Doğu Akdeniz'de neler oluyor?

Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de Libya hamlesinden sonra yeni bir hamle geldi. Attığı her adımla Yunan ve Rum kesimini zorlayan Türkiye, bu sefer İtalya ile Doğu Akdeniz'de ortak tatbikat gerçekleştirdi. Tatbikatın ardından Yunan medyasında 2 Ocak'ta Atina'da imzalanması ön görülen East-Med boru hattı anlaşmasının sallantıda olduğunu belirten haberler yer aldı. Peki Doğu Akdeniz'de neler oluyor? Yeni gelişmeler nelerdir?

Doğu Akdeniz’de kurulan oyunlar bir bir bozulurken, Yunanistan, İsrail ve Güney Kıbrıs eksenli ittifaka bir darbe de İtalya’dan geldi. Yunanistan, Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Güney Kıbrıs, İsrail ve İtalya’nın ortaklaşa yürüttüğü East-Med doğalgaz boru hattı projesi daha başlamadan çökmek üzere. Yunan Ekathimerini gazetesinin iddiasına göre projenin ortaklarından İtalya, anlaşmadan çekilebilir.

Haberde Güney Kıbrıs lideri Nikos Anastasiadis, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis’in 2 Ocak’ta Atina’da East-Med anlaşmasını törenle imzalamasının beklendiği hatırlatılırken, İtalya’nın ise projeye imza koyacağına dair bir beyanda bulunmadığı dile getirildi. Kıbrıs Haber Ajansı’nın Yunan bakanlık kaynaklarına dayandırdığı iddiaya göre İtalya anlaşmayı imzalayacağını ne doğruladı ne de yalanladı.

East-Med                                                                                                                              Doğu Akdeniz boru hattı veya basitçe EastMed, Doğu Akdeniz enerji kaynaklarını doğrudan anakara Yunanistan'a Kıbrıs ve Girit üzerinden bağlayan bir deniz/ kıyı doğalgaz boru hattıdır. Rum liderliği Yunanistan, İsrail ve İtalya devletleri tarafından gündeme getirilen boru hattının toplam maliyetinin 6 milyar Euro’nun üzerinde olacağı öngörülüyor.

Denizin 3,3 kilometre derinliğinde ve 2 bin kilometre olarak inşa edilmesi hedeflenen East-Med projesinin gerçekleşmesi ekonomik ve güvenlik açısından fazlasıyla maliyetli. Gerek fiziki gerek güzergâh ve gerekse bölgedeki sınırlı rezerv miktarı bakımından ciddi riskler içermesi nedeniyle de East-Med projesi uzmanlar tarafından rasyonel görülmemektedir.

DOĞU AKDENİZ’DE GÜÇ MÜCADELESİ

27 Kasım 2019 tarihinde Türkiye ve Libya arasında imzalanan deniz yetki alanları sınırlandırmasına dair mutabakat muhtırası kurulan ve kurulmaya çalışılan tüm dengeleri altüst etmişti. Türkiye’nin hamlesinin ardından ise Avrupa Birliği’nin (AB) Rus gazına olan bağımlılığını sonlandırmak isteyen ABD, savunma bütçesi olarak bilinen NDAA’de (National Defense Authorization Act) Doğu Akdeniz Enerji Yasası’na yer vermişti.

ABD Senato’su tarafından kabul edilen ardından Beyaz Saray'a gönderilen ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından da onaylanan savunma bütçesinde yer alan Doğu Akdeniz Güvenlik ve Enerji Ortaklığı Yasası ile Doğu Akdeniz’de Atina ve Lefkoşa’nın konumu daha da güçlenmişti. ABD’nin Doğu Akdeniz’de Rum, İsrail ve Yunanistan bloğunda yer aldığının bir göstergesi olan yasanın ardından Türkiye’den bir diğer hamle daha geldi.

Doğu Akdeniz’deki sondaj ve sismik araştırma gemilerine refakat eden Türk donanması, bir yandan da Akdeniz Kalkanı Harekâtı kapsamında başka ülkelerin savaş gemileriyle ortak eğitim amaçlı devriyeler atıp tecrübelerini paylaşıyor. Bu kapsamda Deniz Kuvvetleri, İtalyan ITS Zeffiro fırkateynini Aksaz Üssü’nde ağırladı. Ziyaret süresince konuk gemi personeline bölgedeki son duruma ilişkin bilgi verildi. Ziyaret sonrası İtalyan fırkateyni, Türk gemileriyle ortak eğitim yaptı. 

İtalyan gemilerin Akdeniz Kalkanı Harekatı’na katılmasının ardından Yunan basınında yapılan haberler hayal kırıklığını gözler önüne seriyor. Liberal.gr haber portalında “Türklerin Akdeniz’de güç gösterisiyle inisiyatifi ele geçirdiği, ne yazık ki Avrupa’dan beklenen yardımın gelmediği" yazılırken Yunan ordusuna yakın Military.gr sitesinde ise şu ilginç yorum yapıldı: “Bölgede İtalyan fırkateyni bulunmasından ötürü çok da umutlanmayalım. İtalyanlar kendi çıkarları doğrultusunda gerekirse Türklerle bir araya gelebilir!”

SONUÇ

Doğu Akdeniz’de süren güç mücadelesi hali hazırda devam ediyor. Bir taraftan oyunlar kurulurken diğer taraftan da yapılan hamleler ile kurulan oyunlar bozuluyor. Fakat Doğu Akdeniz’deki güç çekişmesi şimdiden küresel boyutlara erişmiş durumda. Bölge özelinde yaşana çekişmelerin yansımaları farklı alanlara da düşüyor. Nitekim Libya ile Türkiye arasında imzalanan muhtıranın ardından Libya’da 2011 yılından beri süren iç savaşta taraflar daha da belirgin olmaya başladı. Öyle ki, Birleşmiş Milletler tarafından tanınan Uluslararası Mutabakat Hükümeti’ne karşı darbeci General Halife Hafter aleni bir şekilde ABD, Fransa, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri tarafından desteklenmeye başlandı.

General Halife Hafter

 

Diğer taraftan Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin gerçekleştirdiği her hamleden rahatsızlık duyan Rum ve Yunan taraflarının East-Med’e dair haberler yapmasındaki başlıca neden İtalya gerçeğidir. Yunan medyasında yer alan haberlerin ana nedeni İtalya’nın Akdeniz Kalkanı Harekatı’na katılmasıdır. Türkiye’nin Libya hamlesinin ardından İtalya’yı yanına çekmesi çok büyük bir başarı. Fakat İtalya’nın baskılara ne kadar dayanabileceği tartışılabilir. Nitekim İtalya, AB’nin içerisinde olduğu tüm krizlerden etkileniyor.