Doğu Akdeniz’deki mücadelenin amacı ne?

Dünyadaki hızlı nüfus artışı, kaynakların hızlı bir şekilde tükenmesine yol açıyor. Artan enerji ihtiyacını karşılamak için de farklı enerji kaynakları arayışına gidiliyor. Birçok bölgedeki  çatışma ve savaşların bir bölümü de alternatif enerji kaynaklarının bulunduğu yerlerde yaşanıyor. Bu noktalardan biri de doğal gaz ve petrol yataklarının yanı sıra “gaz hidrat” bakımından zengin olduğu düşünülen Doğu Akdeniz. Gaz hidrat, geleceğin enerji kaynağı olarak görülüyor.

Libya’daki Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) ile 27 Kasım’da imzalanan Güvenlik ve Askeri İşbirliği Mutabakat Muhtırası ve Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası, bölgede zaten var olan çekişmeyi daha da derinleştirdi.

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki haklarına zaten rıza göstermeyen Batılı ülkeler ve müttefikleri, mutabakatın ardından saldırganlıklarını üst seviyeye çıkardı. Doğu Akdeniz’de Türkiye’ye karşı ittifak arayışlarının gerekçesi, hidrokarbon kaynaklarının nasıl paylaşılacağına ilişkin açgözlülükten kaynaklanıyor.

Avrupa Birliği (AB), Rusya’ya olan enerji bağımlılığını azaltmak isterken, özellikle Mısır, yeni keşfedilen enerji kaynaklarıyla doğalgaza alternatif sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG) Avrupa pazarına taşınmasında önemli rol üstlenmeye çalışıyor. İsrail’in bastırması ve ABD’nin siyası manevrasıyla Mısır ev sahipliğinde İsrail, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Kesimi (GKRY), İtalya ve Ürdün arasında işbirliği anlaşması imza altına alındı. Bu anlaşmayla, Doğu Akdeniz’de en uzun kıyıya sahip olan Türkiye’nin bölgedeki varlığı adeta hiçe sayılmak istendi.

Türkiye ise yaptığı hem kendi ülkesinin hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin haklarının korunması adına harekete geçti. Doğu Akdeniz'deki 3,5 trilyon metreküp doğalgaz ve 2 milyar varil petrole ulaşmak için araştırma ve sondaj yapan 4 Türk gemisi, bu günlerde 4'üncü sondajını tamamladı. 6 sondaj daha yapılması ve bu sondajlar sonucu rezervlere ulaşılabileceği hesaplanıyor. Türkiye’nin kararlılığı sonrası İtalyan Eni ve Fransız Total şirketleri de araştırma yaptıkları bölgelerden çekilmek zorunda kaldı.

Güvenlik Uzmanı Abdullah Ağar, Türkiye’nin Libya ile yaptığı mutabakatın Doğu Akdeniz için de çok önemli olduğunu belirtti. Ağar, Doğu Akdeniz’deki yaşanan çekişme ve sorunun sadece olduğu varsayılan 3,5 trilyon metreküp ve 2 milyar varil petrol olmadığına işaret ederek, Doğu Akdeniz’de asıl amacın “gaz hidrat” olduğuna dikkati çekti. Ağar, “Bir birim gaz hidrat, 30 birim doğalgaza eşit. Varın şimdi siz paranın/kavganın büyüklüğünü düşünün” değerlendirmesinde bulundu.

GAZ HİDRAT NEDİR?

Kara parçalarının derinlerinde oluşan metan rezervlerinin veya okyanus ve deniz içinde bulunan maddelerle beslenen bakterilerin meydana getirdiği metan, uygun oluşumda (ısı ve basınç) su ile donarak gaz hidratlar oluşur. Gaz hidrat, su molekülleri sayesinde bir kafes yapısı içinde tutulması ile meydana gelen buz gibi görünen genellikle beyaz renkli kırılgan kristalin oluşumudur. Donmuş bir su ve gaz karışımı olduğundan genelde “yanıcı buz” olarak da adlandırılır. Katı halde 1 metreküp gaz hidrattan gaz haline geçtiği zaman 164 metreküp gaz elde edilebilir. Gaz hidratlar gelecekte enerji kaynakları arasında yer alacağı düşünülmektedir.

Gaz hidratlar içerisinde hidrokarbon gazlarından bulundururlar (etan, propan,bütan) bununla beraber en yaygın ve en çok hidrat oluşturan gaz metan gazıdır. Bu gazlar karada soğuk kutupsal bölgelerde, denizlerin diplerindeki tortullarda, kıtasal yamaç ve kayaçlarda oluşup bolca bulunurken okyanusların en derinlerinde bu gazlara çok rastlanılmamıştır.

