Biden’ın Amerikan ekonomisini kurtarma planında neler var?

Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) 3 Kasım 2020’de gerçekleştirilen başkanlık seçiminde Donald Trump’ın tüm itirazlarına rağmen Demokrat Parti adayı Joe Biden galip gelmişti. ABD’nin 46. başkanı olan Biden’ın iç politikadan hukuka kadar uygulayacağı her bir politika önem arz etmekte ve bu nedenle tüm dünya tarafından yakın markaj altında gözlemlenmektedir.

ABD’nin koronavirüs (Covid-19) salgınıyla baş etmekte zorluklar yaşaması, toplam vaka ve vefat sayılarında dünyada en üst sırada yer alması seçimi doğrudan etkileyerek Trump’ın kaybetmesine sebep olmuştur. Trump’ın ilk üç yıllık başkanlık döneminde her ne kadar ekonomik büyüme tatmin edici seviyelerde gerçekleşmiş, işsizlik rakamları yüzde 4’ün altına sarkıp tarihinin en düşük seviyelerine inmiş ve borsalarda rekorlar ardı ardına kırılmış olsa da dışsal ve beklenmedik bir faktör olan koronavirüsün bir anda ortaya çıkışı Amerikan ekonomisini tepe taklak etmiştir.

ABD, 1929 Büyük Buhranı’ndan bu yana yaşadığı en büyük krize doğru sürüklenmiştir. Salgının ortasında yaşanan resesyon seçmenlerin oy kullanma tutumlarını etkiledi. Anketlere göre seçmenlerin oy vermede önemli gördüğü faktörler arasında ilk sıralarda ekonomi, sağlık hizmetleri ve koronavirüsün seyri yer almakta.

BIDEN AMERİKAN EKONOMİSİNİ DÜZLÜĞE NASIL ÇIKARACAK?

Demokratlar döneminde ekonominin daha iyi yönetildiğine dair değerlendirmeler olmasına rağmen Trump’ın iş insanı olması gerekçesiyle ekonomiyi daha iyi yönetebileceği önceki anketlere yansımıştı. Ancak koronavirüsün halk sağlığı ve ekonomi üzerindeki etkilerinin derinleşmesi Biden’ın seçimi kazanması için bir fırsat yaratmış oldu. Böylesine sıkıntılı bir dönemde Mavi Dalga eşliğinde başkanlık görevini yürütecek olması beklenen Biden’ın Amerikan ekonomisini nasıl düzlüğe çıkaracağı ve küresel ekonomiyi nasıl yönlendireceği en çok merak edilen konu.

Biden’ın “Daha İyisini İnşa Et” mottosuyla siyasi olarak pazarladığı kurtarma planı, koronavirüsün etkisiyle ağır tahribata uğradı. Amerikan ekonomisinin yaralarını sarmayı, son yıllarda derinleşen ırkçılık ve eşitsizlikle mücadeleyi ve kapıdaki iklim değişikliği sorununu odak noktasına almış durumda. Seçim kampanyası boyunca Trump’ın tek derdinin ekonomiyi açık tutmak olduğunu belirten Biden, kendisinin önceliğinin ise toplum sağlığı olduğu ve bu gerçekleşene kadar ekonomiyi teşvik paketleriyle destekleyeceğini söylüyor.

YENİ YARDIM PAKETİ

Mart’ta devreye giren 2 trilyon dolarlık yardım ve kurtarma paketi Amerikan tarihinin en büyük devlet desteği olmasına rağmen yetersiz kalmış ve bu nedenden ötürü ikinci bir paket söz konusu olmuştur. Tüm dünyanın da yakından takip ettiği görüşmeler zaman zaman tıkanma noktasına gelmiş ve paketin hayata geçmesi seçim ertesine kalmıştır. Çeşitli müzakereler ve Trump’ın şerhlerine rağmen 900 milyar dolarlık ikinci bir yardım paketinin onayı 2020’nin sonuna yetişmiştir. Ancak Biden koronavirüsle mücadelede karanlık günlerin geride kalmadığını belirterek gelecek sene için de Kongreye trilyonlarca dolarlık yardım paketi önereceğinin sözünü vermiştir.

