Pekin yönetiminin Çinlileştirme politikası

Dünyanın en hızlı büyüyen ekonomilerinden olan Pekin, Ejder Yolu Projesi ile dünya ülkelerini Çinlileştirme politikası uyguluyor. Ticaret koridorları üzerindeki mülkleri satın alan Pekin yönetimi, bu bölgelere Çinlilerin yerleştirilmesini planlıyor. Bir yandan ticaret yollarının güvenliği garanti altına alınırken, diğer taraftan da Asya’dan Avrupa’ya uzanan bir Çin koridoru inşa ediliyor.

Son 20 yılda dünyanın en hızlı büyüyen ekonomisi olan Çin, 2013 yılında üretim fazlasını yeni pazarlara ulaştırmak, ürünlerin tüketiciye daha hızlı ulaşmasını sağlamak amacıyla “Bir Kuşak Bir Yol”-“Ejder Yolu” projesini açıkladı. Ekonomik büyüme hızını, yeni pazarlar ve yeni ticaret güzergahları ile güven altına almaya çalışan Pekin yönetimi, biri deniz diğeri kara üzerinden olmak üzere iki ticaret rotası belirledi ve bu kapsamda trilyonlarca dolarlık yatırım ayırdı.

“BİR KUŞAK BİR YOL”-“EJDER YOLU”

Bir Kuşak Bir Yol” adıyla duyurulan proje, adını, tarihi “İpek Yolu Ekonomik Kuşağı” ve modern “Deniz İpek Yolu” ifadelerinin kısaltmasından alıyor. İki sac ayağından oluşan projede kuşak kavramı kara yolları, demir yolları, petrol ve doğal gaz boru hatlarını karşılarken, yol kavramı ise; deniz yolu ağını ifade ediyor. Deniz yolu olarak Güney ve Güneydoğu Asya’dan Doğu Afrika’ya Akdeniz’in kuzeyine kadar uzanan bir rota planlandı. Bu rota üzerindeki Güney Çin Denizi, Hint Okyanusu ve Orta Doğu’daki körfezler ciddi önem arz ediyor.

Kara yolu deniz yolundan biraz daha farklı olarak daha geniş bir coğrafyayı kapsıyor. Kara yolu ayağında Çin’den Orta Asya ve Moskova üzerinden Venedik’e kadar uzanan bir ulaştırma ağı inşa ediliyor. Fakat tek bir rota yerine Asya-Avrupa’yı birbirine bağlayan birden fazla koridor yapılıyor. Söz konusu koridorlar; Çin-Moğolistan-Rusya, Çin-Bangladeş-Hindistan-Myanmar, Çin-Merkez ve Batı Asya, Çin-Hindi Çini Yarımadası ve Çin-Pakistan.

Türkiye Ejder Yolu projesinde Çin-Merkez ve Batı Asya koridoru üzerinde yer alıyor. Türkiye dahil olmak üzere 65 ülkeyi kapsayan proje, 4 milyardan fazla inanı ve küresel GSYİH’nın yüzde 40’ını kapsıyor.

Projeye ortak ülkelerin de yatırımları ile hızlı bir şekilde altyapı çalışmaları tamamlanırken, geçtiğimiz yıl Çin’den Avrupa’ya ilk tren seferi gerçekleşti. Deniz yolu ile iki ayda Avrupa’ya ulaşan ürünler, Çin’den kalkan ve Türkiye üzerinden Macaristan’a geçen tren ile iki haftada ulaştı. Zaman içerisinde kargo ulaştırma süresinin 7-8 güne kadar inmesi bekleniyor. Ürünlerin kısa sürede tüketiciye ulaştırılması proje ortağı ülkeler tarafından memnuniyetle karşılandı. Fakat Ejder Yolu üzerinden Çin’in asıl amacı sorgulanmaya başladı.

ÇİN’İN ASIL AMACI NE?

Bir Kuşak Bir Yol”-“Ejder Yolu” projesi ile Çin’de üretilen ürünlerin kesintisiz bir şekilde pazarlara ulaştırılması öngörülüyor. Fakat Çin pazarlara ulaşmanın ötesinde de bir amacı hedefliyor. Nitekim Çin’in ticaret güzergahı üzerindeki faaliyetleri bunun en net göstergesi. Zira Çin yollar üzerindeki ve etrafındaki alanlara yayılmaya başladı. Özellikle de Türki Cumhuriyetlerde Çin’in yayılmacı politikasının izleri net bir şekilde görülebiliyor.

Pekin yönetimi, Ejder yolu üzerinde üç adımda Çinlileştirme politikası güdüyor.

1.Adım: Güvenlik gerekçesiyle yol üzerindeki ve etrafındaki araziler, konutlar satın alınacak.

2.Adım: Satın alınan mülkeler ile Çin’den Avrupa’ya ulaşan bir Çin koridoru oluşturulacak.

3.Adım: Koridorun geçtiği ülkelerde Çinlilere vatandaşlık aldırılacak ve satın alınan bölgeler tahsis edilecek.

Üç adımda ticaret koridorunu Çinlileştirme politikası üzerinden yürüten Pekin yönetimi, Türki Cumhuriyetlerde bu stratejisini uygulamaya başladı. Güvenlik gerekçeleri ön plana çıkarılarak güzergâh üzerindeki mülkler satın alınıyor. Bu kapsamda Çin’in satın almalarını yatırım olarak değerlendiren ülkelerden hiçbir itiraz gelmiyor. Fakat Pekin yönetimi, Çin’den Avrupa ulaşan bir ticaret yolunun yanında tamamen Çin kontrolünde bir koridor oluşturuyor.

ÇİN’İN DÜNYAYI KUŞATMA PLANI

Ticaret yolları ile dünyayı kuşatan Çin, dijital çağın gereklerini de yerine getirerek dünyayı kuşatıyor. Nitekim şu anda kripto borsalarının en güçlüsü olan Binance’in CEO’su Çinli. Bunun yanında Çin, Internet of Things (IOT) ve Artificial intelligence (AI) konularında birleşik yazılımlar ve bunların blockchain sistemlerinde geliştirilmesiyse uygulanması konularında tam gaz ilerliyor.

Dünyayı her alanda kuşatan Çin, ticaret koridorlarının dışında küresel çapta da hedeflere sahip. Ticaret koridorları üzerinden bölgesel hegemonyasını artıran Pekin yönetimi, küresel çapta kültür faaliyetler gerçekleştirerek Çin sempatizanlığını artırıyor. Nitekim Konfüçyüs enstitüleri bu amaca hizmet ediyor. Dolayısıyla ticaretten, kültüre kadar Pekin yönetimi, pek çok alanda hakimiyetini konsolide ediyor.