Cezayir'de 2019'da neler yaşandı?

Arap Baharı, 17 Aralık 2010 tarihinde Tunuslu bir gencin kendini yakmasıyla başlayarak Tunusla birlikte diğer Arap ülkelerinde de yaşanacak olan iç savaşların ve bunalımların yolunu açtı. O tarihten itibaren Suriye ve Yemen gibi devletler tamamiyle çökerken Tunus, Cezayir, Bahreyn ve Mısır gibi ülkeler hala istikrarı sağlayamadı. Arap Baharı’nın etkisini diğer ülkelerden daha az hisseden Cezayir’de 2019’da neler yaşandı? Sizler için derledik.

Komşu ülkelerdeki Arap Baharı olayları nedeniyle Cezayir’de başlayan protestoların nedenleri; işsizlik, gıda enflasyonu, evsizlik, yolsuzluk, ifade özgürlüğü ve kötü yaşam koşulları gibi Cezayir’in komşu ülkeleriyle benzerlik gösteren nedenlerdi.

Daha önce gösteriler gerçekleşmiş olsa da ülke çapındaki gösteriler 2011’in ocak ayında başladı. Enflasyonun düşürülmesiyle yatışan protestolar, muhalefet partilerinin 1992 yılındaki darbeden itibaren devam olağanüstü halin kaldırılması için eylem düzenledi. Bu gösterilerde 3 kişi öldü 420 kişi yaralandı.

Ülkede şiddet eylemleri ve ilk çatışmalar 29 Aralık 2010 tarihinde yaşandı ve bu olaylarda en az 53 kişi yaralandı ve 29 kişi tutuklandı. Bu olayların yaşandığı esnada Tunus’ta gerçekleşen Yasemin Devrimi, Cezayir halkını daha da cesaretlendirdi. O yıllardan bu güne kadar ara ara gösterilerin yaşandığı Cezayir’de 2019 yılında neler yaşandı? Sizler için derledik.

1 OCAK: EMEKLİ ASKERLERE UYARI

Cezayir Ordu Komutanlığı, gazetelere “ordunun siyasetle olan ilişkisi ve Cumhurbaşkanı Abdülaziz Butelfika’nın iktidarının devam etmesinin reddedilmesi ihtimaline dair” açıklamalarda bulunan emekli askerlere yönelik sert uyarılarda bulundu.

Savunma Bakanlığı’nın internet sitesinde yayınlanan bir açıklamada, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Ahmed Kayed Saleh'in cumhurbaşkanlığı süresinin uzatılmasına ilişkin tutumuyla ilgili konuşmalar yapan emekli bir grup üst düzey subaya yönelik sert ifadeler kullanıldı.  

İlgili kimselerin isimlerin yer almadığı açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Askeri Personel Yasası uyarınca siyasete müdahale etmeme sorumluluklarına bağlı kalmayan söz konusu kimseler, intikam hırsıyla siyasete girmeye çalışıyor. En düşük ahlaki değere saygı göstermeyen bu kimseler başkalarına ders veriyor.”

18 OCAK: BUTEFLİKA’NIN AİLESİ ENDİŞE DUYUYOR

Cezayir’deki bir muhafazakâr parti lideri, Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulaziz Buteflika’nın ailesinin, yönetimin ani bir şekilde el değiştirmesi durumunda güvenlik endişesi duyduğunu açıkladı.

Medya ve politik çevrelere dağıtılan bir belgede, Barış Toplumu Hareketi Başkanı Abdurrezzak Makri ile Cumhurbaşkanı’nın kardeşi ve başdanışmanı Said Buteflika arasında gerçekleştirilen toplantıların ayrıntısına yer verildi. Belgeye göre Cumhurbaşkanlığı tarafından açıklanan önümüzdeki Nisan ayında gerçekleştirilmesi planlanan seçimlerin ertelenebileceği belirtildi.

14 ŞUBAT: BUTEFLİKA 5.DÖNEM İÇİN TEKRAR ADAY

Cezayir’deki muhalif çevreler Cumhurbaşkanı Abdülaziz Buteflika'nın beşinci dönem için adaylığına karşı çıkmak amacıyla 24 Şubat'ta gösteri yapma çağrısında bulundu.

