Dağlık Karabağ sorunu nedir?

Son 30 yıldır Dağlık Karabağ, Azerbaycan ve Ermenistan arasında bugüne kadar gelen siyasi-askeri çatışmanın ana dinamiklerinden biri olmuştur 1992 yılında Ermenistan'ın Dağlık Karabağ'ı işgal etmesi ve zaman içerisinde Azerbaycan topraklarına saldırılarına devam etmesi her geçen gün iki ülke arasındaki tansiyonu arttırıyor. Peki Dağlık Karabağ sorunu nedir? Söz konusu durum ne zaman başladı.

Güney Kafkasya’da 4 bin 400 kilometrekarelik bir alanı kapsayan Dağlık Karabağ, Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki en temel sorun olarak yıllardır sıcak çatışmaya sebep olan bir konu. Bugün sadece Karabağ’da değil, çevresindeki yedi rayonda da Ermenistan/Dağlık Karabağ Ermenilerinin işgali sürüyor. Karabağ’ın çevresinde rayon olarak adlandırılan bu bölgelerde yerleşim yok, sadece Ermenistan askerleri bulunuyor.

1923’te Azerbaycan Cumhuriyeti’ne bağlı otonom bölge statüsü verilen Dağlık Karabağ’da, bölgede yaşayan etnik Ermenilerin, Azerbaycan yönetiminden duydukları rahatsızlığı zaman zaman gündeme getirmelerine rağmen, Sovyet sisteminin durma noktasına geldiği 1980’lerin sonuna kadar statüko korundu. 1980’lerde Mihail Garbaçov’un ‘glastnost’ (açıklık) ve ‘perestroika’ (yeniden yapılanma) süreciyle Dağlık Karabağ sorunu tekrardan gün yüzüne çıktı.

1988 yılına kadar bölgede azınlık durumunda olan Ermeniler, Sovyet döneminde gerçekleştirdikleri sürekli göçlerle, nüfusun yüzde 75’ini oluşturur hale geldiler. Sovyetler Birliği döneminde Dağlık Karabağı, Ermenistan’a bağlama girişimi oldu ama Kremlin’i otoritesi ile bu girişimler geri çevrildi. 1991 yılına kadar Azerbaycan’a bağlı özerk bir statüde olan Dağlık Karabağ’ın kaderi Sovyetlerin dağılması ile değişti. Sovyetlerin dağılmasının ardından ortaya çıkan otorite boşluğundan faydalanan Ermenistan, Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığını ilân ettiler. Bu durum, Dağlık Karabağ, Ermenistan ve Azerbaycan arasında silahlı çatışmaların da fitilini ateşlemiş oldu.

1991 yılında otorite boşluğundan faydalanan Ermenistan’ın Dağlık Karabağ’ın statüsünü değiştirmeye çalışması bölgedeki dinamikleri zorladı ve 1992 yılında bölgeyi işgal etti. Aynı yıl, 18 Mayıs’ta, Dağlık Karabağ ile Ermenistan’ı ayıran Laçin bölgesi işgal edildi. Ermeni saldırıları 1993’te de devam etti ve Kelbajar, Agdam, Fuzuli, Jabrayil, Gubatlı ve Zangelan gibi, Dağlık Karabağı çevreleyen bölgeler de Ermenilerin eline geçti.

Dağlık Karabağlı Ermeniler, savaş sonunda bölgenin tümünün kontrolünü ele geçirdikleri gibi komşu yedi bölgeyi (rayon) de işgal ettiler. Böylelikle Dağlık Karabağ ile Azerbaycan’ın doğrudan temas noktaları oldukça sınırlandı. 1994 yılından bu yana Azerbaycan topraklarının yaklaşık yüzde 20’si Ermeni işgali altında bulunuyor. Ermenilerin Rusya’nın ve uluslararası kamuoyunun gözü önünde işgali sürdürmesinde Kremlin’in etkisinden söz etmek mümkün. Nitekim Azerbaycan, Sovyetlerin dağılmasının ardından kurulan Bağımsız Devletler Topluluğu’na (BDT) katılmadığı kabule etmediği için Rusya tarafından Ermenistan konusunda cezalandırılıyordu. Öyle ki, Haydar Aliyev, 7 Eylül 1993 günü yaptığı açıklamada ülkesinin BDT’ye girmek istediğini açıkça belirterek, karşılığında Rusya’dan Ermenilere Dağlık Karabağ konusunda baskı yapılmasını istemişti.

5 Mayıs 1994’te imzalana Bişkek Protokolü ile ateşkes sağlanmıştır. Anlaşmayla geniş çaplı saldırı ve operasyonlara son verildi. Bişkek Protokolü’nden itibaren barış arayışları devam ediyor ama kesin sonuç alınamadı. Nitekim hali hazırda taraflar karşılıklı olarak sıkça ateşkesi ihlal ediyor. Azerbaycan ‘savunma’ konumunda nitelendirilirken, Ermenistan ’saldırgan’ veya ‘işgalci’ konumunda nitelendiriliyor.

Bişkek Protokolü taraflar arasında barışı sağlayamazken çatışma hali hazırda deva ediyor. 2014’ün Ağustos ayında 20 yılın en kanlı çatışmaları yaşandı. Dağlık Karabağ sınırında iki gün süren çatışmalarda 13 Azerbaycan askeri öldü. Ermenistan Savunma Bakanlı da 20 askerin öldüğünü açıkladı. 2014’ün Ağustos ayında yaşanan çatışmaların ardından Ermeni birlikleri 2016 yılında sınır hattında Azerbaycan birlikleri ve sivil halka saldırdı. Saldırı sonunda Ermeni birlikleri önce geri püskürtüldü daha sonra Azeri birlikleri 25 yılın ardından ilk kez toprak kazanımı elde etti.

HOCALI KATLİAMI

Hocalı Katliamı, 26 Şubat’ta güçlü silahlarla donatılmış Ermenistan Silahlı Kuvvetleri ile Hankendi‘nde konuşlanmış bulunan Albay Zarvigarov komutasındaki 366’ıncı Rus Motorize Alayı tarafından gerçekleştirildi.

Öncelikle 936 kilometre karelik alana sahip ve 2.605 aileden ibaret 11.356 kişinin yaşadığı Hocalı kenti 26 Şubat günü Rus alayının tanklarından açılan top saldırıları ile Hocalı Havaalanı kullanılamaz hâle getirilerek dış dünya ile ilişkisi de tamamen kesildi. Savunmasız kalan kente giren Rus destekli Ermeni askerleri, çocuk, yaşlı, kadın, bebek demeden birçok insanı vahşîce katletti. 26 Şubat 1992’de, 106’sı kadın, 70’i yaşlı, 63’ü çocuk olma üzere toplam 613 Azerbaycan vatandaşını katledildi.

Ermenistan’ın önceki Devlet Başkanı Seri Azati (2008-2018), Hocalı katliamını yapan birliklerin 2 komutanından biriydi. Serj Sarkisyan, İngiliz gazeteci Thomas De Waal ile yaptığı görüşmede Hocalı Katliamı ile ilgili, “Hocalı’dan önce Azerbaycanlılar, Ermenilerin sivil halka karşı el kaldırmayacaklarını sanıyorlardı. Biz bunu Azerbaycanlılara şaka yapmadığımızı göstermek amacıyla ibret olsun diye yaptık… Olay işte bu…” ifadelerini kullanarak Ermenistan’ın asıl amacını gözler önüne sermiştir.