Derin devlet ve Türkiye

Derin devlet, Türkiye’de uzun yıllardır tartışılıyor ve herkes tarafından farklı biçimde ifade ediliyor. Peki gerçekten derin devlet var mı? Derin devletin geçmişi ve bugününe dair merak edilen herşey..

Derin devlet ve Türkiye

Derin devlet nedir?

Derin devlet, Anayasa'da belirlenmiş devlet yapısı dışındaki bir devlet yapısını ifade eden siyasi bir terimdir. Aynı zamanda ülkenin yüksek makamında olanların devleti savunuyor gibi görünürken aslında devlete isyan ettikleri bir gizli örgüt oluşumuna verilen addır. Derin devletin bir diğer tanımı ise gerçekten ülke iyiliğini düşünerek örgütlenmiş devlet içindeki bir grubun, devletin önemli işlerini yerine getirerek daha iyiye gitmesi için çalışmalarıdır. Ülkemizde de seneler içinde gerek birçok dizi ve filmde gerek de birçok kitapta kendine yer bulmuş bu kavram, oldukça katmanlı bir ilişkilenmeyi temsil eder.

Türkiye’de de uzun yıllardır tartışılan ve herkes tarafından farklı biçimde ifade edilen derin devletin çeşitli tanımlarından da anlaşılacağı gibi bu yapının resmi olarak kurumsal bir yapısı yoktur. Resmi kurumsal yapısı olmamasından dolayı, halk çoğu zaman derin devletin varlığından haberdar bile olamaz. Derin devlete mensup olduğu için bir kişinin kimliği ya da maaş bordrosu olmaz ancak bu durum, bazı derin devlet mensuplarının resmi kurumların mensubu olmasına da engel oluşturmaz.

Hayatını asker, polis, istihbarat elemanı, gazeteci ya da siyasetçi olarak yürüten kişiler de derin devlet mensubu olabilir ve bu şekilde faliyet yürütebilir. Buna karşın derin devletin varlığı, daha çok kendine tabi kişi veya kurumların meşruluk sınırları dışına taştıkları zaman şiddet kullanmaları halinde kamuoyunca hissedilir hale gelir. Orta Amerika’nın en büyük ülkesi olan Nikaragua’daki kontralar veya İtalya’da varlığı 1990’larda ortaya çıkan Gladio bu şekilde kendini belli etmiş birer derin devlet yapılanmasıdır. Böylesi durumlarda daha çok şiddeti uygulayanlar afişe olmakla birlikte, şiddet eylemlerini organize eden asıl derin devlet yapısı ve mensupları gizli kalır. Bu sayede derin devlet yapılanmaları uzun yıllar engellenmeden faaliyetlilerine devam edebilirler.

Türkiye’de derin devlet

Öte yandan derin devlet söylemi hakkında ileri sürülen bir başka iddiaya göre, derin devletin başlangıç noktası Soğuk Savaş döneminde Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü olan NATO'ya üye ülkelerde oluşturulan, aynı zamanda CIA tarafından yönetilen ve finanse edilen istihbarat ve silahlı operasyon örgütlerine dayanır. Söz konusu örgütün Türkiye'de kontrgerilla adı altında faaliyet gösterdiği iddia ediliyor. 1974 yılında, bu iddiayı destekleyen ilk devlet adamı ise, Eski Başbakan Bülent Ecevit olmuştur.

Derin devleti ülkemizde ilk dillendiren devlet adamı olarak bilinen Bülent Ecevit, 1974‘ün Eylül ayında konu hakkında yaptığı bir konuşmada ‘’12 Mart sonrası dönemde adı sanı ortaya çıkan ve tedbirlerin ve hatta soruşturmaların hukukiliğine ve insaniliğine gölge düşüren Kontrgerilla adlı örgütün, bu resmi görüntülü fakat gayri resmi örgütün niteliği ve amacı üzerindeki örtü kaldırılamamıştır’’ ifadelerini kullanmıştır. Ecevit’in derin devletin varlığını gösteren bu açıklamasının ardından, derin devlet kavramını salt iktidar karşıtı politikalarla özdeşleştirmek pek mümkün olmamıştır. Çoğu zaman devletlerin resmi olarak yürütmesinde, çeşitli sakıncalar gördükleri politikalar ve uygulamalar derin devlet tarafından yürütüldünü söylemek mümkündür.

Farklı bir iddiaya göre ise, derin devletin kökleri Osmanlı Devleti'nin son yıllarında İttihat ve Terakki yönetimi tarafından kurulan gizli istihbarat ve askeri operasyon örgütü olan Teşkilât-ı Mahsusa'ya kadar uzanmaktadır. Bu söz konusu iddiayı destekleyen en önemli isimler arasında ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yer almaktadır.

Bu bağlamda bir değerlendirme yapacak olursak, devletlerin asli eylem ve amaçlarının vatandaşlarının mutluluğu olması gerektiğini ifade edebiliriz ancak demokratik ve sosyal devletlerde bu amacı gerçekleştirmek için devletin başvurabileceği yöntemler sınırlanmıştır. Bu sebeple derin devlet gibi gizemli ve karmaşık bu yapının toplum tarafından ortaya çıkarılmasının ciddi sosyolojik etkileri olacaktır. Ülkenin iyi ya da kötü bir ilerleyiş halinde olmasından bağımsız olarak, toplum fertleri kendilerini kandırılmış hissedebilir ve hükümete olan güvenleri sarsılabilir. Bu gibi durumlar çok küçük etkiler gibi görünse de toplumsal düzeyde duygu ve düşüncelerin yayılması çok kısa sürer ve ciddi etkiler ortaya koyabilir.