazdığı yazısında kahvaltının faydalarını ballandıra ballandıra anlatıyor… Kahvaltısız olmaz diyenlerin yanında ‘7 yılda ne değişti’ gibi sorular da Dr. Öz’ün yanıtını bekliyor…

Dr. Öz 27 Ekim 2013 tarihli yazısında kahvaltının insan sağlığına ne kadar faydalı olduğunu ayrıntıları ile şöyle anlatıyor;

Kahvaltı, vücudumuz için tam anlamıyla bir uyandırma servisi. O yüzden her zaman ısrarla, güne kahvaltıyla başlamanızı tavsiye ediyorum. Sabah yapacağınız ufak bir atıştırmalık bile kilo alımı, yüksek kolesterol, yüksek kan basıncı ve diyabet riskini azaltıyor. Güne kahvaltıyla başlamanız için daha fazla nedene ihtiyacım yoktu fakat şimdi daha da iyi bir sebep çıktı karşıma: “Kahvaltı yapmak kalp krizini önlüyor”...
Circulation dergisinde yayımlanan bir çalışma, sabahları bir şeyler yemenin kalp krizi riskini yüzde 27’ye kadar düşürebileceğini ortaya koydu. Bu bilgi, sabahları lezzetli bir smoothie hazırlamak, tam tahıllı bir tost yapmak veya bir önceki geceden kalanları mikrodalgada ısıtmak için birkaç dakikasını ayıranlar için çok iyi haber. Çünkü gece uykusundan sonra sabah uyandığınızda vücudunuz kalori ister. Sabah kalori almadan, vücudunuz bir daha ne zaman enerji alacağından emin olamaz. İşini sağlama almak için de metabolizmasını yavaşlatır ve açlık moduna girerek bulabildiği her kaloriye sarılır. Ayrıca sabahları kendinizi aç bırakmak, gün içinde daha çok acıkmanıza neden olarak bulduğunuz cips veya çikolatalara direnmenizi zorlaştırır. İşte bu etkiler kahvaltıyı atlamanın kalp krizi riskini neden arttırdığının, sizi kilo almaya daha yatkın hale getirmesinin ve diyabete yakalanma riskini yüzde 21 arttırmasının temel nedeni. Yani uyandıktan sonra ne kadar çabuk bir şeyler yerseniz o kadar iyi. Arkadaşlarımdan, sabahları neden kahvaltı yapmadıkları veya yapamadıkları hakkında birçok bahane duyuyorum. Sabahları aç olmuyor musunuz? Yumurta beyazından yapacağınız güzel bir omlet iştahınızı açabilir. Kahvaltılık gıdaları sevmiyorsanız başka şeyler de tüketebilirsiniz. Yumurta ve peynir kahvaltınızı tekdüzeleştirmek zorunda değil. Sevdiğiniz bir öğlen yemeğini de kahvaltıda tüketebilirsiniz. Sabah kalktığınızda yağlı çöreklere veya abur cuburlara koşuyorsanız kalbiniz bundan memnun kalmaz elbet. Ancak bu, kahvaltıda kendinizi şımartamayacağınız anlamına gelmiyor. 

Öz’ün sözleri diyetisyen ve doktorları da ikiye ayırdı. İşte görüşler:

O LAF ASLINDA KAMPANYA

* Prof. Dr. Yavuz Yörükoğlu (Kalp ve damar cerrahisi uzmanı): 2015’te ‘30 Günde 10 Yıl’ kitabımda iki öğün beslenme modelini anlattım. Kahvaltı günün en önemli öğünü değil, bir şehir efsanesi. ‘Kahvaltı yasaklansın’ demiyoruz tabii ki, bu kadar katı olmaya gerek yok. Ancak günün ilk öğününü 12.00’de yemek ondan sonra da saat 20.00’den sonra bir şey yememek metabolizma sağlığı açısından önemli. 1950’li yıllara kadar üç öğün yemek yoktu, ara öğün hiç yoktu. Dünya savaşlarının ardından bolluk ve refah dönemi başlayınca gıda sanayisi insanlara daha çok ürün satabilmek ‘daha çok öğün’ mantığını aşıladı. ‘Kahvaltı günün en önemli öğünüdür’, ABD’de mısır gevreği üreten bir firmanın reklam kampanyasından çıkma bir söz.

 VÜCUDUN YAKITIDIR

* Dr. Ayça Kaya (İç hastalıkları uzmanı): Mehmet Öz’ün sözleri ABD için geçerli bir görüş olabilir ancak Türkiye’de geçerli değil. Çünkü ABD’deki kahvaltı tabakları çok büyük. Omletler 12 yumurtayla yapılıyor, şeker şuruplu pancake’ler, mısır gevrekleriyle kahvaltı ediyorlar. Kahvaltı günün en önemli öğünüdür. Doğru besin içerikleri olan yiyeceklerden seçilir, yenirse kahvaltı vücuda çok faydalıdır. Bir kişi akşam yemeğini hafif yemiş sabah aç karna uyanıyorsa o kişi doğru besleniyordur. Vücut kahvaltıya ihtiyaç duymalı. Ancak gece yatana kadar beslenirsek sabah insanın canı bir şey istemez ve tabii ki tok karna bir şeyler yemek şart değil.

YAŞAM TARZI BELİRLER

* Ece Köprülü (Diyetisyen): Ben kişilerin yaşam tarzına uygun beslenmesini destekleyen ve danışanlarıma bunu tavsiye eden biriyim. Bir kişi sabah erken saatlerde kalkıp çalışmıyorsa ve aktif olduğu saatler farklıysa bu kişiye tabii ki zorla kahvaltı yapın diyemeyiz. Ancak yemek başlangıç ve bitiş saatini de ona göre uygularız. Ancak yaşam saatleri kahvaltıya uygun olan bir kişinin mutlaka kahvaltı etmesi gerektiğini düşünüyorum. Vücut sabah 6.30’dan akşam 19.30’a kadar aktif olarak çalışıyor. 16.30’dan sonra vücut metabolizmamız yavaşlıyor. O yüzden 19.00-20.00 saatlerinden sonra çok fazla yemek yememeyi tavsiye ediyorum. Mehmet Öz’ün kahvaltı görüşüne katılmıyorum.

GELİŞME ÇAĞINDA MUTLAKA ŞART

* Pınar Uçan Argun (Uzman diyetisyen): ‘Kahvaltı kaldırılsın’ gibi bir söylem dünyanın geneline söylenemez. Gelişme çağında olanlar, hamile olanlar, şeker hastası potansiyeli olan kişiler mutlaka kahvaltı yapmalı. Kahvaltı güne hem zinde başlamamızı sağlar hem protein aldığımız için metabolizmamızı hızlandırır, bağışıklımızı kuvvetlendirir. Mevsimine göre çiğ sebzeler, peynir, açık çay bunların tümü vücut için faydalı. Açık çay içerdiği düşük orandaki kafeinle bağırsaklar için avantaj sağlar. Son dönemlerde iki öğün beslenme modelinin bu kadar popülerleşmesinin tek sebebi zayıflatması. Ancak bir şey zayıflatıyor diye doğru diyemeyiz. Ara öğün yapmak da kişiden kişiye değişir.