John Bolton kitabındaki çarpıcı iddialar

Geçtiğimiz hafta ABD eski Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’un kaleme aldığı bir kitap yayımlandı. Beyaz Saray’da görev yaptığı döneme ilişkin anılarını kaleme alan Bolton, kitabında Donald Trump’a yönelik çarpıcı iddialara yer verdi. Ukrayna krizinden Çin ile yaşanan ticaret savaşlarına kadar pek çok noktaya değinen Bolton, kapalı kapılar ardında konuşulanları ortalığa saçtı. Ayrıca söz konusu kitap Trump’ın siyasi bakış açısını da gözler önüne seriyor.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) eski Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, Beyaz Saray’da görev yaptığı döneme ilişkin anılarını içeren bir kitap kaleme aldı. ABD Başkanı Donald Trump’a en yakın isimlerden biri olan Bolton, kitabında başkana yönelik ciddi iddialarda bulundu. En dikkat çeken kısım ise Trump’ın Ukrayna ve Çin ile ilişkileri oldu.

'UKRAYNA'YA YARDIM ETMEKLE İLGİLENMİYORUM'

Geçtiğimiz hafta yayımlanan “The Room Where It Happened” adlı kitapta, Bolton, pek çok konu gibi 2020 başında Trump’un görevden alınma soruşturması geçirmesine neden olan Ukrayna Cumhurbaşkanı Vladimir Zelenskiy'le yaptığı konuşmalara da değiniliyor. Soruşturma açılmasına yol açan iddialara göre Trump, Ukrayna’ya yapılan askeri yardımı bekletmiş; askeri yardımın gönderilmesi karşılığında Zelenskiy’den Joe Biden’ın ülkede yaptığı işleri incelenmesini istemişti.

Ukrayna kriziyle ilgili Bolton, Trump'ın, Ukrayna'ya verilecek 391 milyon dolarlık askeri yardımı kendi çıkarları doğrultusunda engelleyerek, “ABD'li vergi mükelleflerinin parasını kendi siyasi çıkarları için kullandığını” yazdı. Öte yandan Bolton kitabında Trump'ın Beyaz Saray yetkililerine Ukrayna'ya yapılacak askeri yardımı durdurmalarını emrettiğini de öne sürdü. Trump'ın, Mayıs 2019'daki bir Beyaz Saray toplantısında “Ukrayna beni yıkmaya çalıştı, onlara yardım etmekle ilgilenmiyorum” dediğini iddia etti.

ÇİN İLE İLİŞKİLER SİYASİ ÇIKAR UĞRUNA MI BOZULDU?

2017 yılında ABD Başkanlığına gelen Trump’un ilk işi Çin ile ticaret savaşına girişmek oldu. Kısa sürede küresel piyasalar iki ekonomik güç arasında sarsılırken, Bolton, kitabında Trump’un Çin’e yaklaşımına ilişkin de çarpıcı iddialara yer verdi. Wall Street Journal gazetesine göre, Trump 2019 yazında, yani Çin ve ABD arasındaki ticaret savaşları ve gerilim sürerken, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'den, 2020'de yeniden seçilmesi için kendisine yardımcı olmasını istedi. John Bolton'ın kitabından doğrudan alınan bir bölüm, çarşamba günü Wall Street Journal'da yayımlandı.

Bolton 1 Aralık 2018'de Buenos Aires'teki G20 zirvesinde de Jinping ve Trump'ın bir araya geldiğini hatırlatıyor ve şu ifadeleri kullanıyor:

“Jinping, Trump'la 6 yıl daha çalışmak istediğini söyledi. Trump da insanların, 'başkanlık için getirilen 2 dönem kısıtlamasının Trump için kalkması gerektiğini söylediğini' anlattı. Jinping de ABD'de çok fazla seçim olduğunu, Trump'tan başkasıyla çalışmak istemediğini söyledi, bu sırada Trump onaylar şekilde başını sallıyordu.”

