Doğu Türkistan'da ne oluyor?

Dünya nüfusunun yaklaşık olarak yüzde 24'ünin Müslüman olmasına rağmen Çin zulmü altında olan Müslüman Uygur halkının durumuna ilişkin Müslüman liderlerden ses çıkmıyor. Malezya lideri, uzun süredir Çin zulmüne altında olan Uygurlara yönelik açıklamalarda bulundu. Malezyalı lider Çin zulmüne tek başına sesini yükseltirken neden diğer Müslüman ülke liderlerinden ses çıkmıyor?

Müslümanlar dünya nüfusunun yaklaşık olarak yüzde 24’ünü oluşturuyor. Dünya üzerinde 50 ülke nüfusun çoğunluğu Müslüman iken pek çok ülkede de Müslüman nüfusu yüzde 10-35 arasında değişiklik gösteriyor. 1,5 milyarlık İslam alemi dünya üzerindeki en büyük ikinci semavi din. Fakat nicel çoğunluğun etkisi zülüm karşısında pek fark edilmiyor. Nitekim dünyanın pek çok bölgesinde zülüm altında olan Müslümanların durumu niceliğin nitelikten üstün olmadığını gösteriyor.

Dünya’nın pek çok bölgesinde Müslümanların maruz kaldığı zulüm arşı inletirken 1,5 milyarlık Müslüman alemi ülkeleri bir duvarın tuğlaları gibi birleşememektedir. Arakanlı Müslümanların maruz kaldığı zülüm hali hazırda hafızalardan silinmemişken, Doğu Türkistan Müslümanlarının uzun yıllardır maruz kaldığı Çin zulmü de dinmek bilmiyor. Doğu Türkistan Müslümanlarını etnik kökenlerinden ve dinlerinden ötürü soykırıma tabi tutan, toplama kamplarında ‘Mesleki Eğitim’-‘Toplumsal Adaptasyon’ adı altında asimile çalışmaları yürüten Pekin yönetimine karşı ekonomik refaha ulaşmış olan Müslüman ülkelerden ne yazık ki ses çıkmıyor. Bunun başlıca nedeni ise ekonomik çıkar kaygıları ve Çin’in küresel arenadaki gücü.

MALEZYA’DAN MÜSLÜMAN UYGURLARA DESTEK

Doğu Türkistan, Çin zulmü altında ezilirken bölgedeki Müslümanlara Malezya’dan destek geldi. Malezya’nın başkenti Kuala Lumpur’da toplanan eylemciler, Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde Müslüman Uygur Türklerine baskı uygulayan Pekin yönetimini protesto etti.  Eylemciler, Çin'de Uygur Türklerine yönelik tutuklama ve toplama kampına yerleştirme gibi uygulamalara seslerini yükseltti. Doğu Türkistan bayrakları ve Uygur Türklerinin haklarının savunulduğu pankartlar taşıyan kalabalık, tekbirler eşliğinde Çin karşıtı sloganlar attı.

Çoğu protestocu, Uygur Türklerine destek veren Türk asıllı Alman futbolcu Mesut Özil'in fotoğrafının yer aldığı "Uygurları önemse" yazılı pankartlar taşıdı. Büyükelçilik önünde yapılan konuşmalarda, Çin yönetiminin Uygur Türklerine yönelik uyguladığı baskılara son verilmesi çağrısı yapıldı.

MAHATHİR MUHAMMED’TEN AÇIKLAMA

Malezya’nın başkenti Kuala Lumpur’da düzenlenen protestolarla aynı gün Malezya Parlamentosu'nda muhalefet partilerinin sorularını cevaplayan Başbakan Mahathir Muhammed, Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde yaşayan Uygurlara yönelik baskı ve etnik ayrımcılığa ilişkin soruya yanıt verdi.

Mahathir, Malezya'nın başka ülkelerin iç işlerine karışmama prensibini hatırlatarak, "Uygurlar da dahil olmak üzere Müslümanlara yönelik dünya genelinde uygulanan baskıların varlığı tüm taraflar nezdinde kabul edilmelidir" şeklinde konuştu.

Çin'deki baskılardan kaçan Uygurların Malezya'ya iltica taleplerinin kabul edilip edilmeyeceği sorusuna ise Mahathir, "Başka ülkeye gidebilirler çünkü güvenlikleriyle alakalı meşru korkuları var ve kendi ülkelerinde korunmayacaklarına yönelik düşünceleri mevcut. Uygurlar Malezya'ya gelip sığınma istedikleri takdirde Malezya, Çin'den bu yönde bir başvuru gelse dahi Uygurları sınır dışı etmeyecektir." cevabını verdi.

Malezya başkanı Mahathir, Müslüman Uygur Türklerinin uğradığı zulme ilişkin ilk defa açıklama yapmıyor. Nitekim 18-21 Aralık’ta düzenlenen Kuala Lumpur Zirvesi’nin kapanışında yaptığı açıklamada “Uygurların tutuklandığına dair bilgiler alıyoruz. Bu yaşananlar talihsiz şeylerdir ve biz de bu tür uygulamalara katılmadığımızı beyan ettik.” ifadelerini kullanmıştı.

MÜSLÜMAN ÜLKELERİN ZULÜM KARŞISINDA SESSİZLİĞİ

Dünya nüfusunun yaklaşık olarak yüzde 24’ü Müslüman ve uluslararası sistem içerisinde tanınan 196 ülkenin 50’ye yakını Müslüman ülke. Bu denli büyük bir topluluğa sahip olan İslam alemi liderlerinden Uygur Müslümanlarının maruz kaldığı zulme dair herhangi bir girişim gelmezken açıklama dahi ne yazık ki gelmiyor. Bunun başlıca nedeni ise bu ülkelerin ekonomik açıdan Çin’e bağımlı hale gelmiş olmalarıdır.

Son 30 yıldır ekonomik anlamda yükselişe geçen Çin, elde ettiği refahı 2013 yılında açıkladığı “Bir kuşak, Bir yol” projesi kapsamında kullanmaya başladı. 70’ten fazla ülkeyi dünya nüfusunun yarısını ilgilendiren proje kapsamında Çin, Asya, Afrika, Avrupa ve Güney Amerika ülkelerini bir dizi altyapı yatırımları gerçekleştiriyor. Pakistan, Afganistan, Endonezya, Suudi Arabistan, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Müslüman ülkelere yatırımlar gerçekleştiren Pekin yönetimi, bu ülkeleri yavaş yavaş etkisi altına almaya başladı. Gelişmemiş veya gelişmekte olan ülkelere düşük faizlerle devasa krediler sağlayarak kendi yörüngesine çekmeyi başaran Çin, bu vesileyle uluslararası arenada meşru olmayan girişimlerini meşrulaştırıyor.

Pekin yönetiminden düşük faiz oranlarıyla kredi alan Müslüman ülkeler, Çin’in Doğu Türkistan Müslümanlarına uyguladığı zulme karşı ne yazık ki seslerini çıkaramıyor.