Biden 1,9 trilyon doları bulan “Amerikan Ekonomisini Kurtarma Planı”nı geçtiğimiz hafta duyurdu. Buna göre Biden doğrudan yardım çeklerinin 1.400 dolara ve ek işsizlik sigortasının ise mevcut 300 dolardan 400 dolara çıkarılacağını açıkladı. Plan ayrıca ulusal çapta aşılanmayı, koronavirüs test kapasitesini arttırmaya yönelik 50 milyarlık dolarlık yatırımı ve okulların güvenli bir şekilde açılması için 130 milyar dolarlık fon aktarımını da içermektedir.

Bunun yanında eyaletlere ve yerel yönetimlere sağladıkları istihdamı koruyabilmeleri ve koronavirüs ile daha etkili mücadele edebilmeleri için 350 milyar dolarlık yardım ve küçük işletmelere de hibe desteği verileceği açıklandı. İşsizlik ödeneklerinin arttırılması ve verilecek doğrudan çekler için Senatoda basit çoğunluğun sağlanması yeterli olacak iken eyaletleri ve sağlık sistemini fonlama gibi planda yer alan diğer maddeler için Biden’ın yüzde 60 çoğunluğu yakalaması şartı bulunmaktadır.

Buna ek olarak artık para politikasında sınıra gelindiğini ve ABD’nin olağanüstü bir teşvik paketine ihtiyaç duyduğunu belirten FED (ABD Merkez Bankası) eski başkanı Janet Yellen’ın Hazine Bakanı olması teşvike dayalı toparlanma ihtimallerini güçlendirmiştir.

Değeri 2 trilyon doları bulması planlanan sürdürülebilir altyapı yatırım paketinin temelinde orta sınıf için istihdam oluşturmak yer alıyor. Gerçekleşmesi halinde yenilenebilir enerji sektöründe başlayacak dönüşümün 10 milyon, desteklenecek olan teknoloji ve imalat sektörünün ise 5 milyon Amerikalıya istihdam sağlayacağı öngörülmekte.

HAZİNEYE 3,3 TRİLYON DOLARLIK EK GELİR

Tax Foundation tarafından yapılan araştırmanın sonuçlarına göre Biden’ın vergi artışları 2021 için ABD’ye ek 143 milyar dolarlık bir fon sağlayabilir. Vergilerin 2030’a kadar aynı oranda devam etmesi halinde ise hazineye aktarılacak 3,3 trilyon dolarlık ek gelirden bahsedilmektedir. Oluşturulan bu fonun ABD’nin ekonomik ve sosyal istikrarının sağlanmasında önemli olan orta sınıfın eğitim, sağlık ve diğer sosyal programlarında kullanılması planlanmaktadır. Diğer yandan ABD’de her ne kadar eyaletler kendi saatlik asgari ücretlerine karar verse de federal saatlik asgari ücretler 2009’dan bu yana ülkede artmamaktadır. Biden ise saati 7,25 dolar olan federal asgari ücreti 15 dolara çıkarmayı planlamakta ve son açıkladığı kurtarma planında buna da yer vermektedir.

Sendikalaşmanın öneminin altını çizen Biden işçilere işverenleriyle daha fazla pazarlık hakkı verileceğini de vurgulamaktadır. Yaklaşık 17 milyon kişinin asgari ücretle çalıştığı ABD’de bu gelişme gelir dağılımı eşitsizliğini dengelemede yarar sağlayabilir. Seçim kampanyasında ABD’de beyaz ve beyaz olmayan okul bölgeleri arasında yıllık 23 milyar dolarlık fon açığı bulunduğunu belirten Biden siyahi vatandaşların eğitimini desteklemek için tarihsel olarak siyahi kökenli olan kolejlere ve üniversitelere yatırım yapmayı planlamaktadır.

Çoğunluğunu Latin ve Afrikalı öğrencilerin oluşturduğu değeri 1,7 trilyon doların üzerinde öğrenci kredilerinin ne kadarının affedilebilecek olması Demokratlarla yapılacak müzakereler sonucu belirlenebilecektir. Biden azınlık girişimcilere 30 milyar dolarlık fon sağlama, azınlıkları konut sahibi edindirmede uygulanan ayrımcılıklara son verme, sağlık, hukuk ve finansal hizmetler gibi alt başlıkların olduğu planıyla hem ırkçılığı hem de ırkçılığın gelir dağılımı üzerinde oluşturduğu etkiyi azaltacak uygulamalara gitmeyi hedeflemektedir.