ÇKP ve yeni uygarlık stratejisi

Xi Jinping liderliğindeki ÇKP, Çin’in yanı sıra tüm dünyada etkili olan bir uygarlık biçimi oluşturduğunu dile getiriyor. Parti’nin Altıncı Genel Kurulu sonrasında yayınladığı bildiride ve Xi’nin yaptığı konuşmalarda da benzer ifadelerin kullanıldığı görülüyor.

Çin Komünist Partisi (ÇKP) Merkez Komitesi’nin Altıncı Genel Kurulu, Devlet Başkanı Xi Jinping’in liderliğinde yeni bir Çin’in inşa edildiğini bir kez daha gösterdi. Ancak tarihi toplantının ardından yayınlanan bildirilerde, Çin’in yanı sıra yeni bir insan uygarlığı biçiminden söz edilmesi dikkat çekti.

Genel Kurul sonrası yayınlanan metinde, "ÇKP'nin öncülüğünde halk, Çin özellikleriyle modernleşmenin önünü başarıyla açmış, yeni bir insan uygarlığı biçimi oluşturmuş ve gelişmekte olan ülkelerin modernleşmeyi başarma yollarını genişletmiştir" ifadeleri yer aldı.

ÇKP’nin geçen yüzyıldaki başlıca başarıları ve tarihsel deneyimi hakkında ÇKP Merkez Komitesi tarafından yayınlanan bildiride söz konusu ifadeler şu şekilde genişletildi:

“Son yüz yılda, Parti hem Çin halkının mutluluğu hem de Çin ulusunun yeniden canlanması için, ayrıca insanlığın ilerlemesi ve dünyadaki Büyük Uyum için mücadele etti ve yorulmak bilmeyen mücadelesi küresel kalkınmanın eğilimlerini ve kalıplarını önemli ölçüde değiştirdi. Parti liderleri Çin özellikleriyle modernleşmenin önünü başarıyla açmış, yeni bir insan uygarlığı biçimi oluşturmuş, gelişmekte olan ülkelerin modernleşebileceği yolları genişletmiş ve gelişmelerini hızlandırmak isteyen ve bağımsızlıklarını korumak isteyen ülkelere ve milletlere tamamen yeni alternatifler sunmuştur.”

Bu ifadelere bakıldığında ÇKP, yeni bir uygarlık biçiminin yaratılmasını sadece Çin halkı için değil aynı zamanda başta gelişmekte olan ülkeler olmak üzere tüm dünyaya yaptığı bir katkı olarak görüyor.

ÇİN MODELİ SOSYALİZM

Yirminci yüzyılın ilk yarısında ünlü bir filozof ve halk figürü olan Liang Shuming’in öğretilerine göre, üç dünya kültürü (Avrupa, Çin ve Hint), üç ana insan ihtiyacı grubunun (maddi, sosyal ve ruhsal) gelişimine örnekti. ÇKP’nin iktidara gelmesiyle başta Mao Zedong olmak üzere birçok siyasi figür Shuming’i Marksizm teorisini ve sınıf mücadelesini tanımadığı için eleştirdi.

Friedrich Engels, 1947'de yazdığı Komünizmin İlkeleri adlı çalışmasında, komünist devrimin "tüm uygar ülkelerde, yani en azından İngiltere, Amerika, Fransa ve Almanya'da aynı anda gerçekleşmesi gerektiğini" yazdı.

Genel Kurul bildirisinde de sadece farklı uygarlık biçimlerinin değil, aynı zamanda Çin ulusunun, dünyanın kadim ve büyük bir ulusu olarak, 5 bin yıldan fazla geçmişe sahip parlak bir uygarlık yarattığı vurgulandı.

ÇKP’nin resmi görüşüne göre Çin’in geleneksel uygarlığı, Batılı güçlerin işgali ve feodal yönetim nedeniyle “tozla örtülüydü”. ÇKP’nin başarısı, bu uygarlığı yeniden canlandırmış, geleneğini sürdürmüş ve yeni bir insan uygarlığı biçimi yaratmış olmasıdır. Parti, bu yeni uygarlığın şu anda insanlığın ortak medeniyetini oluşturan birkaç uygarlıktan biri olduğuna inanıyor.

Bununla birlikte, Çin’in benzersiz bir uygarlık olduğu görüşü de hakim. Çin lideri Xi, Parti’nin yüzüncü yılında yaptığı konuşmasında, Çin özelliklerine sahip sosyalizmin inşası ve maddi, siyasi, manevi, sosyal ve ekolojik uygarlığın koordineli bir şekilde ilerlemesi sonucunda yeni bir insan uygarlığı biçiminin yaratıldığını belirtti.

HER ÜLKE KENDİ KOŞULLARINA UYGUN MODELİ İZLER

Çinli komünistlerin medeniyet teorisini benimsemesi, Marksizmin Çin topraklarında yerlileştirilmesinde yeni bir aşamaya işaret ediyor. Bu, Çinleşmenin Marksizmi geleneksel Çin düşüncesiyle karıştırarak değil, o sırada yaygın olan Batı teorilerini zaten büyük ölçüde özümsemiş olan yirminci yüzyılın ilk yarısının Çin düşüncesiyle karıştırarak ilerlediğini gösteriyor.

Xi, 16 Kasım 2021'de Başkan Joe Biden ile yaptığı görüşmede, “Çin, yaklaşımını tüm dünyaya yayma niyetinde değil. Aksine, diğer ülkeleri her zaman kendi ülkelerinin ulusal koşullarına uygun kalkınma yolunu aramaya teşvik ediyoruz" ifadelerini kullandı.

ÇKP'nin bu yaklaşımı, Çin liderliği için iki sorun yaratabilir. Birincisi, Çin uygarlığının üstün olduğu iddiası, birçok ülke için problem yaratabilir. Pekin'in iddialı dış politikası ve saldırgan diplomasi tarzı, Çin'in popülaritesinin düşmesine neden oldu. Bu da Çin'in diğer ülkelerle ticaretinin genişlemesine zarar verebilir. İkincisi ise uygarlıkların da insanlar gibi doğdukları, olgunluğa eriştikleri ve öldükleri görülüyor. ÇKP'nin savunduğu bu sistemin belirli bir ömrünün olduğu öngörülüyor.