Britanya Krallığı'nda parçalanma tehlikesi

Brexit süreci kapsamında gergin geçen ayrılık sürecinde İngiltere ve Avrupa Birliği anlaşmaya vardı. İngiltere Başkanı Boris Johnson ve Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, Londra ve Brüksel’in yeni bir Brexit anlaşması üzerinde mutabakata vardıklarını açıkladı. AB liderleri tarafından onaylanan anlaşma, İngiltere ve Avrupa Parlamentoları'nda oylanacak.  

AB tarafının baş müzakerecilerinden olan Michael Barnier, Brüksel'de düzenlediği basın toplantısında yeni anlaşmanın dört ana unsurunu şöyle açıkladı; 

-Kuzey İrlanda, özellikle de mallar konusunda, AB'nin bazı kurallarına uymaya devam edecek,

-Kuzey İrlanda, Birleşik Krallık'ın gümrük bölgesinde kalmaya devam edecek ancak AB'nin ortak pazarına "giriş noktası" olacak,

-Ortak pazarın bütünlüğü muhafaza edilecek, İngiltere Katma Değer Vergisi'ne yönelik meşru istekleriyle ilgili olarak tatmin edilecek,

-Kuzey İrlanda Parlamentosu, 4 yılda bir bu kurallara bağlı kalmayı isteyip istemediği konusunda karar alabilecek. (Bu konuda salt çoğunluğun kararı yeterli olacak. Hem Kuzey İrlanda'nın Birleşik Krallık'ın parçası olarak kalmasını isteyenlerin de, hem İrlanda Cumhuriyeti'yle birleşmeden yana olan Cuımhuriyetçilerin ayrı ayrı onayı gerekmeyecek).

AB ile mutabakata varılan anlaşmanın Kuzey İrlanda’yla ilgili hükümlerinin dışında varılan anlaşma, yüksek oranda eski İngiltere Başkanı Theresa May’ın geçen yıl AB’yle vardığı anlaşmayla aynı hükümleri içeriyor. Birçok Uzman Kuzey İrlanda’yla ilgili olan hükümlerin İngiltere’yi böleceğini dile getirmekte. Nitekim anlaşmanın İngiltere ili Kuzey İrlanda arasında gümrük duvarı örerek bölgenin İngiltere’den yavaş yavaş kopuşunu başlatacak. Bu da anlaşmanın maddelerinden anlaşılmakta.  
 
Kuzey İrlanda’yı İngiltere’den koparacak anlaşma 
 
Dün İngiltere ve AB arasında varılan anlaşma Kuzey İrlanda’nın İngiltere’den kopuşunu hızlandırabilir. Brexit gerçekleştirmek amacıyla AB ile bir anlaşmaya varan İngiltere, kendisine bağlı Galler, İskoçya ve Kuzey İrlanda ile oluşturduğu Birleşik Krallık siyasi birliğinin dağılma sürecine girmesine sebep olabilir. Bu cumartesi günü parlamentonun alt kanadı olan Avam Kamarasında oylanacak olan anlaşmanın onaylanması durumunda, İngiltere, Galler ve İskoçya’yla birlikte AB’den ayrılmış olacak. Fakat Kuzey İrlanda öze bir düzenleme çerçevesinde fiili olarak AB ortak pazarının ve Gümrük Birliği’nin parçası olarak kalmaya devam edecek.   
 
Anlaşmaya göre Brexit gerçekleşmesinin ardından 2020 yılının sonuna dek bir geçiş olacak. Bunu takiben İngiltere, Galler ve İskoçya AB’den tamamen ayrılmış olacak. Böylelikle Büyük Britanya’da Kuzey İrlanda ve diğer üç ülke arasında bir gümrük duvarı oluşmuş olacak. Britanya Adası ile İrlanda Adası arasındaki mal ticareti, Kuzey İrlanda'nın deniz ve hava limanlarında gümrük kontrolüne tabi olacak. Böylece AB üyesi İrlanda Cumhuriyeti ile İngiltere'nin parçası Kuzey İrlanda arasına fiziki sınır girmesinden kaçınılmış olsa da İngiltere fiilen Kuzey İrlanda ile ekonomik ve giderek anayasal entegrasyonunu yitirecek. 
 
