Dünya küresel krizin eşiğinde mi?

Tüm dünyayı etkisi altına alan enerji kıtlığı, Çin’deki sel ve kömür arzının azalmasıyla bir kez daha olumsuz etkilendi. Üretimin birçok bölgede durma noktasına gelmesi, Evergrande krizi ile sarsılan ekonomiyi çıkmaza sürükledi.

Küresel ekonomi pandemiden çıkmaya başlarken enerji fiyatları dünya genelinde yükseliş gösterdi.

Pazartesi günü, Brent ham petrolünün maliyeti Ekim 2018’den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. ABD’de işlem gören petrol ise yedi yılın en yüksek seviyesini gördü.

Hindistan’daki kömür arzı sıkıntısıyla birlikte Çin’de yaşanan seller, giderek tüm dünyayı etkisi altına alan enerji krizini olumsuz etkiledi.

Çin’de en fazla kömür üretimi gerçekleştirilen eyalet olan Shanxi’de meydana gelen sel nedeniyle kömür fiyatlarında artış yaşandı. Zhengzhou Ticaret Borsası’ndaki termal kömür salı günü yüzde 8 oranında yükseldi.

Ülkedeki kömür arzının yaklaşık üçte birini üreten Shanxi Eyaleti’ndeki selin ardından birçok maden geçici olarak kapatıldı.

Yerel yetkililer tarafından yapılan açıklamada, eyalette 1,76 milyondan fazla insanı etkileyen şiddetli sel sırasında en az 15 kişinin öldüğü belirtildi. Geçen hafta sağanak yağışın etkili olduğu kuzey bölgelerinde 70’ten fazla şehirde toprak kaymaları ve evlerde çökme meydana geldi.

Çin, selden önce de ülkenin büyük bölümünde elektrik kesintilerine neden olan bir enerji sıkıntısıyla karşı karşıyaydı. Son haftalarda ise enerji firmaları elektrik tedarikini milyonlarca ev ve iş yeri ile sınırlamak zorunda kaldı.

ENERJİ KRİZİ ÇİN EKONOMİSİNİ NASIL ETKİLEDİ?

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Çin’in 2030 yılına kadar en yüksek karbon emisyonuna ulaşacağını ve 2060 yılına kadar net sıfır emisyon elde edeceğini taahhüt etmişti. Ancak bu vaat, elektrik krizi nedeniyle kullanılan dizel jeneratörler ve kömür üretimini artırma kararı sonrasında yeniden tartışılıyor.

Cuma günü Pekin yönetiminden gelen talimat doğrultusunda Çin’in kömür madenlerinde üretimi artırma kararı alındı. Yetkililer bu hamle ile kömür fiyatlarının rekor seviyelere ulaşmasını ve elektrik kesintilerinin artmasını engellemeye çalışıyor.

Geçen aydan bu yana, elektrik kesintileri nedeniyle birçok fabrikada üretim kısıtlandı veya tamamen durduruldu. Özellikle Çin’in kuzeydoğusundaki üretim merkezleri kesintilerden ağır darbe aldı.

Çin Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu tarafından salı günü yaptığı açıklamada, 15 Ekim’den itibaren kömüre dayalı elektrikten üretilen tüm elektriğin piyasa ticareti yoluyla fiyatlandırılacağını ve ticari kullanıcıların doğrudan piyasadan veya acenteler aracılığıyla “mümkün olan en kısa sürede” satın almak zorunda kalacaklarını belirtti. Düzenleme ile fiyatların piyasa tarafından belirlenmesi ve üretimin teşvik edilmesi hedefleniyor.

Analistler, yerel yönetimlerin elektrik fiyatlarındaki artışların mali yükünü azaltmak için küçük ve orta ölçekli işletme sahiplerine elektrik fiyatları konusunda destek sunması gerektiğini vurguluyor.

Öte yandan, kömür arzının bu kış yetersiz kalması ve fiyatlardaki artış nedeniyle bu yılın son çeyreğinde endüstriyel enerji tüketiminde yüzde 12’lik bir düşüşün olması öngörülüyor.

Çin’deki enerji krizi, kömürde artan fiyatları karşılayamayan ve üretimi azalan çimento, çelik ve alüminyum gibi endüstrilerde de üretim kısıtlamalarına neden oldu. Kamu kurumları, salgın sonrası enerji talebini karşılayamadı ve bu da Çin’in ekonomik büyüme tahminlerini olumsuz etkiledi.

Yatırım bankaları Çin’in büyüme beklentilerini düşürüyor. Geçen ayın sonunda Goldman Sachs, Çin’in 2021 büyüme tahminini yüzde 8,2’den 7,8’e düşürdü. Gerekçe olarak ise enerji krizinden kaynaklanan aşağı yönlü baskılar gösterildi.

