Rus birlikleri Çernobil'de: Bölgenin coğrafyası ve tarihi önemini artırıyor

Ukraynalı yetkililer, Rus askeri güçlerinin Çernobil nükleer santralinin kontrolünü ele geçirdiğini açıkladı. Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenski ise 1986’da yaşanan nükleer felaketin yeniden yaşanabileceği konusunda Avrupa’ya uyarıda bulundu.

Rus birlikleri, Ukrayna’nın başkenti Kiev de dahil olmak üzere ülke genelinde kontrolü ele geçirmeye başladı. Ukraynalı yetkililer, Çernobil nükleer santralinin de Rus askeri güçlerinin kontrolüne geçtiğini açıkladı.

1886 yılında Çernobil’de meydana gelen patlama hem insani hem de mali açıdan en büyük nükleer felaketlerden birine yol açmıştı. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski, Rus işgalinin devam etmesi halinde benzer bir felaketin tekrar yaşanabileceği konusunda uyarıda bulundu.

Zelenski, “Birliklerimiz 1986 trajedisi tekrarlanmasın diye canlarını veriyor. Bu tüm Avrupa’ya karşı bir savaş ilanıdır” ifadelerini kullandı.

Zelenski’nin danışmanlarından Mykhailo Podolyak, bölgenin kontrolünün “şiddetli bir savaş” sonrasında kaybedildiğini söyledi. Nükleer atık depolama tesislerindeki durumun bilinmediğini belirten Podolyak, “Tamamen anlamsız bir Rus saldırısından sonra Çernobil'in güvenli olduğunu söylemek imkansız. Bu, Avrupa'ya yönelik en ciddi tehditlerden biri” dedi.

Çernobil nükleer santralinin 4 numaralı reaktörü, 26 Nisan 1986'da bir test sırasında patlamış ve Hiroşima'daki nükleer bombadan yaklaşık 400 kat daha fazla radyasyon yaymıştı.

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı da bölgede yaşanabilecek “yeni bir ekolojik felaket” olasılığı konusunda uyardı.

ÇERNOBİL NEDEN ÖNEMLİ?

Rus birliklerinin perşembe günü erken saatlerde başlayan Ukrayna işgalinden önce Çernobil’deki yasak bölgeye girdiği açıklandı.

Beyaz Saray ise nükleer santraldeki personellerin Rus askerleri tarafından bölgede rehin tutulduğunu öne sürdü. Rus haber ajansı TASS ise Savunma Bakanlığı’na dayandırdığı haberinde, Rus birliklerin santralin çevresindeki alanın kontrolünü ele geçirdiğini ve Ukrayna ordusuyla tesisin güvenliğini ortaklaşa sağlamak için anlaşma yaptığını aktardı.

Çernobil, başkent Kiev’in yaklaşık 130 kilometre kuzeyinde bulunuyor ve askeri birliklerin şehre ulaşması için en kısa yollardan birini sağladığı için oldukça önemli. Truman Ulusal Güvenlik Projesi yetkililerinden Samantha Turner, bölgenin kontrolünün "savaş için belirleyici rolde" olmadığını, ancak Rus güçlerine Dnipro Nehri üzerinden bir koridor sağladığını belirtti.

Dnipro Nehri, kuzeyde Putin'le yakın ilişki içinde olan Belarus'a ve güneyde ise Kiev'e ulaşım sağlıyor. Turner, "Birliklerin hareketi ve kritik bölgeleri kontrol etmek için farklı koridorlar açması nedeniyle önemli bir bölge" şeklinde Çernobil’in saldırılardaki coğrafi önemine dikkat çekti.

Çernobil’in önemine dair bir diğer görüş ise 1986’daki patlamanın Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla bağlantılı olduğu yönünde. Sovyet yetkililer patlamayı saklamış ve hem halk tarafından hem de çevre ülkeler tarafından tepki çekmişti. Bölgeden uzaklaştırılmayan binlerce insan ise radyasyona maruz kalmıştı. Analistler, SSCB’nin patlama ve sonrasında yaşananların etkisiyle dağıldığına dikkat çekerek, Putin için sembolik bir zafer olabileceğini öne sürüyor.

NÜKLEER SANTRAL RİSK OLUŞTURUYOR MU?

Çernobil tesisi aktif olarak kullanılmıyor ve bulunduğu bölgede radyasyon riski nedeniyle kimse yaşamıyor. Dolayısıyla da bölgede yaşanabilecek bir çatışmanın radyoaktif atıkların yayılmasına neden olabileceği düşünülüyor.

Ukrayna İçişleri Bakanlığı Danışmanı Anton Herashenko, atık deposuna yapılacak herhangi bir saldırının “Ukrayna, Belarus ve AB ülkeleri toprakları” üzerinden radyoaktif toz yayabileceği konusunda uyarıda bulundu.

Zelenski’nin eski danışmanı Igor Novikov ise, “Ukrayna'nın Çernobil'de 15 aktif nükleer reaktörü ve nükleer atığı var. Avrupa'daki herkes büyük bir nükleer felaketle karşı karşıya. Herkes anlamalı ki mesele sadece Ukrayna değil, tüm Avrupa büyük tehlikede” ifadeleriyle tehlikeye çekti.

Ukrayna Parlamentosu, Rusya’nın bölgeye girmesinden bu yana radyasyon seviyelerinin yükseldiğini bildirdi. Rus Savunma Bakanlığı ise seviyelerin normal olduğunu aktardı.

Santralde zarar görebilecek tek yapının büyük bir kısmı ABD’ye ait olmak üzere 30 ülke tarafından 1,7 milyar dolar ödenerek yapılan ve santraldeki radyoaktif tozun yayılmasını engelleyen çelik kubbe olduğu belirtiliyor.

Diğer yandan, bölgede çatışma yaşanması veya radyasyonun daha da yayılması riski düşük görülüyor. Ukraynalı yetkililerin nükleer santraldeki tehlikeye dikkat çekmesinin ise bölgeye gelecek Avrupa desteğini artırmak için olduğu düşünülüyor.