Çin değişen küresel ekonomi şartlarına nasıl hazırlanıyor?

Covid-19 pandemisiyle birlikte küresel piyasalarda dalgalanma arttı. Dünya ekonomileri küçülme tehlikesiyle mücadele ederken, virüsün ilk görüldüğü ülke olan Çin, büyüme kaydetti. Bundan sonraki süreçte dünya ekonomilerinin yeni örneği Çin olabilir mi? Küresel ekonomilerin ‘yeni normali’ nasıl olacak?

Tüm piyasaları alt üst eden ve halkın alım gücünü minimuma indiren Covid-19 pandemisi, dünya ekonomilerini ciddi şekilde etkiledi.  Gelişmiş ekonomiler dahi, küresel piyasalardaki dalgalanmadan nasibini aldı. Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) sene başında güncellediği verilere göre Çin ekonomisi 2020 yılında koronavirüs salgınına rağmen yüzde 2,3'lük büyüme kaydederek geçen yıl büyüyen tek ekonomi oldu.

Özellikle ülkelerin kendini kapatması ve ticareti belirli seviyelerde durdurma kararı alması, küresel tedarik zincirlerinde aksamaların yaşanmasına neden oldu. Meydana gelen tüm bu aksamalara rağmen, özellikle virüsün yayılma merkezi olarak kabul edilen Çin’in büyümeye devam etmesi, kayda değer ve üzerinde düşünülmesi gereken gelişme.

Çin ekonomisini yakından inceleyen ekonomistlere göre, Çin’in pandemiyi diğer ülkelerden önce yaşayarak atlatmış olması, ekonomik normalleşme konusunda da öncü bir konuma ulaşmasına katkı sundu. Bu süreçte ekonominin arz ve talep taraflarında yaşanan şok olumlu bir gelişme sağlayarak yatırımların artmasına neden oldu. Peki pandemi sonrasında, yeni ekonomik düzen nasıl olacak?

EKONOMİDE ÇİN MODELİ

Pandemi sonrası dünyada sadece Çin değil tüm ülkeler piyasaların güçlü bir devlet kapasitesi içerisinde şekillendiği bir ekonomik model arayışında olacak. Uzmanlar bu modelin özellikle, ülkelerin kendi kendine yetebileceği ve kimsenin kimseye gereğinden fazla bağımlı olmayacağı şeklinde olabileceğini öngörüyor. Bağımlılığın devam ettiği alanlardaysa çeşitlendirme yapılarak riskin dağılması sağlanacak.

Bu kapsamda Çin’in ekonomik açıdan resmileştirdiği “çifte dolaşım” planı oldukça önem arz ediyor. Söz konusu plana göre Pekin, dış dolaşımı yani ihracat, ithalat, yabancı yatırımlar gibi dışarıdaki ekonomik faaliyetlerini sürdürürken, diğer yandan buralarda oluşabilecek bağımlılıklara karşı iç dolaşımı da güçlü tutacak yatırımlara ve tüketime odaklanıyor. Bu anlayış zor şartlarda dahi ülke ekonomisinin ayakta kalmasını sağlıyor.

ÇİN EKONOMİK BÜYÜMESİNİ SÜRDÜREBİLİR Mİ?

İktisatçılara göre Çin büyümesini sürdürecek. IMF bu yıl Çin ekonomisi için yüzde 7,9'luk büyüme öngörüyor. Ayrıca Çin’in bu ay belirlenecek olan yeni beş yıllık ekonomi planının olumlu gelişmelere sahne olmasıda oldukça muhtemel. Yeni planda, ABD'nin Çin'e karşı yürüttüğü ticaret ve teknoloji savaşında verilen kayıplardan ders alınarak ekonomide dışa bağımlılığı azaltıcı tedbirler alınması, iç talep ve yerli inovasyon projelerinin teşvikine daha fazla ağırlık verilmesi bekleniyor.

Çin gibi güçlü bir ülkenin yaşadığı bu ekonomik deneyim, tüm ülkeler açısından önem taşıyor. Küresel ekonomi pandemi sonrasında yeniden şekillenirken Çin’in sadece pozitif büyüme verileri değil, aynı zamanda bu riskleri nasıl yönettiği de belirleyici bir unsur olacak. Dünya ekonomileride tüm bu süreçleri yakından takip etmek ve kendilerini oluşan yeni normalin gereklerine göre konumlandırmak durumunda.