Beşar Esad 10 yılın sonunda yaşananlardan ders aldı mı?

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın, 26 Mayıs'ta düzenlenecek devlet başkanlığı seçimlerinde yeniden aday olduğu açıklandı. Esad’ın seçimlerden yeniden galip çıkması bekleniyor. Başkanlık döneminde Suriye’yi iç savaşa sürükleyen Esad, 10 yıl önce kendisine karşı başlatılan isyandan ders aldı mı? 10 yıllık yıkımın ardından şiddet düzeyi düşmüş olsa da Esad’ın iktidar yöntemini değiştirdiği söylenebilir mi?

Fethiye Mutaf Narin / INTELL4

fethiyemutaf@intell4.com

Geçtiğimiz günlerde, 2021’de Suriye'de yapılacak seçimlerinin 26 Mayıs'ta düzenleneceği açıklanmıştı. Ülkesini savaşa sürükleyen ve milyonlarca Suriye vatandaşını farklı ülkelere göç etmeye mecbur bırakan Beşar Esad, başkanlık seçimlerinde yeniden aday oldu.

Rusya lideri Vladimir Putin'in Ortadoğu Özel Temsilcisi Mihail Bogdanov, daha önce yaptığı bir açıklamasında Suriye'de seçimlerin düzenlenmesi halinde Beşar Esad'ın yeniden seçileceğine inandığını kaydetmişti. 10 yıldır yaşanan çatışmalar nedeniyle büyük kayıplar veren Suriye’de, Beşar Esad’ın yeniden seçimlerden zaferle çıkması bekleniyor.

Peki, Esad 10 yılı aşkın süredir yaşananlardan ders almış olabilir mi? Esad rejimi, 2011’de Kuzey Afrika’dan Suriye’ye sıçrayan ayaklanmalara neden hazırlıksız yakalandı?

GERÇEKLİKTEN KOPUŞ

Carnegie Uluslararası Barış Vakfı’nın Ortadoğu meselelerini ele aldığı bir makalede, Esad’ın 10 yıl önce ülkesinde kendisine karşı başlayan ayaklanmalara neden hazırlıksız yakalandığı şu şekilde açıklandı: Aşırı kontrol, korku rejimi ve gerçeklikten kopuş.

Beşar Esad,  2011 yılının ilk günlerinde Wall Street Journal’a verdiği bir demeçte, ’Suriye’nin ne kadar istikrarlı olduğundan’ bahsetmişti. Her fırsatta Tunus ve Mısır’da yaşananlara atıfta bulunan Esad, ülkesinin ‘bunun dışında’ olduğunu belirtiyordu. Ancak Esad’ın çok geçmeden kendisine yönelik bir isyanla karşı karşıya kalması, onun gerçeklikten ne kadar kopmuş olduğu gösterdi. 

AŞIRI KONTROL VE KORKU REJİMİ

Suriye’yi yaklaşık 50 yıldır Esad ailesi yönetmekte. Rejim, toplum üzerinde sıkı ve ayrıntılı bir kontrol mekanizması oluşturmuş ve siyasetin neredeyse tüm görünür yönlerini katı otoritesi altına almış durumda. Buradaki asıl mesele ise Esadların, bu yöntem ile halkı nasıl bir çıkmaza sürüklediklerini görememiş olmaları.

Suriyeliler siyasi baskılara tepki olarak gerçek tercihlerini gizlemişti. Esad da şüphesiz ki ondan öncekiler gibi, Şam manzaralı sarayından farklı bir resim görüyordu. Suriye halkının sessizliği iktidara göre, 'sadakat' anlamına geliyordu. Ancak 2011’deki ayaklanma,  Esad yönetiminin gerçeği ne kadar yanlış okuduğunu gösterdi.

Suriye'de 10 yıldır süren iç savaş esnasında, 2014'te de devlet başkanlığı seçimleri yapıldı. Bu oylamayı, oyların yüzde 88'ini aldığı açıklanan Esad kazandı.

Beşar Esad’in eski bir danışmanı, cumhurbaşkanının ‘kozada yaşadığını’ söylemişti. Aslında Beşar Esad, kendi devlet organlarının, özellikle de başıboş güvenlik teşkilatlarının iç işleyişinden muhtemelen hiçbir zaman tam olarak haberdar olmadı. Bir aile yadigârı haline gelmek Suriye’yi, içinde kişisel derebeyliklerin çoğaldığı ve kamu kurumlarının boşaltıldığı bölümlenmiş bir diktatörlüğe dönüştürmüştü. Suriye ayaklanması diktatörü şaşırttı ve kendine gelmesini sağladı.

ESAD’I KİMLER DESTEKLİYOR?

Rusya 2015’ten bu yana Beşar Esad'ın yanında iç savaşa müdahil şekilde desteğini sürdürüyor. Mısır ve İran ise Rusya’nın Suriye’deki operasyonlarını destekliyor. Çin, Irak, Kuzey Kore ve Belarus’ta Esad destekçleyenler arasında. Esad’ın ülke içinde de hâlâ çok sayıda destekçisi var. Ancak Esad’ı destekleyenler de eleştirenler de, Suriye’yi bir ‘korku cumhuriyeti’ olarak tanımlıyor.

Beşar Esad’ın destekçileri sayesinde yeniden başkanlık koltuğuna oturacağı düşünülüyor. Ancak rejimin, ayaklanmanın bitmesinin ardından hatalarını yinelemesi halinde son 10 yıllık karanlık olayların yeniden yaşanması muhtemel senaryo olacaktır. 

Suriye ile en uzun karar sınırına sahip olan Türkiye’nin en başından beri savunduğu ‘Esadsız Suriye’ ise artık bir zorunluluk haline gelmiş durumda. Zira üniter bir Suriye’nin olabilmesi için nüfusunu bilerek katleden ve milyonlarcasını mülteci konumuna düşüren rejimin gitmesi gerekiyor.

Suriye'nin 2012 yılında kabul edilen anayasasına göre devlet başkanı ancak iki kez yedi yıl süreyle seçilebiliyor. Ancak bu kural 2021 yılından itibaren yürürlüğe girecek.

Fethiye Mutaf Narin / INTELL4

fethiyemutaf@intell4.com