Hatırlanacağı üzere 2016 yılında AB referandumunda Kuzey İrlanda’da seçmenin yüzde 55’i AB üyeliğinin devamından yana oy kullanmışlardı. Halkın yüzde 55’inin AB’de kalmadan yana oy kullanması Brexit anlaşmasında Kuzey İrlanda’yı AB’nin içinde tutacak şekilde yapılmasını sağladı. Fakat AB üyeliğine devam etme veya ayrılma sorumluluğu Kuzey İrlanda parlamentosuna verilmiş durumda. Her 4 yılda bir Kuzey İrlanda parlamentosunda düzenleme oylanacak. 40'ı İngiltere ile birlik yanlısı Protestanlara, 40'ı milliyetçi Katoliklere, 10'u da tarafsızlara ayrılan toplam 80 sandalyeli bölgesel parlamentoda, salt çoğunluğun sağlanması halinde özel Brexit düzenlemesi uzatılacak. Ne milliyetçilerin ne de İngiltere ile birlik yanlılarının veto hakkı bulunmayacak. 
 
Bu durum Kuzey İrlanda’da güç paylaşımına dayalı bölgesel yönetiminde krizlere yol açabilir bir potansiyele sahiptir. Protestanlar ile Katolikler arasında güç paylaşımına dayalı bölgesel yönetiminde yaşanacak herhangi bir kriz uzun yıllar devam edebilir. Kuzey İrlanda’daki Protestanların İngiltere ile birlik yanlısı ve katı bir Brexit yanlısı olduklarını göz önüne alırsak böyle bir krizin yaşanmama ihtimali yoktur denebilir.  


 
İskoçya İngiltere’den kopabilir 
 
2016 yılında AB referandumunda Kuzey İrlanda’da yaşanan durumun aynısı İskoçya’da da yaşanmıştı. İskoç halkın yüzde 62’si AB’de kalma doğrultusunda oy kullanmıştı. Bu bağlamda mutabakata varılan Brexit anlaşmasında Kuzey İrlanda’ya bir tür özel statü verilmesi İskoçya’daki bağımsızlık hareketine de güç katabilir. Liderliğini bölgesel hükümette bulunan İskoç Ulusal Partisinin (SNP) yaptığı AB yanlısı seçmen kitlesi, yeni bir bağımsızlık referandumuna gidilmesi halinde İskoçya'yı İngiltere'den koparabilir. 
 
2014 yılında İskoçya’da yapılan İngiltere’den bağımsızlık referandumunda İskoç halkın yüzde 45’i İngiltere’den ayrılma yönünde oy kullanmıştı. Gerçekleştirilen referandum kampanyasında İngiliz hükümeti, İskoçya’nın bağımsızlığı seçmesi halinde AB üyeliğini de kaybedeceğini ileri sürmüştü. Son ana kadar önde giden bağımsızlık yanlısı kamptan, AB üyeliğini kaybetme tehdidinin karşısında güç kaybetmişti.  
 
İngiltere’de Brexit kararının alındığı günden bugüne İskoçya’daki bağımsızlık talepleri güç kazanmıştı. İskoç ayrılıkçılarının başını çeken SNP’nin lideri ve İskoç Bölgesel Yönetim Başkanı Nicola Sturgeon, Brexit’in her türlüsüne karşı olduklarını ve her şart altında yeni bir bağımsızlık referandumu isteğini pek çok kez dile getirmişti.  
 
2016 yılında krallıkta gerçekleştirilen AB referandumunda seçmenin sadece yüzde 47’si üyeliğin devamından yana oy kullanmıştı. Özellik Kuzey İrlanda, Galler ve İskoçya’da halkın yüzde 50’den fazlası AB üyeliğinin devamından yana oy kullanmıştı. Bundan ötürü Brexit Avam Kamarasından geçer oy alır ve ayrılık süreci başlarsa Kuzey İrlanda, Galler ve İskoçya Britanya’dan ayrılmayı gündeme getireceklerdir. Brexit’in gerçekleşmesi halinde, "Daha Büyük Britanya" ve "Küresel Britanya" sloganıyla başlatılan Brexit süreci, İngiltere'nin küçülmesiyle sonuçlanabilir.