Çin, Hong Kong'ta toplu Covid-19 testleriyle DNA mı topluyor?

Çin, 2017 yılından bu yana DNA bilgileri toplaması ile sık sık gündeme geliyor. Uygur Türkleri'nin DNA'larının profillenmesi üzerinden başlayan tartışmalar birçok bölgeye yayılırken, son olarak Hong Kong'ta Çin desteği ile yapılan toplu Covid-19 testleri birçok kişinin tepkisi ile karşılaştı. Çin Covid-19 testleriyle DNA mı topluyor? Çin neden Covid-19 testlerine destek veriyor?

Çin, modern yüzyılda genetik çalışmalara en çok yatırım yapan ülkelerin başında geliyor. Ülkede, onlarca laboratuvar, Çin Komünist Partisi’ne hizmet veriyor.
 
İnsanlık yararına değil, özellikle soykırıma yönelik milyonlarca kişinin DNA bilgilerini toplandığı iddia edilen Çin konuya ilişkin yalanlama ya da bir açıklama yapmazken, bu verilerin toplanma işleminin ilk olarak Uygur Türkleri üzerinde başlatıldığı biliniyor.
 
DNA haritaları oluşturarak büyük bir ‘av’a hazırlanan Çin’in, DNA fenotipi adı verilen bu haritalama sistemini kullanarak toplama kamplarında tutulan Uygurların akrabalarına da ulaşmayı hedeflediği iddialar arasında.

Haziran 2020’de Avustralya Stratejik Politika Enstitüsü (ASPI) tarafından yayınlanan “Genetik Gözetleme (Genomic Surveillance)” raporuna göre, Çin’in Doğu Türkistan ve Tibet halkını Naziler’in II. Dünya Savaşı’nda Yahudi aileleri ve aile bağlarını tespit etmek için uyguladığı listelere benzetilen DNA fenotipi çalışmalarının 2017 yılından bu yana kamplara gönderilen Uygurlar’ın sayısındaki artışı da açıkladığı öne sürülüyor.
 
DNA profillenmesi ile insanların hedef haline getirildiğini savunan uzmanlar, toplanan DNA sayısının da 23 milyon olduğunu vurguluyor.
 
Çin yönetime bu anlamda destek veren laboratuvarların analiz edildiği “Y-STR / The Short Tandem Repeat” raporuna göre, yalnızca erkeklerden toplanan (Y) kromozomu ile bu kromozom üzerinde meydana gelen benzersiz DNA haritaları çıkarılarak, bir DNA haritası çıkarılabiliyor.
 
ABD merkezli Thermo Fisher Scientific başta olmak üzere birçok şirket tarafından fonlanan Y-STR yöntemi, evrensel ve ahlak sistemleri üzerinden de yoğun bir biçimde eleştiriliyor.
 

Bu çalışmanın ardından yapılan son açıklamada ise erkek çocukları dahil olmak üzere Pekin Hükümeti’nin 70 milyon erkekten aldığı DNA örneği topladığı iddia ediliyor.
 
The New York Times’ta gündeme gelen haberin ardından test kitlerinin ABD’den temin edildiği anlaşılırken, Amerikalı Kongre üyelerinin bu satışa karşı çıkmalarına rağmen kitlerin ülkeye ulaştırıldığı bilgisi de paylaşıldı.
 
Hemen ardından da ABD Başkanı Donald Trump’ın onayı ile Trump yönetiminin yasa dışı göçmenlerden ve sığınmacılardan DNA örnekleri toplamayı gündemine aldığı ve bu verilerin FBI’a ait veri tabanına ekleneceği vurgulandı.
 
Suçluların aranması için kullanılacağı iddia edilen söz konusu DNA profillerine ilişkin açıklama yapan uzmanlar, ABD'de yasaya uygun şekilde oturum izni alan, ABD'ye yasal olarak giriş yapan kişilerin ve 14 yaşın altındaki çocukların uygulamadan muaf tutulacağını belirtilmesine karşın yüz binlerce göçmenin biyometrik kaydının veri tabanlarında saklanması etik dışı olarak değerlendirildi.

ÇİN COVİD-19 TESTİ İLE DNA MI TOPLUYOR?
 
Doğu Türkistan, Tibet ve özellikle de nüfusu yaklaşık olarak 95 milyonun üzerinde olan Henan Bölgesi’nde Y-STR yöntemi ile DNA verileri toplamakla eleştirilirken, Wuhan kentinden dünyaya yayılan yeni tip koronavirüs (Covid-19) süreci iddiaları daha da güçlendirdi.
 
Çin’in aradan geçen sürede 140 milyon kişinin DNA profiline ulaştığı iddiaları sık sık gündeme gelirken, son olarak Hong Kong’ta başlatılan geniş çaplı Covid-19 testi tartışma ve protestolara neden oldu.
 
Test için 500 binden fazla kişi başvururken, birçok Hong Konglu Çin’in maddi ve personel desteğiyle başlatılan kampanyaya şüpheyle yaklaşıyor.

VOA Türkçe’de yer alan habere göre, Kampanyaya temkinli yaklaşanlar, Çin’in desteğiyle yürütülen çalışmada Hong Konglular’dan DNA örnekleri toplanacağı endişesini taşıyor.
 
Hong Kong yerel yönetim yetkilileri bu tür endişelerin yersiz olduğunu savunuyor. Hong Kong lideri Carrie Lam halka, toplu test kampanyasına tarafsız şekilde bakmaları çağrısında bulundu, muhalif tutum sergileyenlere de teste katılımı engelleme çabasına girmemeleri uyarısını yaptı. Lam, kampanyanın başarılı olabilmesi için katılımın en önemli etken olduğunu da hatırlattı.

Nüfusu 7 milyon 500 bin olan Hong Kong, bugüne kadar 5 bine yakın vaka tespit edildiğini açıkladı. Virüs nedeniyle can kaybının ise en az 90 olduğu belirtiliyor.
 
Yetkililer, test kampanyasına 5 milyon Hong Konglu’nun katılmasını bekliyor.