Afrika'daki Çin algısı: Gençler yatırım ve iş imkanlarına olumlu bakıyor

Son yıllarda Afrika kıtasına yatırımlarını artıran Çin, bölgedeki diğer küresel güçlerin önüne geçiyor. Kıtadaki en etkili yabancı gücün Çin olduğunu belirtirken, ABD’nin etkisinin ise azaldığına dikkat çekiliyor.

Çin, dünya genelinde kurduğu ticari ilişkilerle birçok bölgede etkisini artırıyor. Doğal kaynaklar ve yeni ihracat pazarları açısından zengin olan Afrika da bu bölgelerden biri olarak son yıllarda öne çıkıyor. Ancak Çin-Afrika ilişkisi yalnızca Çin’in değil kıtanın da yararına. Zira, Çin’in bölgedeki ekonomik kalkınmaya etkisi neticesinde iki yönlü bir ilişki kurulduğu görülüyor.

Pekin hükümetinin Afrika’da dört kapsayıcı stratejik çıkarı var: Doğal kaynaklara erişim, büyük bir ihracat pazarı, siyasi meşruiyet ve ekonomik çıkarlara yönelik güvenlik endişelerinin azaltılması. Afrika’daki hükümetler de Pekin’in yüksek riskli projelere yatırım yapmasından ve ekonomik kalkınmaya katkıda bulunmasından faydalanarak bölgedeki etkisine olumlu yanıt veriyor.

AFRİKALI GENÇLER ÇİN’İ ABD’DEN DAHA ETKİLİ GÖRÜYOR

Johannesburg merkezli düşünce kuruluşu The Ichikowitz Family Foundation tarafından yapılan anket ile Afrikalı gençlerin kıtadaki yabancı güçlere bakışı değerlendirildi. Ankette, gençlerin büyük çoğunluğunun Çin’i kıtadaki en etkili yabancı güç olarak gördüğü belirtildi.

Ankete katılan Afrikalıların yüzde 77’si Çin’i işaret ederken, yüzde 67’si ise ABD’yi en etkili güç olarak gördüğünü söyledi. Kıtadaki Çin etkisini olumlu bulan yüzde 76’ya karşılık ABD’yi olumlu bulanlar yüzde 72 olarak kaydedildi.

Çin etkisini olumlu bulanların gerekçelerinin başında uygun fiyatlı Çin ürünleri, Pekin’in kıtadaki altyapı geliştirme yatırımları ve Çin’in Afrika ülkelerinde iş fırsatları yaratması gösterildi.

Ruanda (yüzde 97), Malavi (yüzde 95) ve Nijerya’daki (yüzde 90) gençlerin neredeyse tamamının ülkelerindeki Çin etkisine olumlu baktığı belirtildi.

Afrika genelindeki 15 ülkede yaşayan 18 ila 24 yaşları arasındaki 4 bin 500'den fazla Afrikalıyla yapılan ankete göre, ABD’nin kıtadaki etkisi 2020 yılından bu yana yüzde 12 azaldı.

Vakfın başkanı Ivor Ichikowitz, pandemi öncesi yapılan ankette en büyük etkiye sahip ülkenin ABD olarak çıktığını, ancak şu anki tablonun tamamen değiştiğini söyledi. Bu durumun birkaç nedeni olduğunu belirten Ichikowitz, “ABD’nin eski Başkanı Donald Trump, Afrikalı gençlerin arasında büyük yankı bulmuştu. Güçlü, karizmatik bir lider olarak görülüyordu. Bu da ABD’yi Afrika’daki en etkili ülkeler listesinin başına yerleştirmişti” yorumunda bulundu.

DÜNYANIN EN BÜYÜK TÜKETİCİ NÜFUSLARINDAN BİRİ AFRİKA’DA

Çin’in bölgedeki yatırımlarının gençler üzerindeki etkisini yorumlayan Ichikowitz, “Genç Afrikalılar bize Çin’in Afrika’nın gelişiminde oynadığı rolün somut ve etkili işaretlerini gördüklerini söylüyorlar. Çin’in Afrika’daki yatırımlarına yönelik önemli eleştiriler olsa da Afrika hükümetlerinin Çin’e değer vermemesi çok zor. Çünkü Çin sermaye ve uzmanlık sağlıyor. Ayrıca Avrupa ve ABD etkisinin azaldığı bir zamanda yeni pazarlar yaratıyor” ifadelerini kullandı.

Afrika’daki refah seviyesinin artmasıyla birlikte kıtadaki nüfusun da artması öngörülüyor. Afrika Birliği Komisyonu, önümüzdeki on yılda dünya gençliğinin yüzde 40’ından fazlasının Afrika’da yaşamasını beklediklerini bildirdi.

Çin yatırımlarıyla kıtada bir orta sınıf yaratılması aynı zamanda dünyanın en büyük tüketici nüfuslarından birinin oluşturulması anlamına da geliyor.

Öte yandan, bölgedeki Çin etkisine sıcak bakmayan gençler de mevcut. Bazı Afrikalılar, Çin’in kullandığı doğal kaynaklardan kendilerinin yeterince yararlanmadığı konusunda endişeli olduklarını dile getirdi. Ankete katılanların yüzde 24’ü ülkelerindeki Çin yatırımlarının bir tür “ekonomik sömürgecilik” olduğunu söyledi. Yüzde 36’lık bir kesim ise Çinlilerin adil bir tazminat ödemeden Afrika’daki kaynakları ihraç ettiğini belirtti.

Çin’in başta Sincan’daki Uygur Türkleri olmak üzere insan hakları ihlalleri konusundaki kötü şöhreti, Afrika’daki bazı gençlerin Batı’ya yönelmesine neden oluyor. Ancak yine de Batı tarzı bir demokrasinin örnek alınması gerektiğini savunanlar yüzde 39’luk bir kesimi oluşturuyor.

Gençlerin birçoğu demokrasiyi desteklese de Batı tipi bir demokrasinin “uygun olmadığını” ve Afrika ülkelerinin kendilerine uyan bir yönetim şekline ihtiyacı olduğunu savundu.