Çin Merkez Bankası, orta vadeli olarak uygulanan kredi faizini 10 baz puan düşürdü

Dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olan Çin’de, bu yılın ikinci çeyreğinde yüzde 2,6 oranında bir daralma gerçekleşmişti. Yılın üçüncü çeyreğinde ise ilk verilerin beklentinin altında kalmasıyla Merkez Bankası, piyasaları desteklemek için orta vadeli olarak uygulanan kredi faizini 10 baz puan düşürdü.

Bugün Çin’den duyurulan sanayi üretimi, sabit varlık yatırımları, konut satışları ve perakende satışları beklentilerin altında kaldı.

Sanayi üretimi pandemide yaşanan düşüşün ardından, iki yıllık süreçte gerçekleşen kısıtlamalara rağmen düzineli artış gösterdi. Ancak nisan ayında yaşanan sert karantina önlemlerinin etkisiyle yüzde 2,9 oranında düşüş yaşadı. Nisandan sonraki süreçte ise yıllık artış miktarı beklenilenin altında oldu. Bugün açıklanan temmuz ayı yıllık artış beklentisi yüzde 4,9, veri ise yüzde 3,8 ile beklentiyi karşılamadı.

Perakende satışlar mart ve nisan aylarında yine karantinanın etkisiyle düşüş yaşamasının ardından haziran ayında yüzde 3,1 oranında arttı. Temmuz’da ise beklenti yüzde 5’lik bir yükseliş yaşanması yönündeydi, ancak satışlar 2,7 oranında artarak beklentinin altında kaldı.

Konut fiyatlarında yaşanan düşüş üçüncü ayda da aynı şekilde devam etti. Pandemi döneminde bile konut piyasasındaki talebin canlılığını koruduğu ekonomide özellikle büyük gayrimenkul şirketlerinin likidite sorunu yaşaması, Çin Merkez Bankası’nın genişlemeci para politikasını uygulamasındaki en büyük etken olmuştu. Sektörü canlı kılmak için parasal destekte bulunan Merkez Bankası, bugün de orta vadeli faizi 10 baz puan indirdi.

Konut Fiyat endeksi Temmuz ayında yıllık 50,9 oranında düşüş yaşadı. Mayıs ve haziran ayındaki düşüşle birlikte üçüncü ayda da gerileme yaşayan endeks 2015 yılından sonraki en zayıf dönemi yaşıyor.

Dünya da bulunan birçok merkez bankasının faiz artışına gittiği ve sıkı para politikası uyguladığı bu yıl da Çin negatif ayrışıyor.

Çin’de enflasyon yüzde 2,7 ile pandemi sonrası en yüksek seviyeye ulaştı, ancak politika yapıcılar piyasaların canlılığını koruması ve büyümenin öncelikli görülmesinden ötürü genişlemeci adımlar atmaya devam ediyor.