Dini ve etnik asimilasyon

Eski İpek Yolu'nun kavşağı olan Doğu Türkistan, 1949 yılından beri Çin zulmü altında. 1 milyondan fazla Uygur Türk'ünü "Eğitim Merkezi" adını verdiği toplama kamplarında tutan Pekin hükümetinin bu kamplarda uyguladığı sistematik asimilasyona dair belgeler Washington merkezli Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu tarafından yayımlandı.

Doğu Türkistanlılara asimilasyon politikası uygulanan Pekin yönetimi, 1 milyonun üzerinde insanının toplandığı ve Doğu Türkistan genelinde inşa edilen söz konusu toplama kamplarını, dünyaya "EĞİTİM MERKEZİ", "REHABİLİTASYON MERKEZİ" ya da "MESLEKİ EĞİTİM MERKEZİ" olarak lanse ediyor. Fakat kamplardan kaçmayı başaran Doğu Türkistanlıların verdiği ifadeler ve kaynağı belirlenemeyen biri tarafından basına sızdırılan belgeler Çin Komünist Partisi’nin işlediği zulmün boyutunu gözler önüne seriyor.

Uygur bölgesinin başkenti sayılan Urumçi'nin güney doğusunda bulunan Dabancheng toplama kampı

 

Daha önceleri toplama kamplarının birinde tutulan Kayrat Samarkan, tutulduğu kampta yaşadıklarını şu şekilde anlatıyor.

"Sorgulama sırasında ağır işkence gördük, ufacık hücrelerde çok sayıda insan bir arada tutulduk ve kimilerini intihara sürükleyen Komünist Parti rejiminin acımasız uygulamalarına maruz kaldık."

Pekin yönetimi tüm suçlamaları reddederken basına sızan görüntüler ve belgeler sistematik bir şekilde asimilasyon uygulandığını, insanların dininden ve etnik kimliğinden ötürü zulme uğradığını ortaya koydu. Doğu Türkistan’ı tamamını toplama kampına dönüştüren Pekin yönetimi, geçmişte okul, hastane ya da kamu binası olarak hizmet veren birçok binayı küçük kamplara dönüştürdü.

Uygur bölgesinin başkenti sayılan Urumçi'de yer alan Yining 3 Numaralı adlı ortaokulun toplama kampına dönüştürülmesi

 

Toplama kamplarından kaçan Doğu Türkistanlıların ifadelerinden edinilen bilgilerin dışında geçtiğimiz hafta basına sızan belgeler, Pekin yönetiminin inşa ettiği kamplardaki işleyişi ve baskıyı ortaya koydu. Washington merkezli Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumunca yayımlanan belgeler, 1 milyondan fazla kişinin alıkonulduğu belirtilen ‘Mesleki Eğitim Merkezi’ adındaki kamplarla ilgili verileri içeriyor.

 

Yayımlanan belgeler, kampların Pekin yönetiminin "gönüllülüğe bağlı meslek eğitimi" için değil, Müslüman azınlığın asimile edilmesi ve düşünce yapısının değiştirilmesi için kullanıldığını ortaya koydu.

Bu belgelerde, "Kaçmalarına asla izin vermeyin", "Yanlış davrananlara yönelik cezaları ve disiplini artırın", "Pişmanlığa ve itirafa teşvik edin" gibi talimatlar sıralandı.

Belgelerin birinde, "Öğrencilerin sabit bir yatak yeri, sırası, sınıfta oturacağı yeri, çalışma şartları olmalıdır ve bunların değiştirilmesi kesinlikle yasaktır. Uyanma, yıkanma, tuvalete gitme, organize olma, ev işleri, yemek yeme, çalışma, uyuma gibi disiplin kuralları uygulanmalıdır." ifadeleri yer aldı.

Başka bir belgede de Çin'in yurtdışı misyonlarından belge toplayarak, yabancı ülkelerin vatandaşlıklarına geçen kişilerin bilgilerinin edinilmesi talimatına yer verildi.

Belgelerde bazı maddeler şu şekilde;

Kamplar, yurtlarda, koridorlarda, zeminlerde ve binalarda birden fazla kilit katmanı bulunan, sıkı bir fiziksel ve zihinsel kontrol sistemine bağlı kalmalıdır. Çitler her binanın etrafına ve bileşiğin etrafındaki duvarlara yerleştirilmelidir. Özel bir polis karakolu ön kapıda olmalı, tümü gözetleme kulelerinde güvenlik görevlileri tarafından izlenmelidir.

Mahkûmlar süresiz olarak tutulabilirler, fakat “tamamlanma" veya salıverilmeleri düşünülmeden önce kamplarda en az bir yıl hizmet etmelidirler.

Kamplar puanlama sistemi ile çalıştırılacaktır. Mahkumlar “İdeolojik Dönüşümleri”, “Disipline uyumlarına” ve “Eğitim ve Çalışmalarına” göre puan kazanırlar.

Mahkumlar “Eğitim dönüşümlerini” tamamladıktan sonra serbest bırakılmazlar. Eğitim kampında eğitimlerini tamamlayan mahkumlar başka kamplara çalışma yeteneklerine geliştirmeleri için zorunlu eğitime tabi tutulmak üzere 6 aylığına gönderilirler.

Mahkumlar haftalık telefon ve aylık görüntülü görüşme ile yakınlarıyla görüşe bilirler. Bu haklar ceza olarak alınabilir.