Türkiye-Mısır ilişkileri normalleşebilir mi?

Son dönemde Orta Doğu’da masada ve sahada gerilim yaşayan ülkelerin birbirine gönderdiği mesajlar dikkat çekiyor. Özellikle Mursi döneminden bu yana Türkiye ile gergin ilişkiler içinde olan Mısır ile normalleşme adımları atılıyor. Peki bu normalleşme adımları Doğu Akdeniz’i nasıl etkiler?

Son dönemde Orta Doğu’da masada ve sahada gerilim yaşayan ülkelerin birbirine gönderdiği mesajlar dikkat çekiyor. Özellikle Mısır’ın eski cumhurbaşkanı Muhammed Mursi döneminden bu yana gergin seyreden Türkiye-Mısır ilişkilerinde yeni adımlar atılmak üzere.

İki komşu ülke arasında yumuşama adımlarının atıldığını, geçtiğimiz yıl ilk kez Cumhurbaşkanı Erdoğan, duyurmuştu. Bu süreçte istihbarat servisleri arasında görüşmeler yapıldığını belirtildi.  Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’da birkaç gün önce gerçekleştirdiği bir basın toplantısında, "Doğu Akdeniz'de en uzun karası ve kıyıları olan iki ülke olarak ilişkilerimizin seyrine göre biz de yarın deniz yetki alanları konusunu Mısır'la müzakere edebiliriz, kendi aramızda da ileride bir anlaşma imzalayabiliriz" ifadelerini kullandı.

Bununla birlikte Türkiye ile Mısır’ın birbirine doğrudan tehdit oluşturmadığını ve Doğu Akdeniz üzerinden komşu olduğunu biliyoruz. Kahire’nin de bu nedenle normalleşme adımlarına olumlu baktığı biliniyor. Doğu Akdeniz’de özellikle Yunanistan ile uzun süredir devam eden gerginliğe rağmen temasların sürüyor olması da bunun somut bir göstergesi olarak görülüyor. Ancak uzmanlara göre Kahire, normalleşmeyi bir süreç olarak ve Ankara'nın atacağı adımların bir sonucu olarak değerlendirme niyetinde.

MISIR’IN NORMALLEŞME ŞARTLARI

Öte yandan Sisi hükümetinin ilişkileri düzeltme sürecinde birtakım koşulları bulunuyor. Bunlardan en önemlisi Ankara’nın Mısır Devlet Başkanı Sisi'ye dönük ağır eleştiri içeren konuşmaları durdurmaları.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın son dönemde Mısır liderini hedef alan açıklamalarda bulunmaması bunun bir karşılığı olarak gösterilmekte. Diğer önemli unsurlar ise Türkiye'nin Libya'daki askeri varlığı ve Mısır’daki darbeden sonra Mısır'dan kaçarak Türkiye'ye yerleşen Müslüman Kardeşler bağlantılı kişilerin Kahire yönetimine karşı faaliyetlerine izin verilmemesi.

ANKARA HANGİ ADIMLARI ATIYOR?

Ankara şimdilik bu koşulları kabul etmiş görünüyor. Özellikle iki ülkenin bakanlarının görüşüyor olması ile birlikte istihbarat kurumlarının da iletişim halinde olması önemli bir ayrıntı olarak görülüyor. Bununla birlikte Ankara’nın Mısır ile bu normalleşme sürecine bağlı olarak karşılıklı büyükelçi atamaları yapmak istediği biliniyor.

Ayrıca Ankara tarafından yapılan değerlendirmelerde Mısır'ın özellikle Doğu Akdeniz'de Yunanistan ile deniz yetki anlaşması imzalamasına karşın, Türkiye'nin kıta sahanlığına saygı göstermesi önemli bir işaret olarak görülüyor.

İki ülke arasındaki gelişmeleri analiz eden uzmanlar, Mısır’ın 2020’de Yunanistan ve geçmişte Kıbrıs Cumhuriyeti ile yaptığı deniz sınırlama anlaşmasına yönelik bazı tespitlerde bulunuyor. Bu anlaşmaların Mısır'ın aleyhine olduğu, bu nedenle benzer anlaşmaların Türkiye ile yapılması durumunda Mısır'ın Akdeniz'de daha fazla egemenlik alanı elde edeceği görüşü gündeme geliyor.

Tüm bunların yanı sıra Ankara-Kahire ilişkileri açısından olumlu etki yapacak bir gelişme de başta Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Suudi Arabistan olmak üzere Körfez ülkelerinin Katar'a uyguladıkları blokajı kaldırmaları ve ilişkileri yeniden tesis etmeleri oldu. Katar ile Körfez arasındaki yumuşamanın Türkiye'nin de genel olarak hem Körfez hem de Arap ülkeleriyle ilişkilerine olumlu yansıması bekleniyor.

Ankara ile Kahire’nin diyalog sürecini kesintiye uğratmadan devam ettirmesi durumunda Kahire ile ilişkilerinin normalleşme sürecine girmesini öngörülüyor. Ancak diplomatik ilişkiler bütünüyle normale dönmeden Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanı konusunda ikili bir anlaşma olması mümkün görünmüyor.