Aşıdan mı korkmalı virüsten mi?

Türkiye Tabipler Birliği (TTB) Pandemi Çalışma Grubu üyesi ve Acil Tıp Uzmanı Prof. Dr. Özgür Karcıoğlu, Covid-19 aşıları ve pandemiye dair son durumu Intell4.com'a değerlendirdi.

Prof. Dr. Özgür Karcıoğlu

TTB Pandemi Çalışma Grubu

okarcioglu@gmail.com

 

Covid-19 pandemisi, değişen varyant isimleriyle (alfa, delta vd.) maalesef dünyada eskisinden daha hızlı devam ediyor. Şu ana kadar dünyada doğrulanmış vaka sayısı 212 milyona, ölüm sayısı ise 4.5 milyona yakın. Ölüm oranı (vaka ölüm hızı) yüzde 2.2’yi geçti. Ülkemizde ise doğrulanmış vaka sayısının 6.2 milyon, ölüm sayısının da 54 bini geçtiği bildirildi.

Çevre ülkelerdeki olgu sayıları da alarm veriyor. Örneğin İran, daha önceki yükselişleri çok geride bırakan yeni bir dalganın içinde. ABD ve Hindistan'dan sonra son 28 günlük olgu sayısında 3. sırada. Ancak nüfus orantılı düşünülürse 1. bile olabilir.

İran üzerinden sınırımıza gelen Afganların kayıtları ve Covid-19 taramaları çok önemli. Aşılanma oranları İran'da oldukça düşük, Afganistan'da ise yok gibi. Bizde gerçekleşebilecek yeni yükselişlere bu durumun etkisinin olacağı ortada.

23 Ağustos 2021’de dünyadaki kayıtlı olgu, ölüm ve aşılanma sayılarındaki değişimler (yukarıdan aşağıya, sırayla). Sol taraftaki grafikte İran’ın olgu ve ölüm sayısı verilerinin dünyaya göre çok daha dik bir yükselişte olduğu dikkat çekiyor.

Dünya
İran

 

NÜFUSUN YÜZDE 67’Sİ ÇOK YÜKSEK RİSKLİ İLLERDE YAŞIYOR

Dünyada 5 milyara, ülkemizde ise 90 milyona yaklaşan sayıda aşılama yapıldı. Gelişmiş endüstriyel ülkelerde mRNA aşıları, bizim de içinde olduğumuz gelişmekte olan ülkelerde geleneksel (atenüe) aşılar daha fazla uygulandı.

5 milyar aşı içinde bildirilen sadece birkaç ve önemsiz yan etki var. Özetle aşılar güvenli ve etkili. Diğer tarafta ise daha başlangıçta (tanı konduğu anda) yüzde 2'yi aşan, yaşlılarda yüzde 6'nın üzerinde, KOAH'lı, diyabetli veya hipertansiflerde yüzde 10-20'lerde ölüm oranı bulunuyor. Kişinin yaşı ve ek hastalık varlığı ile ölüm oranları yükseliyor.

Halk Sağlığı Uzmanları Derneği’nin verilerine göre, ülkemizde 1 Temmuz 2021 tarihinden itibaren sınırlamaların kaldırılması ve araya giren Kurban Bayramı tatili sonrasında vaka sayıları ve ölüm sayılarında artış görüldü. Temmuz 2021 sonu itibariyle ülkemiz nüfusunun yüzde 67’si çok yüksek, yüzde 23’ü de yüksek riskli illerde yaşıyor.

HASTANEDE YATANLARIN AŞILANMA DURUMU NASIL?

Şanlıurfa’da Ağustos 2021 ortasında aldığımız bilgilere göre, yoğun bakımda tedavisi devam eden 158 hastanın 104’ü aşısız, 48’i tek doz aşılı, 6’sı ise (Sinovac ağırlıklı olmak üzere) aşılı hastalar. Ölen hastalar içinde tam aşılı olmaması dikkat çekiyor. Ülkemizin değişik illerinden, farklı köşelerinden gelen veriler de aynı doğrultuda. Özellikle iki doz mRNA aşısı (Biontech) tamamlamış olan kişilere yoğun bakımlarda ve Covid-19 kaynaklı ölümlerde rastlanmıyor.

Ülkemizde illere göre hastalık sıklığı ile en az bir doz aşılama hızı arasında negatif bir ilişki var. Yani, aşılama hızının düşük olduğu illerde hasta ve ölüm sayıları daha yüksek.

Şanlıurfa'ya ilişkin Covid-19 verileri.

 

AŞILARA DAİR BİLGİLENDİRME YAPILMALI

CDC ve DSÖ gibi bilimsel araştırmalara dayanarak bilgilendirme yapmak durumunda olan kuruluşların resmi web sitelerinde, büyük sayıda yapılmış olan aşı uygulaması sonrasında ancak az sayıda ve önemsiz yan etkiler görüldüğü net olarak belirtiliyor.