Jinping'in bu konuşmanın ardından ticaret anlaşması konusuna geçtiğini ve Çin'in taleplerini sıraladığını belirten Bolton, “Bu noktada Trump'ın, Jinping'in sıraladığı her şeye evet diyeceğinden korktum” ifadelerini kullanıyor: “Trump Çin'in pozisyonuna çok yaklaştı. Karşılığında, Çin'in ABD'den aldığı tarım ürünlerinin artırılmasını isteyerek bunun çiftçilikle geçinen eyaletlerde oyunun artmasına katkıda bulunacağını söyledi. Eğer bu konuda anlaşma sağlanırsa tüm ABD vergileri indirilecekti. Bu, nefes kesici bir andı.”

Trump’un dış ve iç politikada seçim odaklı çalıştığını ve bu kapsamda tavizler verdiğini gözler önüne seren Bolton, 18 Haziran 2019’da Jinping ile bir telefon görüşmesi gerçekleştiren Trump’ın şaşırtıcı bir şekilde konuyu gelecek ABD başkanlık seçimlerine çevirdiğini yazdı. “Ardından Çin'in ekonomik kapasitesini kast ederek Şi'den yeniden kazanmasını garantilemek için kendisine yardımcı olmasını istedi. Başkan, seçimin sonucunda çiftçilerin ve Çin'in satın alacağı soya fasulyesiyle buğdayın önemini dile getirdi.”

 

Bolton, bu ifadelere yer verdiği kitabında “Trump'ın ifadelerini kelime kelime yazmak isterdim ancak hükümetin yayın öncesi gözden geçirme süreci sonrası farklı bir karar alındı” diyor. Görüşmenin ardından Jinping, Trump'ın kabul ettiği yeni vergileri koymama şartı karşılığında görüşmelere yeniden başlamayı kabul etti. Trump da yanıt olarak “Sen 300 yıllık Çin liderlerinin en büyüğüsün!” dedi. Birkaç dakika sonra daha da ileri giderek “Çin tarihinin en büyük liderisin” dedi.

TRUMP KAŞIKÇI CİNAYETİNDE NEDEN SUUDİ ARABİSTAN’I SAVUNDU?

Trump’un dış ve iç politikayı yeniden seçilme üzerine dizayn ettiğini dile getiren Bolton, Trump’un bununla da yetinmediğini ailesinin çıkarlarını da ulusal çıkarların üzerinde tuttuğunu belirtiyor. Nitekim 2018 yılında Trump’un kızı Ivanka Trump’un hükümet işlerini yürütmek için kendi özel e-posta adresini kullandığının ortaya çıkması büyük bir skandala yol açmış ve Trump, dış politikada manipülatif adımlar atmıştı. Bu dönemde, Suudi Arabistan'ın muhalif gazeteci Cemal Kaşıkçı'yı İstanbul'daki Suudi Arabistan Konsolosluğu'nda öldürdüğüne dair ABD istihbarat raporlarını hiçe sayan bir açıklama yaparak Suudi Arabistan'ı savunmuştu.

Bolton'a göre bu açıklama da "dikkatleri kızının yarattığı skandaldan başka yöne çekmek için" yapılmıştı. Trump, açıklama sonrası "Bu açıklama, dikkatleri Ivanka'dan başka yere çekecektir" demişti. Trump'ın damadı ve aynı zamanda başdanışmanı olan Jared Kushner'ın dış politikadaki ağırlığı için de Bolton, "Yapmaması gerektiği halde uluslararası müzakerelere müdahil oluyor" ifadelerini kullanıyor: "Bu görüşe bazı ülke liderleri de katılıyor. Örneğin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu. Netanyahu'nun, Ortadoğu Barış Planı'nda sorumluluğu Kushner'ın alması konusunda şüpheleri vardı ve (Eski ABD Dışişleri Bakanı) Kissinger'ın başarısız olduğu bir alanda Kushner'ın nasıl başarılı olabileceğini düşündüğünü merak ediyordu."