Öte yandan 15 yıl boyunca Cumhurbaşkanlığı İnsan Hakları Örgütü'ne başkanlık eden tanınmış hukukçulardan Faruk Ksentini Cumhurbaşkanının en sadık destekçilerinden biri "Buteflika'nın uzun bir paragraf içeren anayasal yemin metnini okumaya mecbur olmadığını" açıkladı. Cumhurbaşkanı 18 Nisan seçimini kazanması durumunda sağlığı yemin metninin tamamını okumaya elverişli değil.

Cezayir’deki bazı partileri, siyasileri, gazetecileri, avukatları ve doktorları bünyesinde barındıran muhalif “Ulusal Hareket” örgütü lideri Sufyan Cilali, basına verdiği demeçte "en kötü senaryo olan Buteflika'nın beşinci dönem için seçilmesini" en baştan beri reddettiklerini söyledi.

Cilali, "Anayasaya aykırılığı nedeniyle bu senaryonun gerçekleşmesini engellemek için ellerinden geleni yaptıklarını ancak Buteflika’nın her şeye rağmen yeni bir dönem için adaylığını açıklaması kararının vicdanları yaralamakta olduğunu" belirtti.

1 MART: İÇ SAVAŞ UYARISI

Cezayir Başbakanı Ahmed Uyahya, Cumhurbaşkanı Abdulaziz Buteflika’nın beşinci dönem adaylığını protesto için yapılan “Milyonluk Yürüyüş” çağrılarının Cezayir'i Suriye'ye dönüştürme senaryosunun bir parçası olduğunu ileri sürdü.

Muhalefet ise Buteflika’nın iki sadık destekçisi arasında gerçekleşen bir telefon görüşmesini medyaya sızdırırdı. Görüşme kayıtlarına göre Buteflika yandaşları muhalif protestolara karşı mücadeleye hazırlanıyor.

6 MART: ORDUDAN DARBE SİNYALİ

Cezayir Savunma Bakan Yardımcısı ve Cezayir Genelkurmay Başkanı Muhammed Kayıd Salih bugün yaptığı açıklamada, ordunun etrafta olup bitenler hakkında bilgi sahibi olduğunu ve ülke yasalarına uygun olarak milletin çıkarlarının korunacağına atıfta bulundu.

24 saat içerisinde ordu tarafından yapılan ikinci açıklamada Kayıd Salih, ordunun güvenlik ve istikrarı sağlayacağı konusunda söz vererek, bazı tarafların Cezayir’in istikrarlı görünmesinden rahatsız olduklarını belirterek, bir daha kötü yıllara dönmeyeceklerini belirtti

3 NİSAN: BUTEFLİKA İSTİFA ETTİ

Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulaziz Buteflika, uzun zamandır devam eden protestoların ve ordunun çağrısının ardından resmen istifa ettiğini açıkladı.

Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulaziz Buteflika ordunun görevi bırakma çağrısının ardından istifa ettiğini açıkladı. Cezayir medyası, Buteflika'nın Anayasa Konseyi'ne istifasını verdiğini bildirdi. 

20 NİSAN: CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMLERİNE KARŞI GÖSTERİ

Cezayir’deki muhalefetteki parti liderleri ve siyasi aktivistler, gelecek Pazartesi günü cumhurbaşkanlığı himayesinde düzenlenecek olan siyasi istişarelere katılmayı reddetti. Binlerce Cezayirli ise, gösterilerin 9. haftasında da ülkenin dört bir yanında yürüyüş düzenleyerek, yasadışı olarak nitelendirdikleri seçimleri reddetti. Eylemciler, seçim heyetine istifa çağrısı yaptı. Ülkede yolsuzluğa adı karışanların hesap vermesini isteyen eylemciler, yargının bağımsızlığını sağlama, Ulusal Halk Meclisi Başkanı Muaz Buşarib ve Başbakan Nureddin Bedevi’nin görevden ayrılması, Abdulaziz Buteflika rejimi ile ilgili olmayan ulusal isimler öncülüğünde “ikinci bir cumhuriyet” çağrısı yapılması gerektiğini vurguladı.

6 MAYIS: BUTEFLİKA’NIN KARDEŞİ VE İSTİHBARAT ŞEFİ TUTUKLANDI

Buleyde’deki Askeri Temyiz Konseyi tarafından dün yapılan açıklamada, Buleyde Askeri Mahkemesi'nden bir sorgu hakiminin, Osman Tartag, Muhammed Medin ve Said Buteflika hakkında ‘devlet otoritesine karşı komplo kurmak' suçlamasıyla tutuklama emri çıkardığı belirtildi. Söz konusu suçlamaların kanıtlanması halinde bunun ihanet kapsamında değerlendirilebileceği ve idam ile sonuçlanabileceği belirtiliyor.