Toplumsal bağışıklık düzeyi için tüm yaş, cinsiyet, hastalık gruplarında yüzde 80-85 oranında bağışıklık gerçekleşmesi gerekir. Covid-19 aşılama hızını artırmak için topluma yönelik bir bilgilendirme ve kampanya yürütülmesi önerilir.

27 Temmuz 2021’den bu yana ülkemiz “çok yüksek risk” seviyesinde. Haziran 2021’de yüzde 2,2-2,7 arasında değişen test pozitifliği oranı 15 Temmuz’da yüzde 3,14’e; 4 Ağustos’ta ise yüzde 10,23’e yükseldi.

Hastanelerde, yoğun bakımlarda yatan ve yaşamını kaybetmiş hastalarımızın kimlik bilgilerini vermeden, net ve ayrıntılı bir döküm açıkça ortaya konulduğunda, aşıların etkileri daha belirgin şekilde ortaya çıkacaktır. Devlet ve bakanlık kaynakları bu konuda duyarlı olmalı, katılımcı şekilde bu bilgileri açıklamalıdır.

TTB, il tabip odalarının, uzmanlık derneklerinin yayınları ve web sitelerinde, açıklamalarında bu konuyla ilişkili bilgiler parçalı şekilde bulunuyor. İdeal olan ise devlet organlarının sivil toplum kuruluşları, meslek örgütleri ile bu çalışmaları yürütmesidir.

AŞILARIN YAN ETKİLERİ NELER?

Baştan söyleyelim, yüzde 50 kadar hasta tarafından aşı yan etkileri bildirildi (Plasebo grubunda yüzde 11). Bu etkiler ilk 24 saat içinde belirgin olan, bazen 38 dereceyi aşan ateş, halsizlik, kas ağrıları olarak kendini gösterdi. Tüm bunlara “grip benzeri hastalık” denildi.

Geniş çalışmalarda, milyonlarca aşı uygulaması sonrasında 6 olguda ölümün kaydedildiği, fakat bunların ayrıntılı değerlendirmeler sonrasında hastaların önceden var olan kalp hastalığı gibi durumlarına bağlı olduğu netleşti.

Sonuçta ise aşıya bağlanan ölüm yok. Kısırlık ortaya çıkması da hiç belgelenememiş ve kanıtlanamamış bir iddiadan öteye geçmedi.

65 yaş üzeri olgularda yüzde 90’lara kadar enjeksiyon yerinde ağrı olduğu gözlemlendi. Ancak yaşlı olgularda şiddetli yan etki daha azdır. Bunun nedeni ise bağışıklık sisteminin yanıt verme kapasitesinin düşmüş olması. 

Peki, bu yan etkilere karşı neler yapılmalı?

- Günlük yapmanız gereken aktivitelerde bir değişiklik yapmayın.

- Duş alma, denize girme, yediğiniz yiyecekler, aspirin kullanma vb. durumların aşı yan etkileri ile bir ilgisi yok.

- Aynı tip aşının ikinci dozunu aldıysanız daha şiddetli yan etkiler olabilir.

Bunların yanı sıra aşının yapıldığı yerdeki ağrı ve rahatsızlığı azaltmak için:

- Aşının yapıldığı bölgeye temiz, soğuk ve ıslak bir bez uygulayın. Şiddetli durumlarda bez içine buz da konabilir. 20 dakika uygulama sonrası aynı süre kadar ara verilmelidir.

- Kolunuzu kullanmanızda sakınca yok, kullanabilirsiniz.      

Ateş ile ilişkili rahatsızlıkları azaltmak için ise:

- Bol sıvı tüketin. Su, çay, limonata, meyve suyu vb. arasında önemli bir fark yok.

- Hafif ve ince giyinin.

- Bulunduğunuz ortamı havalandırın.

- Güneşte kalmayın.

NE ZAMAN HEKİME/HASTANEYE BAŞVURMALIYIZ?

Günlük olağan aktivitenizi sürdürmenizi engelleyen şiddetli ateş, halsizlik, vücut ağrıları, şiddetli alerji bulguları varsa ve şikayetleriniz 1-2 günü aştıysa kontrolden geçmelisiniz.

Aşının yeni yapıldığı dönemde henüz virüse karşı koruyuculuk sağlanmadığından, aşı yan etkileri değil, Covid-19’a yakalandığınız için bu yakınmalar ortaya çıkmış olabilir. Bu durumda da virüs testi yani PCR’den ziyade tam kan sayımı, CRP gibi enflamasyon belirteçleri durumunuzu doğru bir şekilde ortaya koyabilir. Eğer öksürük, nefes darlığı gibi şikayet ve bulgular varsa akciğer tomografisi çekilecektir.