Bireysel silahlanma: Şiddet neden artıyor?

Son dönemde Türkiye'de ve dünyada giderek artan sivil silahlanma, şiddet olaylarının artmasına neden oluyor ve gelecek için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Peki toplumlar şiddete meyilli olduğu için mi silahlanıyor yoksa silahlandığı için mi şiddete eğilim artıyor?

Bireysel silahlanma ve şiddet olayları, Türkiye ve dünyada giderek artıyor. Özellikle bireysel silahlanma oranının en yüksek olduğu ülke olan Amerika Birleşik Devletleri (ABD)’de silah satışları, mayıs ayında yaklaşık yüzde 80 artış gösterdi. ‘Küçük Silahlar Analizleri ve Öngörüleri’ isimli araştırma şirketinin verilerine göre, George Floyd'un polis şiddeti sonrasını hayatını kaybetmesiyle başlayan olaylar da satışların artmasında etkili oldu.

Federal Soruşturma Bürosu FBI'nın verilerine dayandırılan araştırma, tabanca satışlarının geçen yıla göre yaklaşık yüzde 94, uzun namlulu silah satışlarının ise yüzde 66,3 arttığını gösteriyor. ABD’nin yanı sıra sivil silahlanma oranı en yüksek olan ülkeler sırasıyla şöyle: Hingistan, Çin, Pakistan, Rusya, Brezilya, Meksikai Almanya, Yemen ve Türkiye.

Yapılan araştırmalara göre dünyada sivillerin yasal veya yasal olmayan yollardan elinde bulundurduğu ateşli silah klasmanında Türkiye'nin 10’uncu sırada olduğu ortaya çıktı. Türkiye’deki bireysel silahlanma sorununa çözüm üretmek için faaliyet gösteren Umut Vakfı’na göre bu sorun her geçen gün artıyor.

Umut Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Ayhan Akcan, Türkiye’de 20 milyonun üzerinde silah bulunduğunu, bu silahların yüzde 90’ının ise ruhsatsız olduğunu söylüyor.

ŞİDDET NEDEN ARTTI?

Sivil toplum kuruluşları ve muhalefet partileri siyasal üslubun şiddeti beslediğine, ateşli silahlar konusunda yapılan düzenlemelerin bireysel silahlanmayı artırdığına işaret ediyor. Bireysel silahlanmanın yaygın olduğu ülkelerde, silahların kullanılması ve suç işleme oranlarındaki artış birbiri ile doğru orantılı ilerliyor. Hatta uzmanlar, toplumların saldırgan olduğu için silah almadığını aksine silahlandıkları ölçüde saldırganlaştığı görüşünde.

Muhalefete göre bu kapsamda ‘Ceza sisteminin adil işlemeyişi ve yetersiz olması’ da suça eğilimi artırıyor.

Psikiyatri uzmanlarına göre ise, en temel sebep narsisizm. Narsisizmde kişinin hareketlerine yorum yapıldığında narsisizmi yüksek olan kişi karşı tarafı düşman olarak görüyor ve eleştiriye kapalı olması nedeniyle şiddete başvuruyor.

Ayrıca şiddete maruz kalanların ve şiddete tanık olanların başkalarına şiddet uyguladığının bilimsel bir gerçek olduğunu vurgulayan uzmanlara göre, özellikle çocukluk çağında sözel şiddete, aşağılanmaya ve fiziksel şiddete maruz kalanlar erişkinlikte şiddete daha eğilimli olabiliyor.

MEDYADAKİ ŞİDDET GÖRÜNTÜLERİ ÖRNEK TEŞKİL EDİYOR MU?

Medyadaki şiddet haberlerinin bireylerin psikolojisi üzerinde etkisi olduğunu belirten uzmanlara göre, bu tür haberlerin magazin tarzında yayınlanması, romantik bir biçimde verilmesi veya ‘aşk cinayeti’, ‘kıskanç koca cinayeti’, ‘namus cinayeti’ şeklinde gerekçelendirilmesi şiddetin normalize edilmesine neden olarak yaygınlaşmasına katkı sunabiliyor. Özellikle film veya dizilerdeki saldırgan karakterlerin örnek alınması ve benimsenmesi de şiddetin artmasında büyük etken.

Gelişen teknolojiyle birlikte, son zamanlarda yapılan bilimsel araştırmalar şiddet içeren oyunların, özellikle online oynanan şiddet oyunlarının gençlerde agresif davranışlara yol açtığını gösteriyor.