ABD'de Trump'a yönelik dört soruşturma dosyası açıklandı

ABD eski Başkanı Donald Trump hakkındaki suçlamalar her geçen gün artıyor. Son olarak Florida’daki evinin aranmasının ardından hakkındaki suçlamalar Trump’ı jüri önüne çıkaracak mı?

ABD eski Başkanı Donald Trump hakkındaki suçlamalar arttıkça Cumhuriyetçi parti üyeleri ve destekçileri de kaygı ile son gelişmeleri izliyor.

İlk olarak 2020 yılında yapılan başkanlık seçimlerinin ardından 6 Ocak’ta Capitol’e yönelik saldırıdan suçlanan Trump, hemen akabinde Georgia eyaletinde 2020 seçimlerine müdahale ile gündeme gelmişti.

Hemen akabinde Trump’ın banka kredisi almak ve vergi kaçırmak amacıyla finansman gelirlerini yanlış beyan ettiği iddiası yargıya taşınmıştı. New York’ta Trump’ın şirketlerine yönelik soruşturma sürerken Manhattan Bölge Savcısı Alvin Bragg'in paralel bir soruşturması kapsamında iki ayrı iddianame hazırlandığı belirlenmişti.

Şirketin CFO’su Allen Weisselberg suçlamaları kabul etti ve ayrıca çağırılması halinde Trump Organizasyonu aleyhinde ifade vermeyi kabul etti. Fakat Weisselberg’in bizzat Trump aleyhine ifade vermeyeceği ve Bragg’ın da eski başkanı suçlamak konusunda isteksiz olduğunu iddia edildi.

Son olarak da Beyaz Saray’dan resmi evrakları çıkardığı gerekçesi ile Trump’ın Florida’daki ikametgahı Mar-a-Lago'da arama yapmıştı. FBI’ın aramanın ardından yaptığı açıklamada, Trump’ın evinde aralarında nükleer silahlarla ilgili gizli belgilerin de olduğu birkaç kutu belge bulunduğu belirtilmişti. Belgelerin arasında gizli bilgilerin de bulunması nedeniyle dosyanın ‘Casusluk Yasası’nın ihlaline ilişkin soruşturma kapsamında değerlendirilebileceği vurgulandı.

Tüm soruşturmaları yakından izleyen uzmanlar, itiraz yolununun açık olduğunu vurgulamakla birlikte Trump’ın ihlal etmiş olabileceği eyalet ve federal tüzüklerin çeşitliliğinin şaşırtıcı olduğuna dikkat çekiyor.

Trump’ın başkanlığı öncesinde, sırasında ve sonrasında meydana geldiği iddia edilen ve soruşturulan dört ceza soruşturmanının birinin bile mahkumiyetle sonuçlanması halinde eski başkanın hayatının geri kalanını hapishanede geçireceğinin de özellikle altını çiziyor.
Soruşturmalara ilişkin önemli detayların kamuoyu tarafından henüz bilinmediğine vurgu yapan uzmanlar, Adalet Bakanlığı’nın detaylı açıklama yapmak konusunda çekimser davranmasına ramen Trump’ın sosyal ağlar aracılığıyla dosyalara ilişkin bilgileri paylaştığına da dikkat çekiyor.

Trumpworld soruşturması olarak da bilinen ve gizli belgelerin olası yanlış kullanımına ilişkin yürütülen federal soruşturma, Mar-a-Lago'da bir arama emri çıkarılmasında etkili oldu. FBI, Trump’ın evinden alınan belgelerin bir kısmını “gizli/TS/SCI” olarak etiketlendiğini belirten Vox’tan Ian Millhiser; söz konusu etiketlemenin, “istihbarat kaynakları, yöntemleri veya analitik süreçlerle ilgili veya bunlardan türetilen bilgiler” anlamı taşındığını vurguladı.

Washington Post’ta yer alan haberde dosyaların “nükleer silahlara ilişkin gizli belgeler” içerdiğini kamuoyuna duyururken Trump'ın Casusluk Yasası'nın belirli ulusal güvenlik bilgilerini "kasten" saklamayı suç haline getiren bir hükmünü ihlal etmiş olabileceğine inanıldığının altı özellikle çiziliyor.

Adalet Bakanlığı'nın bu belgelerin iadesi için Trump ile müzakere etmeye çalıştığı ve bir mahkeme celbi yoluyla geri almaya çalıştığı bildirildi . Bir muhbir, Trump'ın avukatlarından birinin, Trump'ın gizli olarak işaretlediği tüm materyalleri iade ettiğini iddia eden yazılı bir açıklama imzalamış olmasına rağmen hala elinde gizli belgeler olabileceğine dikkat çekildi.

Şayet Casusluk Yasası’nın ihlali soruşturmasında suçlu bulunursa Trump’ın 10 yıla kadar hapis cezası alması söz konusu.

830’dan fazla kişinin suçlandığı 6 Ocak Capitol baskınında Trump’ın soruşturulup soruşturulmayacağı tam netlik kazanmasa da eski başkanın büyük olasılıkla en az iki federal ceza yasasını ihlal etmiş olabileceği ( Kongre’nin resmi işlerini engellemek ve ABD’yi dolandırmak) göz önünde bulunduruluyor. Trump’ın suçlu bulunması halinde Kongre’nin resmi işlerini engellemekten 20 yıl, ABD’yi dolandırmaktan ise beş yıl hapis cezası alabileceği vurgulanıyor.

Geçtiğimiz ocak ayında, Fulton İlçesi Bölge Savcısı Fani Willis'in ofisi, Georgia mahkemesinden “ABD Eyaletindeki 2020 seçimlerinin yasal yönetimini bozmaya yönelik olası girişimlerle doğrudan veya dolaylı olarak ilgili gerçekleri ve koşulları araştırmak amacıyla” özel bir büyük jüri toplamasını istedi. Sahte seçmen listesinin de oluşturulmasını da kapsayan soruşturma Trump’ın yakın çevresinde bir kişiyi de hedef alıyor.

Trump’ın seçmen listesi üzerindeki etkisi tam olarak kanıtlanamasa da, suçlu bulunması halinde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası alabilir.

New York’ta devam eden soruşturma ise mali dolandırıcılık kapsamında sürüyor. Trump’ın burada suçlanması ihtimali az olmasına rağmen olası mahkumiyetiyle sonuçlanma ihtimali en yüksek dava olarak görülüyor.

Tüm ihtimallerin dikkatle incelenmesi gerektiğine vurgu yapan Ian Millhiser, bir süreliğine Trump'ın kaderi üzerinde bir belirsizlik bulutunun dolaşmaya devam edeceğinin de altını çiziyor.