Çin'in asıl hedefi "dijital ekonomi"

Pandemi önlemleri ve özel sektör üzerindeki baskıcı politikalar, son dönemde Çin ekonomisine dair olumsuz öngörüleri gündeme getirdi. Ancak Devlet Başkanı Xi’nin Davos’ta yaptığı konuşma ve ülkenin geleceğe yönelik teknoloji yatırımları Çin ekonomisinde farklı bir planlamanın yapıldığına işaret ediyor.

Pekin yönetimi, son zamanlarda özel şirketler üzerinde artan baskıcı politikaları ile gündeme geldi. Dünya Ekonomik Forumu’nda konuşan Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ise bir kez daha “ortak refah” politikasını savundu.

Politikanın ülkede giderek genişleyen servet açığını daraltmayı amaçladığını söyleyen Xi, “Arzu ettiğimiz ortak refah eşitlikçilik değil. Önce pastayı büyüteceğiz, sonra makul kurumsal düzenlemelerle düzgün bir şekilde böleceğiz” ifadelerini kullandı.

Teknoloji, eğitim ve eğlence şirketleri başta olmak üzere söz konusu politika kapsamında uygulanan baskılardan birçok özel şirket olumsuz etkilendi.

Xi, “Herkes kalkınmadan adil bir pay alacak ve kalkınma kazanımları tüm insanlarımıza önemli ve adil bir şekilde fayda sağlayacak” dedi.

Ortak refah politikaları tarafından uygulamaya konulan önlemler, Çin’in önde gelen milyarderlerini dizginlemenin bir yolu olarak görülüyor. Ancak Pekin yönetiminin sert düzenlemeleri, uluslararası yatırımcıları rahatsız ediyor. Çin’in en büyük şirketlerinden bazıları söz konusu düzenlemeler nedeniyle milyarlarca dolar kaybetti.

Denizaşırı ülkelerden gelecek yatırıma açık olduklarını belirten Xi, “Her türlü sermaye, yasalara ve düzenlemelere uygun olarak Çin’de faaliyet gösterebilir ve bir ülkenin kalkınması için olumlu bir rol oynayabilir” dedi.

ÇİN’İN SIFIR VAKA POLİTİKASI KÜRESEL TEDARİK ZİNCİRİNE DARBE İNDİREBİLİR

Çin, pandeminin başladığı 2020 yılından bu yana sıkı bir “sıfır vaka” politikası uyguluyor.

4-20 Şubat tarihleri arasında yapılacak olan Pekin Kış Olimpiyatları hem ekonomik hem de siyasi açıdan Çin için oldukça önemli. Pekin yönetimi, olimpiyatların sorunsuz geçmesi için de sıfır vaka politikasını uygulamaya devam ediyor. Bu kapsamda, Covid-19 vakası görülen Xian başta olmak üzere birçok bölgede sıkı önlemler aldı.

Moody’s Analytics’te ekonomist olan Katrina Ell, Çin’in sıfır vaka politikasının küresel tedarik zincirini olumsuz etkileyeceğini öne sürdü.

Covid-19′u kontrol altına almayı amaçlayan kısıtlamalar, küresel olarak üretim ve nakliye operasyonlarını etkileyerek tedarik zincirinde krize yol açtı. Ell, “Çin’in sıfır vaka politikası ve önemli limanları ve fabrikaları kapatma eğilimi göz önüne alındığında küresel tedarik zincirindeki bozulmaları artırıyor” ifadeleriyle krizin süreceğine işaret etti.

Ell, önümüzdeki birkaç ay içinde Çin’deki pandemi ve merkez bankası kararlarının önemli sonuçları olacağına vurgu yaptı.

Dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olan Çin, geçen yıl dünyanın en yoğun üçüncü limanı olan Ningbo-Zhoushan limanında bir işçinin Covid-19 olduğu tespit edilince terminali kapattı.

Salı günü Goldman Sachs, Çin’in ekonomik büyümesi için 2022 tahminini yüzde 4,8′den yüzde 4,3′e düşürdü. ABD merkezli yatırım bankasının analizi, Çin’in söz konusu pandemi kısıtlamalarının ticari faaliyetler üzerindeki etkisini artırabileceği beklentisine dayanıyor.

ÇİN TEKNOLOJİNİN EKONOMİDEKİ PAYINI ARTIRMA PEŞİNDE

Çin ekonomisine dair tüm olumsuz öngörülerin yanı sıra, ülkedeki teknoloji yatırımları hız kazanmayı sürdürüyor.

Çin Devlet Konseyi tarafından geçen hafta yayınlanan bir belgede, 2020’de gayrisafi yurtiçi hasılanın yüzde 7,8’ini oluşturan dijital ekonominin 2025 yılına kadar yüzde 10’a ulaşmasının hedeflendiği yer aldı.

Yayınlanan hedefler, Çin’in 2021’den 2025’e kadar uzanan 14. Beş Yıllık Planı’nın bir parçası. Bu kapsamda Çin, 2020’de 11.76 trilyon yuan olan ulusal çevrim içi perakende satışların, 2025’te 17 trilyon yuana çıkmasını hedefliyor.

2020’de 8.16 trilyon yuan olan yazılım ve ilgi teknolojisi endüstrisinin ise 2025 yılında 14 trilyon yuana yükselmesi bekleniyor.

İnternet bağlantı ve hızını artırmak Çin’in dijital ekonominin GSYİH içindeki payını artırma stratejisinin bir parçası. Bu nedenle Çin, 2020 yılında en hızlı internet bağlantı hızına sahip 6,4 milyon kullanıcıyı 2025 yılında 60 milyona çıkarmayı hedefliyor. Yüksek hızda internet kullanımını sağlayacak 5G teknolojisi de Çin tarafından destekleniyor.

Diğer yandan, 5G teknolojisi henüz yeni kullanılmaya başlanırken, Çin 6G için çalışmalara başladı. Pekin’in yayınladığı belgede 6G teknolojisine dair hedefler de yer alıyor.

Çin aynı zamanda dünya çapındaki teknoloji standartlarının şekillenmesinde daha büyük bir rol üstlenmeyi hedefliyor. Mobil internet ve yapay zeka gibi alanlarda uluslararası standartların Çin tarafından belirlenmesi bekleniyor.

Söz konusu belgede çip, bulut bilişim, veri merkezleri oluşturma ve sınır ötesi e-ticaret gibi konulara ilişkin de hedefler bulunuyor.

Devlet Konseyi belgesinde, “dijital ekonominin sürdürülebilir ve sağlıklı gelişimi” ile uyumlu yönetişim oluşturulacağı belirtildi. Geçen yıl Çin, internet şirketleri üzerindeki düzenlemeleri sıkılaştırdı ve antitröstten veri korumasına kadar birçok alanda yeni yasalar çıkardı. Pekin yönetimi, düzenleyicilerin sorumluluklarının netleştirileceğini ve farklı yetkililer arasındaki iş birliğini güçlendireceğini ifade etti.