Gaz hidratlar için yapılan çalışmalar 1800’lü yılların başına dayanır.  1960’lı yılların sonlarına doğru Batı Sibirya bölgesinde geniş gaz alanı tortulları içerisinde kendiliğinden meydana gelen, katı doğal gaz ve metan hidratların bulunmasıyla, dünyanın hidratlara olan yaklaşımı büyük ölçüde değişmiştir. 1970 yılında Kuzey Rusya’da Messoyakha gaz hidrat alanı bölgesinde gaz üretimine geçilmiş ve dünya ülkeleri de bu tarihten sonra gaz hidrat araştırmalarına başlamıştır.

Türkiye; 3 tarafı denizlerle çevrili, 8 bin kilometrelik deniz kıyısına sahiptir. Böyle büyük bir kıyı şeridine sahip olmasına rağmen Türkiye denizlerindeki enerji, maden ve endüstriyel ham madde kaynaklarını başarılı bir şekilde kullanamamıştır. Türkiye’de ilk gaz hidrat çalışmaları TÜBİTAK desteği ile yapılmıştır. Karadeniz’in altında bol metan olduğunun bilinmesi çalışmaları tetiklemiştir.

Karadeniz’de 5 bölgede gaz hidratın bulunmasından sonra Doğu Akdeniz’de Finike Körfezi açıklarında Kıbrıs yakınlarında, Ege Denizi’nde geçmiş tarihlerde önemli çalışmalar yapılmıştır.

GAZ HİDRATIN AVANTAJLARI

Gaz Hidratların büyük sayılabilecek ve önemli olabilecek ilk avantajı bu maddenin barındırdığı yakıt potansiyelidir. Birçok sebeplerle gelecekte tükenecek olan petrol ve doğalgaz rezervlerinin yerini, doğada buz şeklinde bulunan ve içerdikleri geniş gaz hacminden sebeple gaz hidratlar, evrenin en önemli ve temel enerji kaynağı olmaya adaydır. Geleceğin enerji kaynağı için yapılan tahminlere göre, evrende bulunan gaz hidrat yatakları, düzgünce değerlendirildiğinde, doğal gaz ve petrol yataklarının tümünün toplamından fazladır. Şu an var olan petrol şirketlerinin yerini, petrol rezervlerinde yaşanacak olan azalmalardan sonra, hidrat şirketlerinin alması bu maddenin çok önemli bir enerji kaynağı olduğunu bize anlatmaktadır.

Gaz hidratların bir diğer avantajından bahsedecek olursam; günümüzün en büyük sorunlarından olan küresel ısınmayı önleyici, pozitif birçok etkisinin olmasıdır. Çağın en önemli yakıtları olan petrol ve kömür yakıldığında meydana çıkan metan gazı ve karbondioksit, küresel ısınmaya neden olan gazlardandır. Bunun yanı sıra, içinde çok büyük oranda metan bulunduran gaz hidratlar yakıldığında, günümüzün yakıtların kıyasla çok düşük bir oranda karbondioksit meydana getirirler. Kısaca; geleceğin enerji kaynağı olacak gaz hidratlar, diğer fosil yakıtlara göre çok daha temiz yanmaktadırlar. Bu sebepler, küresel ısınmaya çare olarak görülmektedir.

Bahsedecek olduğum son avantajı ise; var olmayan çeşitli yaşam topluluklarına mekân oluşturmasıdır. Deniz diplerinde hidratın sebep olduğu gaz çıkışlarından beslenmekte olan küçük çapta mikroorganizmaların oluşmakta ve varlıklarına devam etmektedirler.

Şu an sahip olan teknolojik çalışmalarla derin su tabanlarından gaz hidrat elde edilemiyor. Derinliği 3 bin metreden fazla olan yerlerdeki gaz hidrat sahalarının çalışmaları için son teknoloji ürünler gerekiyor. Bu sahaların belirlenmesi rezervlerin bulunması ve bu rezervlerin başarılı bir şekilde yeryüzüne ulaştırılması için teknolojinin gelişmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Gaz hidrat, bazı ülkelerde tecrübe edilmiş ve çıkarılıyor ise de geniş kapsamlı üretimi için halen daha ileri teknolojilere gereksinim duyuluyor.

Yavaş yavaş büyüyen Türkiye, çok merkezli dünya sisteminde yerini almaya çalışıyor. Türkiye bir yandan da küresel oyun kurucuların kendi çıkarları doğrultusunda müdahale ettiği bölgelerde, yaptığı hamleler ile etki üretmeye çalışıyor. Geçtiğimiz yıllarda Katar karşısındaki Körfez ittifakı, güney sınırlarımızdaki terör devleti oluşturulması istemi, Doğu Akdeniz’deki haklarının gaspına yönelik eğilimler ve Libya’nın meşru hükümetine karşı oynanan oyunlara karşı Türkiye, kendi hakları doğrultusunda da gerekli adımları atmaya çalışıyor.

Neşat ERGÜL - İNTELL4