Çin'in uzaydaki askeri üssü: Tiangong

Uzay yarışında ABD ve Rusya’nın ardından hızla ilerleyen Çin, Tiangong Uzay İstasyonu’nun inşası için uzaya üç astronot gönderdi. Çin’in yaptığı yatırımlar ve geliştirdiği teknolojiler göz önüne alındığında, ilerleyen yıllarda uzaydaki önemli aktörlerden biri olacağı öngörülüyor.

Uzay, ülkeler için ulusal güçlerini artırmada stratejik bir alan olarak giderek daha çok önem kazanıyor. İkinci uzay veya Uzay 2.0 dönemi, ABD ve Rusya’nın yanı sıra Çin’in de yarışa dahil olmasıyla askeri caydırıcılık ve güçlü savunma için kuvvet çarpanı olarak görülüyor.

Geçtiğimiz yıl NATO liderler zirvesinde, Çin’in savaşın doğasını değiştirebilecek ve uluslararası arenada ittifakın güvenliğine meydan okuyabilecek yeni teknolojilere yatırım yaptığına çekildi. Çin’in son yıllarda hem dünya siyasetindeki hem de askeri teknolojilerdeki rolü göz önüne alındığında, uzay yarışındaki hızlı yükselişi de bir tehlike olarak nitelendirildi.

Bu doğrultuda attığı somut adımlarına bir yenisini daha ekleyen Çin, ABD ve Rusya’nın ardından kendi uzay istasyonunu kuran üçüncü ülke olma yolunda ilerliyor. Çin İnsanlı Uzay Programı Ajansı (CMSA), pazar günü yeni uzay istasyonunun çalışmalarını sürdürecek üç astronotun gönderildiğini duyurdu.

Astronotlar, Moğolistan'daki Gobi Çölü'nde bulunan Jiuquan Uydu Fırlatma Merkezi'nden Long March 2F roketiyle yerel saatle 10:44'te havalandı. Chen Dong, Liu Yang ve Cai Xuzhe'den oluşan Çinli ekip, aralık ayında Dünya'ya dönmeden önce altı ay boyunca Tiangong Uzay İstasyonu'nun Tianhe çekirdek modülünde çalışacak.

Ekibin başındaki isim Chen, 2016 yılında Çin'in Shenzhou-11 insanlı uzay görevinde yer aldı ve daha önce bir Çinli astronot tarafından uzayda en uzun süre kalma rekorunu elinde tutuyor. Liu, 2012 yılında Shenzhou-9 görevinde uzaya çıkan ilk Çinli kadın oldu. Cai'nin ise uzaydaki ilk görevi olacak.

 

Bu, Çin'in Aralık 2022'ye kadar tamamen mürettebatlı ve operasyonel hale getirmeyi planladığı uzay istasyonunun inşasındaki üçüncü insanlı görev. Yıl sonundan önce iki laboratuvar modülü ve iki kargo görevi de dahil olmak üzere altı uzay görevi planlandı.

TİANGONG UZAY İSTASYONU VE IŞIK SAVAŞI

Sovyetler Birliği ve ABD'den sonra hem astronotlarını uzaya gönderen hem de bir uzay istasyonu inşa eden üçüncü ülke olan Çin, Tiangong’un 2031'de hizmet dışı bırakılacak olan Uluslararası Uzay İstasyonu'nun (ISS) yerini almasını planlıyor.

Tiangong (Gök Sarayı) Uzay İstasyonu’nun ilk modülü geçen yıl yörüngeye yerleştirildi. Bir çekirdek modül, iki laboratuvar modülü ve bir uzay teleskobundan oluşması planlanan Tiangong'un kendi itici gücü, yaşam destek sistemleri ve yaşam alanları olacak. 29 Nisan 2021’de Tianhe (göksel uyum) adlı çekirdek modülü fırlatıldı. Daha sonra 29 Mayıs 2021’de Tiencou (gök gemisi) -2 kargo mekiği ile ikmal seferi düzenlendi.

İstasyonun kurulumunun tamamlanması için ana iskeleti oluşturan iki laboratuvar modülünden Vıntien (gökleri aramak) modülü temmuzda, Mengtian (gökleri düşlemek) modülü ise ekimde uzaya gönderilecek.

Gelecek yıl, Xuntian (gökleri dolaşmak) adlı bir uzay teleskobu fırlatacak. Xuntian, uzay istasyonuna yakın uçarak servis ve yakıt ikmali için istasyon ile kenetlenecek.