Şarku’l Avsat’ta yer alan açıklamada, “Askeri Mahkeme'deki Cumhuriyet Savcısı Vekili'nin soruşturma başlatılması için bir askeri yargıç görevlendirdiği ve iddianamenin ardından askeri yargıcın üç sanığın geçici olarak gözaltına alınması yönünde talimat verdiği” ifadeleri kullanıldı.

11 HAZİRAN: ESKİ İSTİHBARATÇILARA İDAM

Cezayir Askeri Mahkemesi, devlet sırlarını yabancı devletlere vermekle suçlanan 3 üst düzey istihbarat subayı hakkında idam cezası verildi.

Cezayir el-Yevm internet sitesinde yer alan haberde, askeri kuruma yakın bir kaynak yaptığı açıklamada, ilk idam cezasının devlet sırlarını ifşa etmekle suçlanan yarbay rütbeli eski dış istihbarat şefi danışmanına verildiği ifade edildi.

7 AĞUSTOS: SİVİL İTAATSİZLK ÇAĞRISI

Binlerce Cezayirli öğrenci, yönetim tarafından önerilen diyaloğu kabul etmediklerini göstermek için 6 Ağustos’ta da 24 haftadır devam eden yürüyüşlerini sürdürdü. Eylemciler, rejim sembollerinin var olması çerçevesinde hiçbir adımı kabul etmeyeceklerini ifade etti.

Öğrenciler, tarihi Kasbah mahallesindeki Şehitler Meydanı’nda toplanırken, daha sonra yüzlerce vatandaşın katılımıyla da polis kuvvetlerinin kuşattığı Merkez Postane meydanına doğru yürüdü.

“Utan, utan diyalog çetesi” sloganları atan eylemciler, ülkeyi siyasi ve anayasal çıkmazdan kurtarma girişimlerinde geçici Cumhurbaşkanı Abdul Kadir bin Salih’in önerisini reddettiklerini belirterek, ellerinde de “Çeteyle diyaloğa hayır” yazılı pankartlar taşıdı.

28 KASIM: KİMSESİZ ÇOCUK TİCARETİ KONUSU

Cezayir’deki bu fenomenle mücadele etmek için bazı güncellemeler yapıldı. Zira artık gündüz saat 4’ten sonra hiçbir yabancı, doğum hizmetlerine erişemiyor ve anneler doktor izni olmadan çıkıp gidemiyor. Bununla birlikte, hastanelerdeki güvenlik personeli sayısıyla beraber Sağlık Bakanlığı’nın insan ticareti şebekelerine yönelik aldığı önlemler arttırıldı. Yine bu minvalde, aile hukukunda bir takım düzenlemelere gidildi. Örneğin artık vasi statüsünde bulunan hakimler, evlilik dışı doğan çocuğu başka bir ailenin defterine kaydedebiliyor.

Independent Arabia'ya konuşan hukukçu Cemaleddin Sefari, bu konuda insan kaçakçılığına paralel olan yeni bir yolun daha bulunduğunu ortaya çıkardı. Sefari, evlatlarını yanlarında bulundurma hakları olan bazı bekar annelerin maddi sıkıntı, ihtiyaç ve zayıflık halinde, bazen de sadece bencillikten dolayı kimseye danışmadan savunmasız çocuklarının organlarını sattığını belirtti. Sefari, bu durumun çocuk ticaretini önlemek ve bekar annelerle çocuklarını istismar eden suç şebekelerinin ağını kesmek için çözüm gerektiren bir boşluk olduğuna değindi.

13 ARALIK: YENİ CUMHURBAŞKANI TEBBUN OLDU

Cezayir'de cumhurbaşkanlığı seçiminde bağımsız aday Abdulmecid Tebbun, seçimlerin birinci turunda oyların yüzde 58'ini alarak yeni cumhurbaşkanı seçildi.

Cezayir Seçim Komisyonu tarafından yapılan açıklamada, 12 Aralık Perşembe günü gerçekleştirilen cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kazanan ismin oyların yüzde 58’ini elde eden Abdulmecid Tebbun olduğu belirtildi.