Çin'in yüzüncü yıl planı: Borç kapanı

ABD ve Çin arasında yaşanan ticaret savaşı tüm sektörlerde etkisini artırırken, Pekin yönetiminin yüzüncü yıl planları kapsamında sürdürdüğü yatırım faaliyetlerine ilişkin dikkat çeken detaylar ortaya çıktı. Bu bağlamda elde edilen veriler gelecek dönemde ABD'nin adımlarına rağmen Çin ekonomisinin daha da güçleneceğini işaret ediyor. Ancak bu süreçte birçok ülkenin Pekin'e bağımlı hale gelmesi de endişe uyandıran bir öngörü olarak ortaya konmuş durumda.

Çin'in yüzüncü yıl planı: Borç kapanı

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC) arasında yaşanan ticaret savaşı küresel anlamda şiddetli etkilerin ortaya çıkmasına sebep oldu. İki ülke arasındaki rekabet ve tansiyon giderek yükselirken dünya kamuoyu gerilimi yakından takip ediyor. Aynı zamanda elde edilen bazı veriler gelecek dönemde Çin ekonomisinin daha da güçleneceği yönünde. Buna ek olarak Pekin yönetimi, 1949'da kurulan rejimin yüzüncü yıl hedefleri kapsamında hazırladığı projelerle birkaç adım önde. Söz konusu projelerin diğer bölgesel kaynaklar için oluşturduğu ekonomik potansiyel olumlu bir atmosfer ortaya çıkarırken, öne sürülen politik riskler ise endişe uyandırıyor. Bu kapsamda uzmanlar Çin'in ortaya attığı borç kapanı ile birçok ülkeyi kendisine bağımlı hale getirmek için çaba sarfettiğini savunuyor. Yanı sıra yaşananlara bağlı olarak şekillenen gelişmeler, mevcut kaygıları doğrular nitelikte.

"Bir Kuşak, Bir Yol" projesi

Tarihi İpek Yolu'nu yeniden canlandırmayı hedefleyen Çin, "Bir Kuşak, Bir Yol" planı ile karadan ve denizden ticareti kolaylaştırıcı projeler üzerinde çalışıyor. Bu kapsamda bir kısmı tamamlanan yatırımların büyük bir kısmının da Çin Halk Cumhuriyeti'nin yüzüncü kuruluş yılı 2049'a kadar tamamlanması öngörülüyor. Proje, Pakistan, Türkiye, Kazakistan, Özbekistan, Rusya ve Moğolistan başta olmak üzere birçok devlet için büyük önem arz ediyor. Çin ve hat üzerindeki ülkeler arasındaki anlaşmalar doğrultusunda büyük oranda Pekin yönetiminin finansmanıyla gerçekleştirilen çalışmalar ise olumlu ve olumsuz yanları ile tartışma konusu oldu. Bu bağlamda İpek Yolu üzerindeki ülkeler için büyük bir ekonomik canlılık girişimi olan projenin bir an önce hayata geçmesi durumunda, bölge halklarının önemli ölçüde kazanç sağlaması bekleniyor. Ancak Çin liderliğindeki projeye bir başka açıdan yaklaşıldığında yatırımların şeffaflığının sorgulandığı bir ortam söz konusu. Projeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan uzmanlar bu endişelere dikkat çekerek, Pekin'in bilinçli olarak işleme koyduğu "borçlandırma" stratejisine atıfta bulunuyor.

Pekin'in "borç kapanı"

Ekonomik tartışmaların yanında özellikle Doğu Türkistan ile alakalı konularda tepkilerin hedefi olan Pekin yönetiminin borçlandırma stratejisinde Uygurlar önemli bir yer ediyor. Bölgesel kaynakların aktardığına göre, Sincan-Uygur Özerk Bölgesi'nde bulunan ve "Yeniden Eğitim Merkezleri" olarak adlandırılan toplama kampları Çin'in insan hakları ihlallerine acı bir örnek. Bu kampların yanında ülkedeki Müslümanlara yönelik yaklaşımlar şiddetle eleştiriliyor. Fakat yaşananlara karşı İslam dünyasındaki sessizlik dikkat çekiyor. Konuya ilişkin Uygurlar ve diğer Müslüman azınlıkların İslam ülkelerinden duruma karşı tepki ortaya koyma yönünde beklentileri olduğu belirtilirken, Pekin'e karşı etkisizliğin en büyük nedenlerinden biri olarak Çin'in Birleşmiş Milletler (BM)'deki gücü gösteriliyor. Bununla birlikte "borç kapanı" adı verilen borçlandırma stratejisi de başarılı bir şekilde işliyor. Bölgesel kaynaklar, Çin'in aralarında İslam ülkelerinin de bulunduğu birçok yönetime finansal destek sağladığını ifade ederek, bu desteklerin karşılığının politik ve siyasi pozisyon değişiklikleri ile alındığını söylüyor. Yani Çin yönetimi, gerçekleştirdiği yatırımlar ve sağladığı kredilerle birçok devleti dolaylı olarak kendine bağımlı hale getirirken, siyasi ve bölgesel tartışmalarda kendi lehine adımlar atılmasına zemin sağlamış oluyor.

"Şeffaf çalışmalar yapılmıyor"

Borç kapanı stratejisine ilişkin düşüncelerini aktaran Pakistanlı kaynaklar ise, Bir Kuşak, Bir Yol projesi kapsamında devam eden Pakistan-Çin Ekonomik Koridoru çalışmalarını örnek gösteriyor. Projenin Pakistan'a sağlayacağı ekonomik avantajların bölge halkını olumlu yönde etkileyeceği ifade edilirken, şeffaflık sorunu yaşandığının da altı çiziliyor. Bu bağlamda Çin'in Pakistan'daki yatırımları doğrudan finanse ettiği ve çalışmaların yeterli şeffaflıkta yürütülmediği aktarılıyor. Çin'in bir şekilde Pakistan'ı borç tuzağına çektiğini savunan bölgesel kaynaklar, Güney Asya'daki önemli meselelerde Pakistan'ın Çin'i etkisi altında kalabileceği uyarısında bulunuyor. Diğer taraftan böylesi bir ortamda Çin'in kararlı yükselişi yalnız bölge halkları için değil, küresel anlamda riskler oluşturacak nitelikte. Uzmanlar Çin'in ilerleyen dönemde ABD'nin küresel hegemonyasından daha tehlikeli bir yapıya kavuşabileceğini öngörürken, bu kapsamda önlemler alınması gerektiğini belirtiyor.