Dijital ayak izleri gömülebilir mi?

Öldükten sonra kişinin vasiyeti doğrultusunda fiziksel varlıklarına yönelik düzenlemeler yapılıyor. Ancak sanal ortamdaki varlıkların ne olacağı çok fazla üzerinde durulan bir konu değil. Peki, bu dijital varlıklar ve sanal ortamda oluşturulan dijital ayak izleri öldükten sonra nasıl yönetilebilir?

İletişim teknolojilerindeki ivme ve dijitalleşme, insanların yaşamları boyunca ürettiği veri miktarını da büyük ölçüde artırdı. Sosyal medyada paylaşılan gönderilerden dijital uygulamalardaki hesaplara, e-ticaretten internet aramalarına kadar her veri “dijital ayak izi” oluşturdu.

Kişisel verilerin kullanımı ile ilgili bilgilendirmeler ve yasalar çerçevesinde birçok kişi artık bu verilerin yönetiminde daha dikkatli adımlar atıyor. Peki, öldükten sonra bu dijital ayak izleri ne olacak?

SOSYAL MEDYA HESAPLARINI KİM YÖNETECEK?

Çoğu kişi dijital varlıkların kripto para hesapları veya çevrim içi finansal hesaplarla sınırlı olduğunu varsayar. Ancak dijital varlıklar aslında çevrim içi ortamda oluşturulan tüm hesapları (sosyal medya, blog, bulut hesapları, banka, e-ticaret, fotoğraf, video vb.) kapsar.

İnsanların öldükten sonraki çevrim içi varlıklarını planlamaları için yeni hizmetler ortaya çıktı. Öldükten sonra o kişi adına konuşacak sohbet robotları, yakınlarına e-posta gönderecek servisler ve vefat haberini duyuracak araçlar var.

GoneNotGone gibi servisler, özel günlerde ölen kişinin yakınlarına mesaj iletiyor. Replika, bir kişinin yapay zeka kişiliğini oluşturmaya imkan tanıyor. Eternim, ölmeden önce bir otobiyografi hazırlayarak sonsuza kadar saklanması için bir alan sağlıyor.

Bu tarz hizmetler, ölümden sonra sanal ortamdaki varlığı sürdürmeye ve bir dijital miras bırakmaya yarayan uygulamalardan sadece birkaçı.

Diğer yandan bazı insanlar, sanal ortamdaki varlıklarını, yani dijital ayak izlerini tamamen ortadan kaldırmak da isteyebilir. Ancak dijital ayak izlerinin kime ait olduğu ve bunlardan kazanç sağlayan şirketlerin etik kurallara riayeti gibi sorunlar gündeme geliyor.

Teknoloji şirketlerinin kullanıcı verilerini reklam gibi farklı amaçlar için nasıl kullandığı bilinen bir gerçek. Ancak ölen kişilerin dijital ayak izlerinin yönetimine dair pek bir bilgi yok.

Araştırmalar, Facebook’ta ölmüş kişilere ait yaklaşık 300 milyon hesabın bulunduğunu ve 2100 yılına kadar bu sayının 4.9 milyara ulaşacağını gösteriyor.

Üç büyük sosyal medya platformu ele alındığında Twitter, aile üyelerinin talebi üzerine yalnızca bir Gizlilik Formu aracılığıyla vefat edenlerin hesaplarını kapatır. Facebook, öldükten sonrası için hesaba bir varis eklenmesine izin verir. Instagram ise herhangi bir seçenek sunmaz, ancak vefat eden bir kişinin hesabı dışarıdan şikayet edilebilir.

DİJİTAL AYAK İZİ SİLİNEBİLİR Mİ?

Maddi varlıklarda olduğu gibi dijital varlıklar da ölümden sonra yönetilebiliyor. Dijital varlıklar daha çok bulundukları merkezi platformlar içerisinde yer aldığı için bunların sahipliği ve yönetilebilirliği daha zor.

Vasiyette belirtilen seçilmiş kişilerin dijital ortamdaki hesaplara erişim sağlaması mümkün kılınabiliyor. Ancak bunun için platformların da farklı düzenlemeleri mevcut.

Bazı hukuk firmaları öldükten sonra kişinin dijital ayak izlerinin yönetimine dair hizmetler sunuyor. Dijital varlıkların sürmesi veya tamamen kaldırılmasına ilişkin ölen kişinin vasiyetini yerine getirecek şekilde düzenlemeler yapılıyor. Yine de bunların yapılabilmesi için kişinin ölmeden önce gerekli prosedürleri yerine getirmesi ve dijital varlığının ne olacağına karar vermesi gerekiyor.