KAMU BANKALARI İÇİN TEFTİŞ BAŞLATILDI

Enerji maliyetleri enflasyon endişelerini tetiklerken, Pekin yönetiminin özel sektöre yönelik baskısını finans sektörüne yönelttiği haberleri gündeme geldi.

Wall Street Journal’da yer alan habere göre Çinli regülatörler, kamu bankaları da dahil olmak üzere finans sektöründeki 25 kurumda teftiş başlattı. Haberde, hükümetin yönetime muhalif pozisyonda olan özel şirketlerle yakın ilişkiler geliştiren finans şirketlerini incelemeye aldığı belirtildi.

Çinli yetkililer ise 54 trilyon dolar büyüklüğündeki finans sektöründe yolsuzluklarla mücadele etmek için banka, sigorta şirketi, düzenleyici kuruluşlar ve yatırımcıları kapsayan bir teftiş başlattığını açıkladı.

Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) düzenlediği teftiş, Disiplin Teftiş Merkez Komisyonu öncülüğündeki bir ekip tarafından yapılacak. İki ay sürmesi planlanan teftişte Çin Bankacılık ve Sigortacılık Düzenleyici Komisyonu (CBIRC) denetlenecek.

Benzer bir uygulama 2015 yılında da yapılmış ve bazı yatırımcılar hapis cezasına çarptırılmıştı.

EVERGRANDE KRİZİ YAYILIYOR

Çin merkezli gayrimenkul şirketi Evergrande’nin pazartesi günü faiz ödemesi olan bazı tahvillerini ödemediği açıklandı. Ödenmeyen borçların temerrüt olarak değerlendirilmesi için 30 gün yasal süre bulunuyor.

Şirket, geçen ay da iki ödemeyi gerçekleştirememişti.

Öte yandan, Evergrande’nin gayrimenkul sektöründe yarattığı endişe giderek yayılıyor. Bir diğer Çinli gayrimenkul şirketi olan Sinic’in 18 Ekim’de vadesi dolan ödemelerini gerçekleştiremeyeceği kaydedildi. Şirketin temerrüde düşmesi bekleniyor.

Çin’de yaşanan gelişmeler Asya piyasasını da olumsuz etkiliyor. Asya’da Japon Nikkei ve Hong Kong Hang Seng yüzde 1 gerilerken, Güney Kore Kospi’de yüzde 1’in üzerinde düşüş yaşandı.

Piyasadaki güven kaybı, ilerleyen süreçte otomobil ve beyaz eşya satışlarının düşmesine yol açarak ekonomiye daha fazla zarar verebilir. Çin’de şimdiden görülen zayıf perakende satışları, tüketicilerin giderek daha güvensiz hissettiklerinin sinyalini veriyor.

Analistler ise Pekin yönetiminin piyasaya müdahale etme ve borçları azaltma gibi kararlarının genel büyümeyi riske atabileceğini söyledi.

Bağımsız bir ekonomik araştırma firması olan Gavekal Dragonomics Genel Müdürü Arthur Kroeber, “Düşen fiyatlar, satışlar ve inşaat faaliyetleriyle birlikte gayrimenkul piyasasında çok ciddi yavaşlama görüyoruz. Bunun önümüzdeki birkaç çeyrekte ekonomik büyümeyi aşağı çekmesi muhtemel” yorumunu yaptı.

KÜRESEL KRİZİN EŞİĞİNDE

Evergrande’nin 2008 yılındaki küresel mali krizi tetikleyen Lehman Brothers etkisi yaratacağı tartışılırken, Pekin yönetimi konu hakkında yorum yapmadı. Hatta ülkedeki en büyük şirketlerden biri olan gayrimenkul devini kurtarmayacağını belirtti.

Şirketi parçalara bölüp satarak krizi hafifletmeye çalışsa da Çin’deki Evergrande krizi giderek yayılıyor. Bunun yanında kömür ve enerji krizi de ülkedeki üretimi etkileyerek ekonomiyi çıkmaza sürüklüyor.

Dünya Bankası’nın yayınladığı Uluslararası Borç İstatistikleri Raporu, düşük gelirli ülkelerin borçlarının Covid-19 salgını etkisiyle arttığını ortaya koydu. Raporda, bu ülkelerin 2020 yılındaki borçlanmalarının yüzde 12 artarak 860 milyar dolara çıktığı kaydedildi.

En fazla borç veren ülke konumunda olan Çin’in içine düştüğü bu finansal durumla birlikte Xi Jinping yönetimi de giderek daha katı politikalar izlemeye başladı. Özel sektörün baskılanması ve partinin her alanda kontrolünü artırması önümüzdeki dönemde Çin’in yanı sıra tüm dünyaya yayılacak etkilere sahip.