Çin'de her beş gençten biri işsiz

Dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olan Çin’de, kentlerde yaşayan her beş gençten birinin işsiz olduğu istatistiklere yansıdı. Süresiz liderliği elinde bulunduran Xi Jinping, koltuğunu koruyabilecek mi?

Çin’de, Mart 2018’de Ulusal Halk Kongresi'nde yapılan Ulusal Halk Kongresi'nde yapılan oylama ile ikinci dönemini 2023’te tamamlayacak olan Devlet Başkanı Xi Jinping’e süresiz liderliğin verilmesi kabul edilmişti.

Devletin atası olan Mao Zıdong'un ardından parti tüzüğünde ismi geçen ikinci lider olan Jinping’i atfedilen metnin başlığı da "Yeni Dönem Çin için Çin Özellikleri Taşıyan Sosyalizm üzerine Şi Cinping Düşüncesi" olarak seçilmişti.

Ülkesinin küresel ekonomiye entegrasyonu için kritik hamleleri ile dikkat çeken ve Latin Amerika, Afrika gibi küresel güçlerin ‘sömürge’ noktalarında yatırımlarına hız veren Pekin yönetimi, son yirmi yılda ihracatını beş kat artırmayı da başardı.

Bireysel hak ve özgürlükleri göz ardı eden yeni ekonomi politikaları sık sık eleştirilse de Çin dünyanın ikinci büyük ekonomisi unvanını almayı başardı.

Yumuşak Güç politikası ile dünyanın hemen her ülkesi ile ticari ilişkilerini geliştiren Pekin yönetimi, Çin’in Dünya Ticaret Örgütü’ne (WTO) üye olmasının ardından ticari pazarını da önemli oranda geliştirdi.

Dün pazarında küresel güçler ile rekabet eden Çin, Wuhan’da ilk kez tespit edilen koronavirüsün (Covid-19) pandemiye dönmesinin ardından ivme kaybetti.

“Sıfır vaka” politikası nedeniyle aylar süren kapanmalar tedarik zincirinde önemli bir kırılma yaratırken Tayvan krizi de Pekin yönetiminin hesaplarının değişmesine neden oldu.

Ülkenin işçi ve yoksul kesimi hızla açlığa doğru yol almaya başladı ki Çin’deki gelir uçurumu bilinmeyen bir şey de değildi.

Ülkenin sanayi kentlerinde pandamı nedeniyle kapanmalar sürerken ekonomik göstergeler de beklentilerden oldukça farklı bir tablo çizmeye başladı.

Pekin'in 2020'nin sonlarında başlayan ülkenin özel sektörüne yönelik kapsamlı baskısı ve sıfır Covid politikasına olan sarsılmaz bağlılığı ekonomiyi ve iş piyasasını sert bir şekilde vurdu.

Ülkedeki işsizlik oranı bu yıl defalarca zirveyi zorladı. Bu yıl, 10,76 milyon yeni mezun gencin iş dünyasına adım attığı ülkede genç işsizlik oranı mart ayında yüzde 15,3 iken nisan ayında oran yüzde 18,2’ye yükseldi. Temmuz ayında ise yüzde 19,9’a ulaştı.

Ağustos’ta yüzde 18,7 ölçülmesine rağmen Ulusal İstatistik Bürosu tarafından açıklanan en yüksek değer olma özelliğini sürdürüyor.

Çin’de kentsel genç nüfusun 107 milyon olduğu açıklanırken yapılan hesaplamalara göre söz konusu oran hâlihazırda şehirlerde ve kasabalarda yaşayan 16 ila 24 yaş arası yaklaşık 20 milyon gencin işsiz olduğunu gösteriyor.

Çin’deki işsizlik oranını CNN’e yorumlayan Jamestown Vakfı'nın kıdemli üyesi Willy Lam, açıklanan rakamları "Bu kesinlikle Çin'in gençler için kırk yılı aşkın bir süredir yaşadığı en kötü iş krizi" olarak nitelendirdi.

ÇKP için en büyük zorunluluğun büyüme ve istihdam devamlılığı olduğuna dikkat çeken Lam, işsizliğin en çok teknoloji sektöründe görünür olduğuna vurgu yaptı.

Çip krizinin de küresel piyasalarda en fazla dile getirildiği bugünlerde Çin’deki teknoloji sektöründe yaşanan istihdam gerilemesinin üreticileri nasıl etkileyeceği de izlenmeye devam ediyor.

E-ticaret ve bulut sistemlerin devi olan Alibaba’nın kurulduğu günden bu yana ilk kez 13 bin kişiyi işten çıkardığına dikkat çeken uzmanlar, şirketin halka arz edildiği sekiz yılın ardından ile kez kez sabit gelir artışı kaydettiğine vurgu yapıyor.

Sosyal medya ve oyun devi Tencent ( TCEHY ) haziran ayından bugüne yaklaşık 5 bin 500 çalışanını işte çıkardığını vurgulayan DC merkezli Demokrasi Savunma Vakfı kıdemli Çin üyesi Craig Singleton, "Bu son teknoloji endüstrisi kesintilerinin önemi küçümsenemez” ifadelerini kullandı.

Uzmanlar, teknoloji sektöründeki işçi krizinin Xi Jinping'in bir zamanlar Çin'in gelişiminin bir sonraki aşamasını yönlendireceğini ilan ettiği, ülkeyi önümüzdeki yirmi ila otuz yıl içinde bir inovasyon lideri ve küresel bir teknoloji süper gücü haline getirme emellerini baltalayabileceği görüşünde.

Ülkede teknoloji ile birlikte eğitimden gayrimenkula uzanan geniş bir yelpazede krizin adım adım yaklaştığını işaret eden uzmanlar, toplu işten çıkarmaların Xi ve hükümeti için kısa sürede büyük bir sorun olacağının altını çizdi.

Ülkede ilk kez orta sınıfın sesini duyurmak için protesto gösterileri düzenlediğini belirten Singleton, “Çin halkı ile Çin Komünist Partisi arasında var olan zayıf güvenin, sosyal uyumda bir bozulmaya yol açabilecek şekilde yıpranmaya başladığına dair artan göstergeler var” ifadelerini kullandı.

İşsizlik krizinin önümüzdeki ay yapılacak olan Komünist Parti Kongresi’nden önce patlak vermesinin kaygılandırıcı olduğuna dikkat çeken uzmanlar, Xi’nin üçüncü dönemi için de riskler barındığının altını çizdi.