Tiangong Uzay İstasyonu’nun yapımının 2024 yılında tamamlanması planlanıyor. 10 metreye kadar uzanan ve 20 tonluk bir nesneyi kavrayabilecek robotik kolları bulunan bu istasyonun uzayda saldırı ve savunma konusunda da kullanılabileceğine dikkat çekiliyor. Başta ABD olmak üzere uzay yatırımları yapan ülkeler, Çin’in bu yeni uzay istasyonunu aynı zamanda askeri bir üs olarak yorumluyor.

Çin’in uzaydaki yarışı göz önünde bulundurarak geliştirdiği yeni silah ve teknolojiler de bu bağlamda öne çıkıyor. Elektromanyetik spektrumlu silahlar, otonom silah sistemleri ve 5G bağlantılı yeni teknolojiler, Çin ordusunun uzay için hazırlandığını da gösteriyor.

Çin ordusu tarafından 2015 yılında yayınlanan “Işık Savaşı” adlı kitap, büyük veri ve yapay zekaya dayalı otonom ve yönlendirilmiş enerji silah sistemlerini ve yeni bir savaş konseptini konu ediniyor. Çin’in son yıllarda geliştirdiği silahlar da söz konusu ışık savaşı kapsamında değerlendiriliyor. Uyduları devre dışı bırakabilecek siber yazılımlar, uydu savar silah sistemleri ve uzay tabanlı lazer silah sistemleri, Pekin yönetiminin üzerinde durduğu en önemli yeni nesil silahlar arasında yer alıyor.

ÇİN UZAY YARIŞINDA NE KADAR İDDİALI?

Çin, ilk uydusunu 1970 yılında, ülkede Kültür Devrimi'nin neden olduğu kaos yaşanırken yörüngeye yerleştirdi. Bu süre zarfında ABD, Sovyetler Birliği, Fransa ve Japonya uzaya astronot gönderen ülkeler arasındaydı.

1980’lerdeki ekonomik reformların da etkisiyle Çin, uzay programını geliştirdi ve 2003 yılında ilk mürettebatlı misyonunu gerçekleştirdi. Son 10 yılda ise 200'den fazla roket fırlattı.

Pekin hükümetinin milyarlarca dolar yatırım yaptığı uzay programı kapsamında Aralık 2020’de aya ve Mayıs 2021’de Mars’a bir keşif aracı gönderildi. Chang 5 adlı insansız araç, Ay yüzeyine daha önceki ABD bayraklarından kasıtlı olarak daha büyük olacak şekilde Çin bayrağı dikti.

Son olarak Shenzhou 14'ün fırlatılmasıyla birlikte Çin, uzaya 14 astronot gönderdi. ABD'nin gönderdiği 340 ve Rusya'nın gönderdiği 130'dan fazla astronotla karşılaştırıldığında bu henüz düşük bir sayı. Ancak Çin’in gelişme hızına bakıldığında ilerleyen yıllarda uzaydaki önemli aktörlerden biri olacağı öngörülüyor.

Çin devlet medyası Xinhua, en az 300 bin kişinin Çin'in uzay projelerinde çalıştığını aktardı. Bu da hâlihazırda NASA’da çalışanların neredeyse 18 katı.

Çin Ulusal Uzay İdaresi, 2003’te yıllık iki milyar yuan (300 milyon dolar) başlangıç ​​bütçesi ile kuruldu. 2016'da ise uzay endüstrisini özel şirketlere açtı. Çin medyasına göre Çinli özel şirketler, uzay projelerine yılda 10 milyar yuan'dan (1,5 milyar dolar) fazla yatırım yapıyor.

Birkaç yıl içinde Dünya yakınlarındaki asteroitlerden örnekler almayı planlayan Çin, 2030 yılına kadar Ay’a astronot göndermeyi, Mars ve Jüpiter’e ise numune toplamak için sonda göndermeyi hedefliyor.

Uzaydaki rolünü geliştiren Çin’in yanı sıra diğer ülkeler de uzay yarışında yer almak için çeşitli girişimlerde bulunuyor. 2025'te ABD ve diğer ülkelerden astronotlarla Ay'a gitmeyi planlayan NASA, yeni dev SLS roketini Kennedy Uzay Merkezi'ne fırlattı. NASA ile Ay görevlerinde çalışan Avrupa Uzay Ajansı da astronotların Dünya ile iletişimini kolaylaştırmak için bir uydu ağı kurmayı planlıyor.

Japonya, Güney Kore, Rusya, Hindistan, Birleşik Arap Emirlikleri de kendi ay misyonları üzerinde çalışıyor.

Hindistan, ikinci büyük Ay misyonunu şimdiden başlattı ve 2030 yılına kadar kendi uzay istasyonuna sahip olmak istiyor.